içinde

Neler Oluyor?

Pandemi, hayatın her alanında gelişmelere hızlıca adapte olmamıza, basamakları hızla atlayarak sosyolojik olarak ani bir şekilde farklılaşmamıza sebebiyet verdi.

Futbolda da, derinlerde herkesin zaten bildiği ama kimsenin yüksek sesle dile getirmediği bir gerçeğin hızlı bir şekilde su yüzüne çıkmasına sebep oldu:

Her ne kadar gelirleri düşürse de, “Stadyumda taraftarsız futbol” olmazsa olmaz değil, sürdürülebilir bir olasılık..

Bir diğer deyişle, “Futbol” artık sahaya gelen taraftar kitlesinden ziyade aslında şu iki unsura daha çok dayanmakta:

1. Sponsorlar (ve istekleri)

2. Maç öncesi, günü ve sonrası içerik gelirleri (oynanan futbolun kendisinden çok sözüm ona “maça dair” neredeyse bulanık, sahada oynanan oyunda gerçekte neler olduğunu bile anlayamadığımız o temaşa, sosyal medya içeriği, videolar, e-posta bültenleri gibi maçın gerçeğinin etrafına örülmüş, maça dahil olmamıza izin vermeyen o saldırgan bilgi akışı deliliği.

Televizyonda veya stadyumda izlenen bir maçın taraftar geliri artık kulüpler için öncelikli değil.

Yani artık “Dev” diye tabir ettiğimiz kulüplerin tahayyülündeki “taraftar”, kulübe üye olan, stadının olduğu yerlerde yaşayan, yıllardır onu takip eden insanlar değil, oluşturulan içeriği tüketecek her kimse ve neredeyse o. 

Bu, artık sanayileşmiş futbolla nispeten bildiğimiz 20. yüzyıl futbolunu seven insanlarla arasındaki bağı keskin biçimde koparıyor. 

Sıklıkla gördüğümüz “uzay futbolu” veya futbolcular için “insan değil” tabirini kullanmayı sevenler bir yana, Baggio, Gascoigne sevenler diğer yana…

“Avrupa Süper Ligi” konusu da direkt bununla alakalı bir konu..

Bu arkadaşların — sözüm ona “Dev Kulüpler”in— pandemi sürecinin etkileriyle birlikte akıl almaz bütçelerinin artık karşılanamaz hale geldiği daha da gün yüzüne çıkmış durumda. 

Kendi hırsları sebebiyle transfer giderleri ve kadrolarındaki futbolcuların kağıt üzerindeki bonservis bedelleri öylesine arttı ki, kendi aralarında bile artık transfer yapamayacak duruma geldiler. Alıcı bulamaz oldular..

Takımlar “Büyük transfer” ihtiyaçları olsa da seneye yer alıp almayacakları garanti olamayan yada ne kadar ilerleyeceklerini bilmedikleri çaba gerektiren şampiyonlar ligi gelirine karşılık bu rakamları diğer kulüplere vermek istemiyorlar.

Dolayısıyla yerleri hazır olan, sonuç ne olursa olsun, gelirleri de hazır olan bir formata ihtiyaç var. Kendi aralarında “flaş” transferler yapıp, her durumda kazanan olacaklar. Kaybedenin olmadığı, kazananın da kazanırken aslında kimseyi yenmediği bir spor tasarısı. Mücadelesiz, risksiz. Buna ne kadar spor denilebilirse artık.

Bu doğrultuda UEFA’ya en son ültimatomunda 6 milyar avro giriş parası olmak üzere, bu 12 “asil” kulübe yıllık garanti 80-310 milyon avro arası paranın ödeneceği formatta ısrar ettiler. UEFA bunu reddedince, kendi formatlarını UEFA’nın yenilenmiş Şampiyonlar Ligi formatından önce apar topar açıklama gereği duydular..

Şu an için lige girmeyi reddeden PSG ve Bayern Münih’in de bu kararı etik nedenlerle aldığını sanmayın.. Onlar, Katar (dolayısıyla UEFA ve Bein) sermayesiyle yakınlıkları nedeniyle bu kararı almak zorunda kaldılar. Yoksa çoktan kabul ederlerdi.

Artık resmi olarak içerik müşterisi oluyoruz kısacası.. Zaten bir süredir öyleydik de, artık resmiyet kazanmış oldu.

Bu Lig kurulsa da kurulmasa da artık hiç birşey eskisi gibi olmayacak..

Yanlış anlaşılmasın, ben bu durumun bize beklenmedik şekilde özellikle de manevi olarak faydalı olacağını düşünüyorum. 

Belki maddi olarak kötü duruma düşeceğiz, ama olsun

Zaten Futbolu sevenler, nicedir sadece reklam geliriydi, sürekli futbolun gösteri olduğunu anlatıp duruyorlardı. Bir yandan da içinde oyun olmayan, katakulli birtakım al gülüm ver gülümlerin döndüğü bir sahne kurdular. Artık alenen yeriniz yok, ya da sadece belirlenmiş bir yeriniz var, o da stadyumda veya kulübünüzle ilişkili bir yerde değil – sanal. Sadece Gelir kalemisiniz diyorlar..

Belki bunu reddedersek, Yerel ligler daha rekabetçi olabilir, belki artık maçın kendisine ulaşma şansımız olabilir.

İzlediğiniz futbolcuyla selamlaşabileceksiniz, izlemeyi tercih ettiğiniz “ligin” bir hikâyesi olacak, başarısızlığı yaşayacaksınız, başarısızlığın ve denemenin sporun cevheri olduğunu hatırlayacaksınız. Kaybetmiş görünüyorsunuz, bugün yaşamımızda insanın kendisine dair güzel ne varsa, bir zamanlar kaybede kaybede deneyenlerin başarısı, bunu hatırlayacaksınız. 
(Ref: www.t24.com.tr)

Bir yanıt yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

One Comment