Dernekler Kanunu uyarınca kulübün satılamayacağı ve devredilemeyeceği iddia ediliyor. Gelin bunu biraz hukuki yoluyla irdeleyerek bakalım. Bu yazıda Türk Medeni Kanunu ve Dernekler Kanunu üzerinden gideceğiz. Oldukça uzun bir yazıdır. Sıkıcıdır. Baştan uyarıdır.
İkinci bir uyarıda Beşiktaş ile ilgili 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonu Kanunu geçerli değildir. Her ne kadar Beşiktaş kulübü 11/05/2024 tarihinde tüzüğünü değiştirmiş olsa da, Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği olarak 1903 yılında kurularak tescil edildiğinden dernek statüsünde yer alan bir spor külübü şeklinde kayıtlarda geçmektedir. Ayrıca profesyonel futbol şubesi ise 50+1 hisse zorunluluğu ile derneğe bağlı Beşiktaş Futbol A.Ş. olarak şirketleşmiştir.
Öncelikle derneğin tasfiye sürecine ilişkin birde Dernekler Kanununa bakmamız gerekir. Dernekler Kanunun 15. Maddesi ise tasfiyeye ilişkindir.
“Tasfiye Madde 15- Genel kurul kararı ile feshedilen veya kendiliğinden sona erdiği tespit edilen derneğin para, mal ve haklarının tasfiyesi, tüzüğünde gösterilen esaslara göre yapılır. Tüzükte tasfiyenin ne şekilde yapılacağının genel kurul kararına bırakıldığı hallerde, genel kurul tarafından bir karar alınmamış veya genel kurul toplanamamışsa, yahut dernek mahkeme kararı ile feshedilmişse, derneğin bütün para, mal ve hakları, mahkeme kararıyla derneğin amacına en yakın ve kapatıldığı tarihte en fazla üyeye sahip derneğe devredilir.
Kendiliğinden sona erdiği tespit edilen veya feshine karar verilen derneklerin tasfiye ve devir işlemleri tamamlandıktan sonra dernekler kütüğündeki kayıtları silinir.
Feshedilmesi için hakkında soruşturma veya dava açılmış olan bir dernek, fesih ve buna bağlı olarak dernek mallarının devrine dair bir karar aldığı takdirde, soruşturma ve dava sonuçlanıncaya kadar devir işlemi yapılmaz.
Tasfiye işlemleri sonucu derneklerin defter ve belgelerinin saklanma usulü, süresi ve tasfiyeye ilişkin gerekli belgeler yönetmelikte düzenlenir.”
Yine Dernekler Kanunu 27. Maddesinde; “Kamu yararına çalışan dernekler en az iki yılda bir denetlenir. Yapılan denetimler sonucunda düzenlenen raporlar üzerine, kamu yararına çalışan derneklerin organlarında görev alan üyeler veya ilgili personel, hapis cezası verilmesini gerektiren suçların işlendiğinin tespitedilmesi halinde, geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanınca görevden uzaklaştırılabilir. (Mülga son cümle: 8/6/2006-5519/1 md.)
(Ek fıkra: 8/6/2006-5519/1 md.) Dernek merkezinin bulunduğu ilin valisi, görevden uzaklaştırılma kararının derneğe bildirilmesiyle eş zamanlı olarak, görevden uzaklaştırılan organların yerlerine; Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre dernek merkezinin bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesinden kayyım atanmasını ister. Mahkeme bir hafta içinde, öncelikle dernek üyeleri arasından görevden uzaklaştırılanların sayısı kadar kayyım atanmasına karar verir ve bu kararda kayyımın görev ve yetkileri ile dernek tarafından kayyıma verilecek ücret de belirtilir. Kayyımın görevi dava sonucu verilen hüküm kesinleşinceye kadar devam eder. Çeşitli nedenlerle boşalan bu kayyımların yerine, aynı usûlle yeni kayyım atanır.” hükmü bulunmaktadır.
Ayrıca Dernekler Kanunu’nun 32. Maddesinde de “(Ek fıkra:27/12/2020-7262/16 md.) Bu Kanunun 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak dernek organlarında görev alanlara ve bu kişilerin görevlerini yazılı uyarıya rağmen yedi gün içerisinde sonlandırmayan dernek yöneticilerine bin beş yüz Türk lirası idari para cezası verilir. Mülki idare amirince yapılan ikinci yazılı uyarıya rağmen otuz gün içinde bu kişilerin organlardaki görevlerinin sonlandırılmaması hâlinde Türk Medenî Kanununun 89 uncu maddesine göre işlem tesis edilir.” Hükmü de amirdir.
