Turkiyede sampiyonluk stresini yonetebilen mucadele kizissada eli ayagi titremeyen tek bir teknik direktor taniyorum o da mustafa denizli….
digerlerinin hicbiri buna 8 kere sampiyon yapilmis terim dahil hic biri sampiyonluk stresini yonetmesini bilmiyorlar…
mustafa denizlinin kimin yaninda yetistigini bu stres yonetimi egitimi aldigini herkes bilir ….
derwall diye bati alman takimiyla bir avrupa sampiyonlugu kazanip birde dunya finali gormus bir alman efsanesi butun birikimi ile ulkemize geldi ve yanin cirak olarak denizliyi buldu ve sanki sakli bir hazinen yerini bilip son nefesi verirken yanin buldugu ilk kisiye hazinenin yerini soyleyen bir piri fani gibi aktarabildigi kadar birikimini bu arkadasa aktardi…
kazandiklari sampiyonluk saibeliydi orasi ayri ama gecmiste alman takimiyla kazandigi tecrubelerden anlasilan o ki bizimki baya bir seyler kapti…
tam olarak bir ustanin ciragina tecrubelerini aktarmasi gibi….
terime gelirsek onun nasil yetistigini hepimiz biliyoruz ….onun derwall gibi bir ustasi olmadi ama “vahap beyaz ahmet cakar……” gibi baya bir koltuk cikani oldu ….
bence bu kadar sampiyonluk kazanmis olmasina ragmen hala denizli kadar sampiyonluk stresini yonetebildigini dusunmuyorum…..
zaten ne zaman isler biraz sarpa sarsa beyninin kontak kapatip agzinin ne dedigini kimsenin anlamamsindan yasadigi panik ataklar hep onun bu durumunu ele verdi…
camiasida bunun hep farkindaydi zaten tarftarlar “imparator fatih terim ” diye bagirarak onun bu eksikligini her donem kapatmaya calistilar….
senol gunesi hic ele almak istemiyorum …bakmayin iki kere sampiyon oldugumuza sametin temel atip bilicin mental olarak sekillendirdigi bir iskeleti iyi takviyelerle devraldi ve 2 sene icerisinde butun mirasi tuketip hic bir genc yetenek kazandirmadan dumenini baska bir guvenlii imana kirdi…..
isin gercegi karsisindada en buyuk rakip olarak sadece hakemleri buldu renklilerin takimlarinda hayat olmadigi icinde hakemlerinde elinden birsey gelmedi zaten….
3. sezonunda sampiyonluk stresini sonuna kadar hissedince neye donustugune hepimiz sahit olduk zaten….
simdi ben donup senol gunesi dusundugumde o meshur”fart in the wind “lafindan fazlasi gelmiyor aklima…
gelelim bizim sergenimize ….gercekten takdir edilesi bir ozguveni var ama elindeki is sahsina ait olmaya bir cok kesime karsi sorumluluklari olan bir is ve en onemlisi daha once teknik direktor olarak hic yasamadigi sampiyonluga bu kadar yaklasmis durumda …
iste tam teknik bilginin ,analiz yeteneginin ,oyun okuyabilmenin ve karizmanin islemedigi mental olgunlukla ancak asabilecegi bir esikte….yani en cok ihtiyaci olan sey ustasinin boyle zamanlarda olayi nasil idare ettigini hatirlamak ama ne yazikki onun hic bir zaman ustasi olmadi ….
her halde cogumuz takimin son zamanlardaki durumunu kadronun darligina bagliyor ve bende dahil pek cogumuz devre arasi transfer doneminde cok buyuk bir firsati degerlendiremedigimizi dusunuyoruz….
ama gorunen o ki halihazirdaki durumu doguran en buyuk eksiklik sergenin sampiyonluk stresi yasadigi ve kendisini ya ferguson yada mesut bakkal olacagi bir esikte bulup elinin titremesine mani olamamasi….
takimin lideri o ilk once kendisini motive edecek sonrasini zaten takim Allahin izniyle halleder….
biz bu senenin sonunda sampiyonluktan ote ya bir ferguson bir guardiola yada klopp kazanacagiz yada nur topu gibi bir riza calimbayimiz bir ertugrul saglamimiz daha olacak…
Hairka bir yazı olmuş.Her BEŞİKTAŞLI kardeşimin,büyüğümün okuması gereken bir yazı.Net olarak tam da budur.Ayrıca Terim hiç şaşırmadım Gsyi yine pompaladı Ceferin Gs ismini söylediya yanlı konuşamayan basın direk Avrupa ligini sordu.Bu kadar iğrenç bir futbol ikliminde şampiyon olmak için yırtınıyoruz.Pislikler,sahte yüzler yumağı…..
tesekkurler renktas