Dünkü maça bakacak olursak oyun anlayışının tam olarak oturduğunu söylemek zor. Ancak belli başlı şeylerde farklar oluşmuş. Mesela daha önceki maçlarda Beşiktaş rakibi 2. Bölgede kendi sahasında orta sahaya yakın yerde karşılarken dünkü maçta daha çok rakip sahada 3. bölgede baskıyla oynamaya çalıştı. Aslında bu en belirgin farktı.
İkinci en belirgin fark iki kanat bekininde oyuna dahil oluşuydu. Hem Jurasek hem de Gökhan iyi iş çıkardılar. Hem geride hem de ileride görünerek rakibin bozulmasına çok fazla katkıda bulundular. Bu GVB döneminden sonra neredeyse ilk kez gerçekleşti desek yeridir.
Ayrıca Cerny’nin gelişi ile sadece merkezden oyun kurma zorunluluğunun ortadan kalkması da farklılıklardan biriydi. Cerny sadece kanat değil, Ghezzal gibi oyun kurma becerisine de sahip bir oyuncu olması sebebiyle ileride top tutmamız ve atağı olgunlaştırmamız daha kolay oldu.
Diğer fark ise Beşiktaş’ın oyun azmiydi. Bindirmelerin yanı sıra pozisyon kaçırsa bile takım denemeye ve zorlamaya devam etti. Eski oyunlarda birkaç pozisyon kaçtıktan sonra oyuncular moral olarak düşüyor ve ‘yine yapamayacağız galiba’ düşüncesi içine giriyorlardı. Dün akşam tam tersi ‘illa olacak’ anlayışının maç sonuna kadar sürmesi iyiydi. Abraham’ı çok eleştiriyoruz ancak onun azmi de bu maçlarda olmasa dahi bazı maçlarda bize kazandıracağından eminim.
Hakem hatalarına gelince.

Çok fazla hata var ancak bizi en çok etkileyenlere bakacak olursak; Bilal Toure’nin 48. Dakikadaki pozisyonu da net bir penaltıydı. Zira oyun futbol ancak basketbol gibi engelleme yapan Ba, Toure’yi indirdi. Hakem buna nasıl omzunu göstererek omuz omuza mücadele dedi anlamak güç. Zira Ba’nın omzu Toure’nin tam göğsünün ortasına geldi. Ba’nın topla oynamak gibi bir düşüncesi olmayıp direkt olarak Toure’yi indirmeye yönelik hareketi net bir penaltıydı.

Yine 80. Dakikada Cengiz’in pozisyonunda el doğal pozisyonunda olmamasına ve açık olmasına rağmen sanki doğal pozisyondaymış gibi penaltı verilmedi. Halbuki fotoğrafta görüldü gibi dizin yanında olan boşluğu elini açarak kapatmaya çalışıyor ve nitekim top tam olarak açık olan o ele geliyor. Pozisyon net bir penaltıydı.

Tabi son olarak Orkun’un kırmızı kartı var. Fotoğrafta görüldüğü gibi pozisyon hakemin 7-8 metre ötesinde gerçekleşiyor ve önü de açık olmasına rağmen önce iki oyuncuya da sarı kart veriyor. Daha sonra da kendi gördüğü pozisyonu varda izleyip kırmızı karta çeviriyor. Kaldı ki burada kırmızı kartı görmesi gereken Orkun değil Başakşehir’in 36 numarası Ebosele olması gerekirdi. Orkun’un sol dizini makasa alıp Amerikan güreşçisi gibi yere atıyor kendini ve Orkun’un da sakatlanmasına sebep oluyor ancak bizim oyuncumuz kırmızı kart görüyor.
Yönetime kızdığım konuda tam burası işte. Kardeşim, çıkıp bu pozisyonları benim aldığım gibi alıntılayıp yayınlayın her yerde. Galip gelmek değil sadece önemli olan, bu pozisyonları bir daha sana karşı es geçmesinler, boş geçmesinler. Böyle pasif kalmaya devam ederseniz bu hakem bozuntularının yönetimi bizim maçlarımızda çok daha ağır geçecek. Kaldı ki gelecek hafta Göztepe ile zor bir maç oynayacağız ve çok yüksek ihtimalle de tansiyon ve gerilim çok fazla olacak. Şimdiden çıkın açıklayın ki doğru düzgün bir hakem versinler şu maça.
Bir diğer konu ya da geçip bitireceğim. Medyadaki maymunları geçiyorum, zira oyuncularımızı yerden yere vurmaya yer arıyorlar burası doğru olan kısım. Ancak Rafa dün akşamda oyunun iyilerinden biri değildi bence. Sadece iki pozisyonda yaptığı hatayı anlatmakla hocanın neden gol yediğimiz halde onu oyundan çıkardığını açıklamaya çalışacağım.