Türk Medeni Kanunu (Bundan sonra TMK olarak anılacak) Dernekler Başlıklı İkinci Bölümünün sırasıyla 87, 88 ve 89. Maddelerinde sırası ile;
“D. Sona erme
I-Kendiliğinden
Madde 87- Dernekler, aşağıdaki hâllerde kendiliğinden sona erer:
1. Amacın gerçekleşmesi, gerçekleşmesinin olanaksız hâle gelmesi veya sürenin sona ermesi,
2. İlk genel kurul toplantısının kanunda öngörülen sürede yapılmamış ve zorunlu organların oluşturulmamış olması,
3. Borç ödemede acze düşmüş olması,
4. Tüzük gereğince yönetim kurulunun oluşturulmasının olanaksız hâle gelmesi,
5. Olağan genel kurul toplantısının iki defa üst üste yapılamaması.
Her ilgili, sulh hâkiminden, derneğin kendiliğinden sonra erdiğinin tespitini isteyebilir.
II-Genel kurul kararı ile
Madde 88- Genel kurul, her zaman derneğin feshine karar verebilir.
III-Mahkeme kararı ile
Madde 89- Derneğin amacı, kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelirse; Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkeme, derneğin feshine karar verir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dahil gerekli bütün önlemleri alır.” Hükümleri bulunmaktadır.
Tüm bu bilgilendirme amaçlı paylaştığımız kanun maddelerinde koyu yazı ile yazılmış yere odaklanalım. Şimdi sorunumuz şu; Dernek borç ödemede acze düşmesi durumunda kendiliğinden sona ereceği kanuna göre açık. Peki Beşiktaş’ın son olağan Mali Kongresi’ne göre durumu nedir? Bu durumda Anadolu Ajansının haberinin ilgili bölümünü paylaşalım;
“Beşiktaş Kulübünün borcunun 30 Kasım 2024 tarihi itibarıyla 14 milyar 807 milyon 39 bin 677 lira olduğu duyuruldu.Divan kurulu toplantısında konuşan denetim kurulu başkanı Gökhan Tiryaki, mali konularla ilgili üyeleri bilgilendirdi.
Tiryaki, siyah-beyazlı kulübün borcunun 30 Kasım 2024 tarihi itibarıyla 14 milyar 807 milyon 39 bin 677 lira olduğunu kaydetti.Beşiktaş Kulübünün bir önceki borcu ise 31 Mayıs 2024 tarihi itibarıyla 10 milyar 638 milyon 827 bin 351 lira olarak açıklanmıştı.”
Aynı haberin devamında Beşiktaş’ın yönetim kurulu tarafından dosyaların savcılığa teslim edildiği de bizzat başkan tarafından deklare edilmiş ve o kısımda şöyle; “Denetim kurulunun bize verdiği raporları ve iç denetim ekibimizin tespitlerini içeren dosyaları savcılığa teslim ettik ve hukuki süreci başlattık.
… Savcılığa aktardığımız diğer bir konu da bilgi teknolojileriyle ilgili. Geçtiğimiz yılın kasım ayı içerisinde kulübümüzün bilişim sistemine bir saldırı düzenlendiğini tespit etmiş bulunuyoruz. Yaklaşık 20 gün boyunca kulübümüzün e-posta sistemi kapalı kalmış. Özellikle denetim kurulumuzun ihtiyaç duyduğu birçok evrak kayıtlardan silinmiş. Bilgi işlem sistemimiz kullanılamaz hale getirilmiştir. İlgili tüm bilgi ve belgeleri savcılığa teslim etmiş bulunuyoruz.”
Burada artık kanun maddelerini de açıkladıktan sonra Beşiktaş’ın kayyuma ve daha sonrasında da satılmasına engel hukuki durum var mı ona bakalım.
- Beşiktaş Spor Kulübü Derneğine alacaklılar tarafından, özellikle de Bankalar Birliği gibi ucu ve sonu bilinmeyen borcun alacaklıları tarafından icra takibi başlatılıp acz vesikası talep edebilir mi? Evet, talep edebilir.
- Acz vesikası ile bu durumda TMK 87/D/1-3 maddesi yani borç ödemede acze düşmüş olması devreye girer mi? Evet, girer.
- Dernekler Kanununa göre Valilikte silinen kayıtların doğru tutulmamasından ve mali disipline uyulmayarak 6 ay içinde %40 borçlanmanın gerekçesini araştırmak ve borç ödemede acze düşmüş olmaktan kaynaklı inceleme yapabilir mi? Evet, yapabilir.
