Sonuna kadar katılıyorum, ellerine sağlık abi, bende ekstra bir şey yazacağım bu konuda.
Gaziantep kalecisi Zafer iyi bir kaleci olacak. Kaçırmamak lazım.
1
Yalnız küçümsediğiniz takımın kadro değeri bizim takımın 4 katı. 600 milyon Euro. Gsden 5 yiyen Juventus’u baz alıyorsanız, koca takımda Kenan’ı çıkartın ve takıma Başakşehir forması giydirin, sırıtmazdı. Ha keza bizde plnin sonuncusundan bonuslarla 20 milyon Euro’ya oyuncu aldık. Premier lig çok başka seviyede. Avrupa’da değil Dünya’da maalesef o ligle aşık atabilecek lig yok. Hatta o ligin takımlarıyla aşık atacak takım da çok yok.
Forrest kendi liginde 17. Sırada ama 16. Sıradaki Tottenham şampiyonlar liginde grubu ilk 8’de, kendi liginde 10. olan New Castle 12. bitirdi, Chelsea, Arsenal, Liverpool ve City de ilk 8’de.
Hatta şöyle söyleyeyim, geçelim Premier ligi, Championship’ten herhangi bir takım bizde baş altı takımlar arasına yerleşir ve ligi kesinlikle ilk 6’da bitirir.
1
İnşaat imarlı değildi çok zorlamadılar da sanki bizi. Bize bu güzelliği yapıp spor alanlarını imara açan arkadaşlar Ümraniye’de Nevzat Demir Tesislerinin yanı başındaki Beşiktaş’ın yıllardır istediği araziyi ne hikmetse veremedi gitti iyi mi… Beşiktaş burayı yaklaşık 20 senedir istiyor, bu arkadaşlar vermiyor ama Beşiktaş’ın elindekini satmaya gelince hemen çatır çatır işlem yapıyorlar. Ne garip ama… 🙂 25 sene önce başkan Serdar Bilgili idi. Sanırım burada da yanıldınız. Serdal Adalı ikinci başkan olarak Yıldırım Demirören ile beraber 2010 – 2011 yılında beraberlerdi, yönetim kurulu üyesi değil, kulubün ikinci başkanıydı, sonra da kulübü borç batağına saplayıp el ele tutuşup kaçtılar ve Yalçın Karadeniz geçici olarak başkan olmuştu, sonrasında da Fikret Orman ile başlayan Feda dönemi. Sanırım bunu da hatırlamadınız ama hatırlatayım dedim. Yahu Aston Villa daha önce kendisinde oynamış Abraham’ı neden Serkan’ın önerisiyle tekrar almak istesin? Yapmayın, lütfen, bu kadar saf olmayın. Abraham zaten daha önce Aston Villa oyuncusuydu. Adamlar takip edip geliştiğinde tekrar satmış olamaz mı? Kaldı ki Aston Villa heyeti Fenerbahçe maçından önce Serkan Reçber’le değil de bildiğim kadarıyla asbaşkan Murat Kılıç ile yemek yiyerek transfer konusunu noktaladılar. Taksitler konusunda sorumluluğu yok diyorum olması gereken bu diyorsunuz. birinci taksit 3, ikinci taksit 3, son taksit 10 milyon olsun, iki taksit 6 milyon benim dönemimde 10 milyon borç ise sizin döneminize gelecek. Bunun neresi mantıklı, neresi anlaşılır? Borcu öteleyip e ben kendi bütçeme göre yaptım, gelecek olanda buna göre bütçe yapsın demek ne kadar mantıklı? İmzaladıkları her türlü sözleşmeden sorumludur maddesi eklesinler, sonra gidip bir daha aday olsunlar, o masayı kırarcasına oy vermezsem şerefsizim. Bu kadarda açık sözlüyüm 🙂
Yani neresinden neye cevap vereyim bilemedim ama başlayalım bir yerden. Sergen’i tribüne davet eden bir tek kale arkasıydı. Neden maratona çağırılmadı ve neden Beşiktaş taraftarları maraton tarafında polisle çevrelendi buna da bir açıklamanız varsa sevinirim. Evet bu yönetimdeki Serdal Adalı, bizi Yıldırım Demirören döneminde o kişiyle birlikte borç batağına saplayan ve Feda döneminin oluşmasına sebep olan baş aktörlerden biri. Dolayısıyla bu yönetim bizi borç batağına sokanlardan birisini içeriyor. Maaş bütçesini düşürdü diyorsunuz ama şuanki bütçenin %80 sorumlusu şuanki yönetim farkında mısınız? Ben Fikret Orman’ın da asla gelmesini istemiyorum, keza Şafak Mahmutyazıcıoğlu ile çevirdikleri dolapları biliyoruz, hala İstanbul mahkemelerinde davaları görülmeye devam ediyor. Tüzük değişecek doğru ama teklif edilen tüzüğü gördünüz