içinde

Çok iyi bir ivme yakaladık…

Bunun ilk nedeni Hoca’ nın çalışmak istediği isimlerin transfer edilmesi… 

Demek ki neymiş Hoca’ nın isteklerine cevap verildiğinde gayet olumlu geri dönüş alınabiliyormuş… 

Neler konuşuldu neler… Hoca’ nın futbol bilgisinden karakteristik özelliklerine kadar herşey masaya konuldu ve inanılmaz haksızca hatta bazen ahlaksızca Hoca’ ya saldırıldı… 

Ve maalesef bütün bunları en çok beşiktaşlı benim, en çok beşiktaşı ben severim diyen isimler yaptı… 

Sonuç ? 

Hoca devre arasına kadar kulaklarını tıkadı ve sabırla bekledi… Tabi bu sırada elde ki malzemenin verimsizliğine ve kalitesizliğine rağmen oynatmak istediği oyunun üzerine koya koya gitti ve her nekadar sık galip gelemese de, yenilgi yüzüde görmedi… 

Devre arası geldi ve çok geç kalınmışta olsa doğru noktalara doğru isimler transfer edilerek takımın fizik gücü ve teknik kapasitesinin ciddi anlamda arttırılmasının yanında gelecekte çok rahat satılarak gelir elde edilebilecek seviye ve yaşta olmaları nedeniyle kulübe ekonomik girdi de sağlanmış oldu…İşte hem sportif hem de finansal başarı tamda bu şekilde sağlanır… 

Şimdi gelelim hoca’ nın oynatmak istediği oyuna… İşin teknik, taktik ve strateji kısmını da çok net iyi bildiğini aslında son Göstepe maçında anlamış olmamız gerekli… Neden böyle söylüyorum ? Çünkü ne dedi hoca El Bilal bizim oyun planımızın önemli bir parçasıydı (insanların olmadığını iddia ettiği oyun planı) Bu takımın A planıydı… Büyük bir kesimde neyi iddia ediyordu? Hocanın B planı olmadığını dimi… Hoca Göstepe maçı öncesi basın toplantısında ne dedi ? El Bilalin yokluğunda daha farklı bir oyun planı üzerinde çalıştık ve bu plan çerçevesinde hazırlandık… Bunun anlamı ne? Demek ki hocanın B planı varmış… Bu B planı işe yaradımı ? Tabi ki yaradı… Sezon boyu 12 gol yiyen ve duran toptan hiç gol yemeyen Göztepeye, biri duran toptan olmak üzere tam 4 gol attık… 

İşte efendim bu gollerin 2 tanesi bireysel beceriyle gelmiş… Tamam işte tamda o yüzden zaten işe yaramayan bireysel olarak yetenekleri kısıtlı yada mücadele azmini kaybetmiş isimler gönderilerek, isteyen, zorlayan, başarı için kovalayan ve mücadele eden, aynı zamanda bireysel becerileri olan yetenekli isimler transfer edildi… Futbol’ da olayda bu değil mi zaten ? Son vuruşa kadar oyun planı ve taktik devrededir… Ama son vuruşu yapanın bu vuruşunu gole yada asiste çevirmesinin yegane yolu bireysel yeteneğidir… 

Nitekim gerek Murillonun sağ çaprazdan attığı gol öncesinde takımın kaleciden başlayarak 9 harika pasla 25 saniye de topu bizim kalemizden rakip kale önüne taşıması inanılmaz başarılı bir oyun planını, Murillo’ nun son vuruşu gole çevirmesi de onun bireysel becerisini gösterir… 

Aynı şekilde Oh’ un attığı gol… Topun Oh’ a kılçıksız ve seri bir şekilde gelmesi oyun planını, Oh’ un çaprazdan yaptığı 122 km hızda ki harika vuruşta onun bireysel becerisini gösterir… 

Yukarıda ki iki örnekten ilkinde Murillo yerine Gökhan olsa o pozisyon hiç olurdu… Aynı şekilde ikinci örnekte de Oh yerine Abraham olsa o pozisyon da hiç olurdu… Bu seferde takımın oyun planının, stratejisinin ve taktiğinin bir önemi kalmazdı… Neymiş ? Demek ki bireysel beceri de en az takımın oyun planı kadar önemlimiş…. 