- İnceleme sonucunda borç ödemede acze düşmüş olma, mali disipline uymama ve kayıtların doğru tutulmaması nedeniyle Dernekler Kanunu 27. Maddesi uyarınca kayyum ataması talep edebilir mi? Evet, talep edebilir.
- Sulh Hukuk Mahkemesinin kayyum ataması ve inceleme sonucunda valilik tarafından gerekli uyarıları da yaptıktan sonra TMK 89. Maddesine göre soruşturma ve dava açması için konuyla ilgili Savcılığa suç duyurusunda bulunabilir mi? Evet, bulunabilir.
- Savcılık ise gerekli soruşturmayı yaparak derneğin fesih edilmesi gerektiğini düşünüp Davaname oluşturarak yetkili Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açabilir mi? Evet, açabilir.
- Asliye Hukuk Mahkemesi ise incelemesini tamamlayarak borcun ödenemeyecek duruma geldiği, mali disipline uyulmadığı ve kayıtların doğru tutulmadığını tespit ederek derneğin feshine karar verebilir mi? Evet, karar verebilir.
- Bu durumda alacaklılar tarafından borcun tahsili için Derneğe bağlı para edebilir neredeyse birkaç şeyden biri olarak kalan Futbol A.Ş.’nin hisselerinin satışı talep edebilir mi? Evet, edebilir.
- Haciz yoluyla satılan bu hisseleri alacaklılar yada talep eden herhangi başka birisi satın alabilir mi? Evet, alabilir.
- Bu aşamadan sonra alacaklılar dernekten alacağını tahsil etmiş, Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin hakları başka kişinin eline geçmiş ve TFF lisansı için hak iddiası hisseleri satın alan kişiye aktarılmış olur mu? Evet, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından şirketin tüzel kişiliğinde hak kaybı yaşanmaması için TMK 89. Maddesi uyarınca bunu tedbiren gerçekleştirebilir.
- Yani bu durumda Beşiktaş Jimnastik Kulübünün fesih edilmesi ile Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin dernekten ayrılarak ayrı bir şekilde hayatına devam etmesi mümkün mü? Evet, tabi ki de mümkün çünkü Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin ayrı bir tüzel kişiliği mevcut.
Hadi şimdi bu maddelere ilişkin birde senaryo yazalım.
- Beşiktaş borç ödemekte zorlanmaya başlar. Rus milyarder Abrahamovic Beşiktaş’ı satın almak ister ancak bunu normal yoldan yapmaya kalkarsa ciddi bir para ödemekle karşı karşıya kaldığını görür.
- Öncesinde Türkiye’de bir yatırım şirketi kurar, Beşiktaş’a yatırım karşılığı diyerek yüksek faizli 200 Milyon Euro borç verir.
- Aynı yatırım şirketi tarafından borsada işlem gören Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin hisselerini de aynı yatırım şirketi yavaş yavaş satın almaya başlar.
- Vade tarihinde de kulüp bu borcu ödeyemez. Kulübün kapısına haczi yollar, önce kulüpte mal olarak ne var ne yoksa haciz edilir, satılır, ancak borcun daha sadece 50 Milyon Avro kısmı haczedilmiştir. Kulübün ödeyemez durumda olduğuna ilişkin daha sonrasında icra dairesi tarafından aciz vesikası düzenlenerek tutanak altına alınır ve kulüp TMK 87/D/1-3 maddesi yani borç ödemede acze düşmüş olması haline getirilir.
- Yatırım şirketi borcu ödemeyip üstüne derneğin kendisini de fesih etmemesi sebebiyle hukuki yararı gerekçe göstererek valiliğe başvuruda bulunur ve valilik inceleme başlatır. Haberlere konu olan 6 ayda %40 aşırı borçlanmanın ve kulüp içerisindeki evraklarında kaybolduğuna ilişkin açıklamaların olduğu mali genel kurula ilişkin bilgilerde delil olarak verilir.
- Valilik incelemeyi tamamlayıp uyarılarını yapar, e doğal olarak ne silinen kayıtlar çıkartılabilecektir, ne de borç ödenebilecektir. Bu durumda valilik uyarı gereği yerine getirilmediği için savcılığa başvurur.
- Savcılık davanameyi hazırlayarak 2-3 gün içerisinde Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açar.