mü? Geldi mi önünüze tüzük değişikliği? Bak sana örnek vereyim, bugün futbolcu aldı bu yönetim ve bugün 1 milyon Euro’sunu ödedi, gelecek döneme de 6 taksit bıraktı, bu 6 taksitten 5 taksiti kendi döneminde değilse, sorumlu olmayacağını iletiyor. E ne güzel iş, ben şimdi alayım oyuncuyu, taksitlendireyim, gelecek taksitlerden sorumlu değilim, sadece kendi dönemimdeki taksitlerden sorumluyum. Böyle bir tüzük olabilir mi? Kaldı ki Beşiktaş’ın adaysız seçimi olmadı bunca zaman ama maaşların ödenmediği dönem derseniz yine Serdal Adalı’nın Yıldırım Demirören dönemini söyleyebilirim örnek olarak. Bu takım satılacak, ben istediğim için yada o istediği için değil, yüksek yerlerden birileri istediği için satılacak. Zannedersem Dikilitaşın neresi olduğu konusunda bir fikriniz yok. Dikilitaş dedikleri yer Beşiktaş Süleyman Seba Kapalı Spor Salonunu ve Şan Öktem tesislerinin olduğu yer. Tarla dediğiniz yer spor alanı olan yerler. Şehrin tam merkezinde olan yerler. Bilmediğiniz halde fikriniz var. Yalan konuşan burada nasıl ben oluyorum onu anlamış değilim. Beşiktaş’ı borca batırmadan önce çokça uyardık burada da. Kaldı ki Serdal Adalı’nın oğlunun Twitter troll ekibi, Gençlik Spor Bakanlığından arazinin değerlemesi yapılmadan ödeme garantisi verilmesi, Beşiktaş’ın stadının yeri ile ilgili davadan haber konusu olmadan önce haberleri olmaması ve halen daha o davaya dahil olmamaları, 250-300 Milyon dolar alacağız dediği yerin anlaşması için, ekonominin dengesiz olduğu yerde dolar teminatlı ve dolar bazlı değil de TL bazlı sözleşme yapması, borsadaki olaydan kaynaklı 650 milyon TL ceza alan şahısların halen kulüp ve genel kurul üyeliklerinin devam ettirilmesi, Serkan Reçber’in hiçbir vasfı olmadığı halde transferde yetki verilmesi gibi şeyleri dile getirmedim ama mutlaka bunlara da bir cevabınız ve inancınız vardır. Benim yok. Kaldı ki Beşiktaş’ın taktiğini ben sizden duyayım, Galatasaray’ın bir sonraki maçını izleyip sizin herhangi bir yorumunuza da emin olun detaylı bir analizini yaparım, hemde dakika dakika. Ha bu arada bilinmeyen birini istemiyoruz, Beşiktaş’ın değerlerine sahip çıkan, gerçekten kendisinin de bir değeri olan birileri mutlaka bu kulüpte vardır, çıkar aday olur ama bu ortamda, hele ki seçim dönemi değilken kimse çıkıp ben adayım demez. Çıksa da değişmeyecek Beşiktaş’ın kaderi, buna emin olabilirsiniz, bir kere yazıldı tahtaya, öyle yada böyle satılacak. Söylemişti dersiniz.
Gazla oynayan, hiçbir taktik olmayan bir takım ancak bu kadar oynuyor. Futbolu bilen taraftarlar da en öncelikli sorumlu olan yönetimi istifaya çağırıyor ki gayet doğal. Takıma destek olalım, tamam. Takım ne oynuyor şuanda? Bireysel yetenek dışında ne var sahada? Korner organizasyonu? Kanat organizasyonu? Merkez atak organizasyonu? Ne var bizim göremeyip sizin gördüğünüz? 11 tane adam sahaya rastgele atılmış, bildiğiniz gibi oynayın denmiş, onlarda ellerinden geleni yapıyorlar. Yapmak zorundalar çünkü bu kadar tasfiye edilen oyuncu grubundan kalan onlar, ya oynayacaklar yada gönderilecekler, başka çareleri yok. Zaten taktikte yok, var güçleri koşmaktan yana. O yüzden sadece mücadele ettiklerini, deli gibi kazanmak istediklerini değil de deli dana gibi koşturduklarını söyleyebiliriz, iyi oyun oynadıklarını hiçbir Allahın kulu söyleyemez, onunda sebebi teknik heyetin vasatlığındandır. Ayrıca Eduega ile yıllardır çatışırız, çok farklı fikirlerimiz vardır belki, hatta hiçbir şeyde ortak fikre varamayabiliriz ancak bir istisna dışında, o istisna da Beşiktaş’ın iyi olmasıdır. Eduega’da kendi görüşünde Beşiktaş’ın iyi olmasını istiyor, şahsi FIFA oyunu Beşiktaş’ını değil.