Dakika 21’de Rafa topu alıp sürmeye başlıyor, o sırada dörde dört yakalamış durumdayız. Rafa topu alıp sürmek yerine mavi okla Cerny’e bıraksa ve kırmızı okla gösterdiğim boş alana doğru koşu atsa ve çizgiye doğru inse rakipte hem Berat hem de sol stoperde oynayan Opoku (hatta sola doğru hareketlenmiş halde) sola doğru Rafa’ya hareketlenecek ve bu sayede de Cerny – Abraham – Toure üçlüsü iki oyuncuyla mücadele edecek. Ancak burada Rafa bunu yapmayarak topu sürmeye devam ediyor, çünkü kafasında önce golü kendi atması var. Topu merkeze doğru sürüp son pas attığı noktaya gelecek olursak;

Rafa’yı karşılamak için ilk topu sürdüğü sırada önüne geçen kırmızı yuvarlak içerisindeki Berat gole gitmek istediğini anlayınca vekaleten karşılama işini bırakıp Opoku’ya bırakıyor Rafa’yı. Burada iki durum var. İki kanada açılmış iki oyuncu ve merkezde iki oyuncu olacakken merkezde Rafa, Cerny ve Abraham üçlüsü oluyor. Solda Toure hala açıkta, sağda ise Orkun deparla gelip kanada destek veriyor. Rafa geçemeyeceğini anlayınca bu kez göbekte Cerny’e topu atmak istiyor. Eğer burada turuncu yuvarlak içerisindeki Ebosele biraz daha uyanık olsa ve turuncu ok yönünde biraz daha erken hareket etse pozisyon boşa gidecekti. Nitekim Cerny topu aldığında da ceza sahası içerisinde Başakşehir defansını şut anında kalabalıklaşmış bir şekildeydi.

69. dakikada Rafa topu alıp önce sürüp şut açısı aradı, bulamayıp önünde Berat’ı ve iki defans oyuncusunu görünce de Cerny’e çıkarmak istedi ancak topu o kadar alakasız yere attı ki pozisyonu takip etmek zorunda kaldı. Yapması gereken kırmızı ok yönünde Toure’ye pası bırakmalı ve Toure’de turuncu ok yönünde hareket eden Cerny’e mavi ok yönünde küçük bir dokunuşla topu aktarması ile küçük bir üçgenle pozisyona sokması gerekiyordu. Zaten bu tip işleri yapamadığı içinde oyundan çıkmak zorunda kaldı. Hemen akabinde 73. Dakikada Cerny’nin Toure’ye asistide Rafa’nın yapması gereken iş olup yapamadığı işlerden olduğu için Cerny, Rafa’nın çıkmasından sonra 10 numara pozisyonuna geçti.
Tabi bu plan tutmayadabilirdi. Çünkü Cerny o pozisyonda çok fazla maç oynamışlığı yok ancak Sergen ona Demir Ege ve Orkun’la beraber oyun kurma görevini verdi. Zaten Sergen’in Rafa eleştirisi ve orta sahaya oyuncu isteği de bu yüzdendi. Evet, orta sahada iki oyuncu ile oyun kurabilirsiniz ancak 10 numara pozisyonunda oynayan oyuncunun da geriden oyun kurmaya katkı sunması durumunda üç oyun kurucu ile oynadığınızda rakip orta sahasında 6 ve 8 numaradaki oyuncuların eşleşmesini bozarsınız. Bu durumda da ya 8 numaranız boş kalır, ya 6 numaranız. Bu da üçüncü bölgede +1 oyun kurucuya sahip olmanız anlamına gelir. Nitekim Demir Ege’nin bu varyasyonda boş kalıp oyun kurmak için boş alana sahip olması sonucu da Cengiz’e adrese teslim pası ile gol geldi. Aslında bu gol Sergen’in üçüncü bölgede istediğinin nasıl olduğuna da işaretti. Sergen her daim arka direğe bir adamın kaçmasını ister. Şampiyon olduğumuz sezonda Larin’in lakabının ‘Arka direk Larin’ olması da tam bu yüzdendi. Bu da şu sonucu doğuruyor dolayısıyla; önümüzdeki haftalarda eğer bu oyun anlayışı tutarsa şayet ya Abraham yedeğe geçip sol açığa Rafa geçecek yada Rafa yedek kalmaya başlayacaktır.
Bunlara ek gördüğüm udukhai nin daha çok rakip sahada kalıp rakibi ilk orada karşılamasıydı.