içinde

Genel 3

Senelerdir izleyemediğimiz 10 numara performansını net olarak izledik Orkun sayesinde. Sola gitti, sağa gitti, her kanatta sıkışan oyuncuya yaklaşarak al ver yapıp onu rahatlattı. Bek yada kanat oyuncusu fark etmeksizin. Bu benim için maçtaki en sevindirici olaydı galibiyetle beraber.

Oyuna gelirsek, hala serkeş bir oyun yapısı var. Düzgün bir hücum planının olmayışı, düzgün bir savunma planı olmamasına da neden oluyor. Çünkü öne çıkan yada önde olan oyuncu hücum planı ve pozisyon durumuna göre yer alma durumu olmadığı için kaptırılan her topta neredeyse karşı atağa dönüştü toplar. Bu da hem çok pozisyon vermemize hem de kalemize daha çok şut gelmesine neden oluyor. Son iki maç bu durum daha da belirgin hale gelmiş durumda.

Bir diğer konuda her ne kadar 10 numara oyununu Orkun’da görsek de maalesef kanat ve forvetimizde yaratıcı zeka olmadığı için Orkun’un oyunu sınırlı kaldı. Orkun her ne kadar kanatları rahatlatsa da kanatların gole dönük olmayışı bizi ciddi olarak zorluyor. Cerny’nin kafasında kale var ancak öncelikle önünün çok açık olması için çok çok zorluyor ve çok çalıma gidiyor. Bu da zaten bize karşı kapalı savunma ile oynayan takımlarda pek mümkün olmuyor. Ayrıca sol tarafta Devrim’de yine aynı şekilde önce çalım ve önünü boşaltmakla uğraşıp sonra kaleyi düşündüğü için kanatların verimliliği çok düşüyor. Halbuki Orkun’un direkten dönen topundaki gibi açıyı bulduklarında deneseler daha efektif olabilirlerdi.

Demir Ege’nin bu hali ile bile Ndidi’den daha iyi oynadığını söylemek çok mümkün. Ndidi her topu kaptığında yada ayağına her top geldiğinde ileriye doğru dikmeye çalışırken Demir Ege her topu kaptığında yada top ayağına geldiğinde önce pas atmaya bakıyor, yapamazsa da çok akıllıca bir şekilde çapraz kanada oynamayı tercih etti. Bence Ndidi’nin önünde bu performansıyla ve 11’i fazlasıyla hak ediyor. Kartal’da iyiydi ancak ben daha iyi bir 8 numaraya ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. Kartal kulübe de derinlik yaratmak için kalması gerektiğini de düşünüyorum.

Abraham’a artık bir şey diyemiyorum. Aklını bırakmış gibi oynuyor. Rıdvan’ın ortasında kafa vuramayışını açıklar hiçbir durum yok. Eliyle gösterdiği yere Rıdvan çok güzel bir orta kesti, ancak Abraham eliyle işaret ettiği yere koşmak yerine ön direğe koşu attığı için topa vuramadı. Harici olarak ne araya kaçıyor, ne top indirebiliyor, ne top saklayabiliyor, ne de top sürebiliyor… Sezon başında yaptığı tüm işleri artık yapamıyor, ciddi bir düşüş söz konusu ve bunu form durumuyla açıklamak mümkün değil.

Defans hattında Taylan Gökhan’dan daha yerinde ve daha iyi çıkışlar yaptı ancak değerlendirilemedi. Az önce bahsettiğim gibi hücumda bir planlama olmadığı ve doğaçlama oynandığı için Cerny önünü boşaltıp vurma çabasına gidince Taylan’ın çıkışlarından sadece iki kez faydalanabildik. Hoş, daha fazla buluşsa Abraham gole çevirecek pozisyon alabilir miydi, orası da meçhul. Biraz savunma konusunda sorunu vardı ancak oynadıkça düzeleceğine inanıyorum. Tabi şans bulabilirse.

Ayrıca Paulista’nın bu kadar geriye çekilerek oynaması bize ciddi sorun yaratıyor. Geldiği günden beri bunu söylüyorum sanırım. Djalo ne kadar önde kalıp öne doğru oynamak istiyorsa Paulista tam tersi. Djalo’nun maç içerisinde 3 kere topu kaptığı gibi topla öne çıktığını ve hücuma katıldığını gördük, Paulista’nın ise geldiği günden beri böyle bir şey yaptığını göremedik. Bence Paulista yerine Djalo oynamalı ve tandem Emirhan – Djalo şeklinde olmalı.

Transfer konusuna da değineyim ve bitireyim.

Oğuz Aydın’ın Fenerbahçe’de mutsuz olduğu ve eğer milli takım dünya kupasına katılırsa diye de düzenli oynayabileceği takım aradığı, bu yüzden de Beşiktaş’a gitmek istediğine ilişkin bilgi var. Fenerbahçe’nin de devre arası sol kanada yapacağı bir takviye ile Oğuz Aydın’dan çıkmak isteyeceğine dair bilgi var. Neden fenerin eskilerini yada kadrosunda tutmayı düşünmediği oyuncuları toplamaya devam ediyoruz anlamadım. Ha bu arada iyi bir Oğuz’u en iyi halindeki Cengiz’e tercih ederim orası ayrı ancak Oğuz konusunda ayrı bir durum var.

Durum şu; birkaç yabancı oyuncunun (Transfer listesinde olduğu iddia edilen Hadjam, Cordoba ve Ngonge) Türkiye’deki temsilcilerinin DWMA menajerlik şirketi yani aynı zamanda Oğuz Aydın’ın da temsilciliği olan bir menajerlik şirketi. Bu şirketin de Cenk Melih Yazıcı ile ortaklığı var. Sergen Yalçın’ın da Cenk Melih Yazıcı ile yakın arkadaşlığı var. Transferde ismi geçenlerin hepsinin ya direkt temsilcilikleri yada Türkiye’deki temsilciliğinin DWMA denilen menajerlik şirketi olması tesadüf mü bilemedim. Umarım tesadüftür ama görüntü hiç öyle değil. Osimhen’i bilmeyen, Ghezzal’ı tanımayan bir teknik direktörün Cordoba, Ngonge ve Hadjam’ı seyretmiş olabileceğini hiç sanmıyorum. Buna bir açıklama yapması gerek diye düşünüyorum.

Sergen Yalçın dün enteresan bir çıkış yaptı ve dedi ki; “Eğer Serkan’la benim belirleyeceğim oyuncular gelirse sorumluluk bize ait, hesabı biz veririz.”

Nasıl bir hesap hocam bu? Transferler tutmazsa transfer ücretleri ve maaşlarını cebinizden mi karşılayacaksınız, yoksa sadece çözemiyoruz diyerek kuru bir istifa ile mi hesabı kapatacaksınız? Zira sadece bir kuru istifa ile hesap kapatılacaksa ilk dönemin sonundaki gibi oyuncu yığıntısından kaynaklı yağlı kazıklar yine Beşiktaş’a mı girecek? Buna da bir açıklama yapılması lazım.

Hükmü galip olan belirler diye düşünüyor hoca da, buradaki arkadaşlar da. Durum hiç öyle değil ama neyse… Mart’ta da buradayız Allah nasip ederse. O zaman konuşuruz tekrar.

Bir yanıt yazın

GIPHY Uygulama Anahtarı Ayarlanmadı. Lütfen Kontrol Edin