- Alacaklılar da davaya müdahil olarak katılır. Yani Kamu Hukuku ile birlikte Asli Müdahil olarak davada Abrahamovic ve şirketi de yine hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle başvuruda bulunur.
- Asliye Hukuk Mahkemesi hakimi mal varlığını korumak için kulübe kayyum heyeti ataması yapar. Kayyum heyeti ise raporunda Futbol A.Ş.’nin borçları kapatacağını, kapatamasa dahi yine de temiz bir tasfiye süreci oluşacağına ilişkin bir rapor düzenler.
- Mahkemece tasfiye süreci başlatılarak Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin hisselerinin önce değer tespiti yapılır ve satışı için açık arttırma usulü satışına geçilir. İlk açık arttırmada %75 muhammen bedelden gerçekleştirilir, alıcı çıkmaz ise ikinci açık arttırmada %50 muhammen bedel üzerinden satış gerçekleşir.
- Zaten borsada borcun verilmesinden sonra hisseleri toparlamaya başlayan yatırım şirketi biz zaten Beşiktaş’a her halükarda ortağız diye basına biraz para sızdırıp çarşaf çarşaf haber yaptırır.
- Böylece açık arttırmaya katılan olmaz ve ikinci açık arttırmada %50 muhammen bedel üzerinden birde üstüne zaten 150 Milyon Avro alacaklı olduğu için muhammen bedelden mahsuplaşma talep eder ve neredeyse bedavaya Beşiktaş Futbol A.Ş.’nin sahibi olur.
- Dernek tasfiye süreci de tamamlanır ve kulüp fesih edilerek tarihe gömülür. Beşiktaş Futbol Kulübü A.Ş. olarak (Aynı Gaziantep Futbol Kulübü gibi) TFF lisansı ile beraber devam eder. Zira marka tescili ve lisansı hali hazırda Beşiktaş Futbol A.Ş. üzerinde.
Bu konuda Serdar Ali Çelikler’de camia içerisinde böyle bir şeyin yapılmak istendiğine ilişkin tedirginlik olduğunu belirtmişti. Yalnız Serdar Ali Çelikler’in hatası bu dernekler kanunun engel olduğuna ilişkin beyanatı yanlıştı. Senaryo hiçte uzak görünmüyor. Dolayısıyla daha önce de belirttiğim üzere kulüp bile isteye borç batağına ve sarmala sürükleniyor. Kimse de artık demesin ki Beşiktaş satılmaz.
Katarlı bir kara biştlinin (fistanlının) dökeceği paraya bakılır önce, sonra da dibine kadar sıyrılır.
Abramovic’i. Yine adi gezmeye basladi. Gordun de mi yazdin yoksa tesaduf mu? gs sanirim araplara satilip rahat rahat para aklayacak. fb’yi ali koc alirsa sasirir miyim? Bizi de sanirim kirli bir Rus oligark falan alacak. 3 kulubun de hoc bir ekonomik sablonla duze cikmasi mumkun gorunmuyor. Sonra ne mi yapariz? Artik tenis mi olur, yuzme mi olur baska sporlara yelken acariz.
Abrahamovic Türkiye’de ikamet ediyor uzun zamandır, bu tip haberlerin çıkması normal ancak benimki tesadüf. Çok zamandır Türkiye’de bir takım almak istiyor ancak UEFA’dan ve FİFA’dan kulüp lisansı alamayacağını düşündüğü için bu topa girmiyor abi. Ayrıca Galatasaray ve Fenerbahçe’nin satılması gibi bir durum söz konusu değil. Birini devlet, diğerini oligarklar destekliyor. Bizim az bir şansımız var düzlüğe çıkmak için ancak onlar her türlü para kaynağına sahip olduklarından çok rahat bir şekilde düzlüğe çıkarlar. Olan her türlü bize olacak. Boşuna küçültmeye çalışmadılar, boşuna yağmalamadılar kulübü, içini tümden boşaltıp borç ödeyemez hale getirip haczedilecek mal varlığını da bırakmayıp tabiri caizse soğan fiyatına elden çıkartılabilir hale gelecek kulüp. Umarım sadece komplo teorisinde kalır ancak iyi bir hukukçu ile anlaşırlarsa, birde üstüne yatırım şirketi kurup altına da varlık şirketi açıp Beşiktaş’ın borçlarını satın almaya başlarlarsa anlarız ki bu yukarıdaki olay gerçekleşecektir. Çünkü Bankalar Birliğinden çıkamadığımız her gün bu girdaba daha çok batıyormuşuz gibi hissettiriyor.
Eyvah eyvah :((((