Takım son 5 yıla göre şu son 15 maçta, maç maç üzerine koyarak gitmeye ve inanılmaz bir gelişim göstermeye devam ediyor…Özellikle son haftalarda bana göre ligin en planlı ve ne yaptığını bilen ve göze hoş gelen bir futbol oynayan takımıyız…Bu ivmeyi bu şekilde devam ettirebilirsek lig sonunda kendimizi hiç aklımızda olmayan (benim 4 haftadır aklımda) bir yerde görebiliriz… 

Hayal aleminde yaşama diye içinden geçirenler için söylüyorum… 11 hafta var ve en ciddi rakibimiz Gs’ nin deplasman maçları Beşiktaş, Göstepe, Trabzon, Samsun, Kasımpaşa… Evinde oynayacağı maçlar Alanya, Başakşehir, Kocaeli, Fenerbahçe, Antalya…. Ve bütün bu maçlarla beraber bu akşamki Juve maçından sonra Alanya ile oynayacak ve sonraki süreçte en az 2 önemli Avrupa maçı daha yapacak… Allah biliyor ya inşallah bi sonra ki turuda geçer de iyice patatese bağlarlar… O zaman zaten olurda Trabzon bi sürpriz yapmazsa biz Banko şampiyon oluruz…. 

Gelelim Fenerbahçe’ ye…. Geçmiş olsun ve tek cümle kuracağım Son 11 maçta Fenerbahçenin mağlubiyet ve beraberlik sayılarının toplamı galibiyet sayısından fazla olacak… Çünkü zaten halihazırda bir golcüleri/santraforları/forvetleri adını her ne koyarsanız koyun böyle bi futbolcuları yok…Şimdi de arkayı toparlayan oyun kurulumunda önemli bir yeri olan Skrinyer’ de en az 5-6 hafta yok… Çağlar,Talisca,Ederson da en az 1 yada 2 hafta yok… Yani Fenerbahçe çok ciddi bir dağılma sürecine girecek hatta girdi bile bence… 

Oyüzden bu sezon ne olacağı hiç belli olmamakla birlikte, bana göre ligi %80 ihtimal ile 2. sırada tamamlarız…  

Buraya kadar söylediğim herşey çok olumluydu ve umut doluydu….

Gelelim kafamda ki olumsuzluklara… 

Öncelikle belirtmeliyim ki hayal aleminde değilim, hiç olmadım… Takımın geliştirmesi gereken çok fazla zayıf yönünün olduğunun farkındayım… Kadro genişliğimizin hala sıkıntılı olduğunun ve bazı bölgeler de nicelik olarak tamammışız gibi görünsekte nitelik olarak rezil durumda olduğumuzun da farkındayım..

O yüzden ola ki tahminim tutar ligi bi ihtimal şampiyon, yüksek ihtimal de 2. olarak tamamlar ve ŞL kapısını aralarsak yapılması gereken şeyler bana göre tam olarak şöyle;

1- Camiada ki olumluya dönen hava kesinlikle korunmalı ve takımın moral motivasyonu aynı şekilde tutulmalı… Varsa eğer sorunlu oyuncular ile kim olursa olsun yollar hızlıca ayrılmalı… 

2- Stad ve forma sponsorlukların da sabırlı ve akıllıca hareket edilerek kulübe ciddi bir ekonomik girdi sağlanmalı… 

3- Kaleci, sol stoper, sol bek, 10 numara, ve sol öne olmak üzere toplam 5 transfer yapılmalı… Bu 5 transferden sol ön kesinlikle ama kesinlikle A+ kariyerli ama kariyerinin sonuna gelmemiş ve karakteristik özellikleri düzgün, kaliteli ve yıldız bir isim olmalı. Diğer bölgelere yapılacak takviyeler ise tamda devre arası yaptığımız gibi bize ihtiyacı olan, başarıya aç, gelişime açık ama hali hazırda geldikleri takımlar da iyi performans veren, sürekliliği olan belirli bir kalitede isimler olmalı… 

Eğer bunlar yapılabilirse önümüzde ki yıl gerek avrupa da başarı, gerekse lig şampiyonluğu bize çok uzak şeyler olmak yerine çok yakın şeyler olur… 

Bir yanıt yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

3 Comments

  1. Unutmamak lazım yapıcı eleştiriler de yanlış anlaşılıyor… Herkes başarılı olmak ister Beşiktaş’ın başarısı her zaman önde gelir. Taraftar da zaten eldekilerle bir şey olmayacağını bildiği için transfer yangını yapıyordu… Çok şükür para harcayarak doğru profilde isimler bulduk Murillo Agbadou ve OH hatta Aslani de bence iyi.. Darısı yaz transfer sezonuna inşallah sol kanat ve sağ kanat için

    3 nolu açıklamaya kesinlikle bir sağ kanat eklenmeli fırsat transferi mi olur ne olur bilmiyprum ama kesinlikle sağ kanat şart..

    Değişen şeyler şunlar oldu forma adaleti.. Cengiz ısrarı ve gökhan ısrarı yok artık. Çok şükür payımıza murillo düştü de aldık…

    Biraz sabır güzel olacak her şey…