Bunun dışında verdiği hiçbir sözü yerine getiremeyen, kendi verdiği tüm sözlerden çark eden, geldiği dönemde Beşiktaş’ın varı yoğu ne varsa satılığa çıkartan ancak yerine tek bir dikili ağaç dikmeyip olan parayı da çarçur eden, üstüne yine kendi döneminde Beşiktaş hisselerinin taban yediği, borsada hisseleri manipülasyona uğradığı için kişilere 650 Milyon TL ceza kesildiği halde hiçbir tedbir almayıp Beşiktaş’ın hisselerini yerin dibine sokan bir yönetim var. Vay efendim eleştiriyormuşuz, ne yapalım? Bu kadar saçmalıklarına rağmen sahip mi çıkalım? Beşiktaş kayyuma gitse bu kadar zarar verilemezdi şu kulübe. En azından denetlenebilir raporları olurdu, 50 kişiyle ibra edilen bir yönetimi olmazdı.
Oyuncuların psikolojisini, moral motivasyonunu Cübbeli Ahmet hoca mı yükseltecek, yoksa takımın başındaki mi? Orkun’un ve Ndidinin koşmaktan iflahı kesildi bu maçta, son dakikalarda koşacak enerjileri kalmadı ki bu saydığın tüm maçlarda da aynısı oldu, tüm saydığın maçların hepsinde Cerny hep 8-10 olarak oynadı, onu sağ kenarda oynatıp Orkun’u 8-10’a çekip orta sahayı üçleyip pasör 6-8 oynadığ, genel itibariyle şans vermediği, o bölgeye transfer istediği için oynatmadığı ama geçen hafta skoru tutması için oyuna attığı Demir Ege’yi kenarda babasının hayrına mı tutuyor? Başkanın diyor ki oyuncu vardı, Graf buldu ama zamanımız yetmedi ve alamadık. Sen diyorsun ki niye bulamadı… Buradan bile anlaşılıyor ama balık hafızayı tazelemekte yarar var. Ayrıca F. Orman ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun yaptığı usulsüzlükleri gidin İstanbul Adliyesi Ön bürodan sorun. Okuyunca kulübün kapısının önünden geçmesin diye illallah çekersiniz. Satın alındığı iddia edilip asla kulübe teslim edilmeyen 2 milyon dolarlık MR cihazı, 3 milyon dolarlık hücre yenileyici NASA’nın kullandığı ışık teknolojileri, Beşiktaş’ın tüm davalarına bakması için Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun hukuk ofisiyle anlaşılan ancak asla hizmet alınmayan 2 milyon dolarlık hukuk müşavirliği sözleşmesi vs vs. Kısaca F. Orman’dan olmaz. Hele hele her fırsatta oyuncularını medyada yeren, taraftarın önüne atan at ağızlı Sergen ve onun atçı başkanıyla hiç olmaz. Olmayacak zaten Mart ayında kulüp satıldığı zaman görürsünüz.
Yerinde mi oynatıyoruz adamı da fayda bekliyoruz? Cengiz sevdasına penaltı da kaçtı. Orkun gibi %92 penaltı yüzdesi olan adam atmıyor. Adamcılık yüzünden çok kişi ya forma şansı bulamıyor ya yerinden oluyor ya da yapması gereken işi yapamıyor. Sırf Cengiz geri koşamıyor diye Gökhan’a ileri çıkma diye emir vermişler. Ligin en iyi Türk sağ beki ataklarda hiç yok. Onu da Gökhan’ın kötü olmasına bağlayalım asla ama asla Sergen’e ve kayırmaca yaptığı Cengiz’e laf etmeyelim
Maçtan değil, maç sonu rakibin teknik direktörün kariyerinden ve maç sonu açıklamalarından ders çıkarmak gerek abi. Maçta yenersin, yenilirsin hatta fark bile yiyebilirsin hiç önemli değil. Aramızda dağlar, ovalar değil okyanuslar kadar fark var. Senelerdir anlatmaya çalıştığım şeyi adam 2 dakikada anlatmış.
Açıklama şu şekilde; ‘Biz burada son adımı atan insanlarız. Oyuncular, çok uzun bir süreçten geçiyor. O devamlılıkla buraya geliyor. Çok yüksek potansiyelli oyuncular. Burada iki şeyin kombinasyonu var. Bir tarafta bir model var. Diğer taraftan da o gelişimden, süreklilikten gelen çok yetenekli oyuncular var. Çok önemli işler yapabilecek oyuncular var. Bu ikisinin birleşimi. Bu akşam ortaya çıkan şey, bugünün ürünü değil. Çok uzun bir sürecin sonucu, bir parçası.’
Abrahamovic Türkiye’de ikamet ediyor uzun zamandır, bu tip haberlerin çıkması normal ancak benimki tesadüf. Çok zamandır Türkiye’de bir takım almak istiyor ancak UEFA’dan ve FİFA’dan kulüp lisansı alamayacağını düşündüğü için bu topa girmiyor abi. Ayrıca Galatasaray ve Fenerbahçe’nin satılması gibi bir durum söz konusu değil. Birini devlet, diğerini oligarklar destekliyor. Bizim az bir şansımız var düzlüğe çıkmak için ancak onlar her türlü para kaynağına sahip olduklarından çok rahat bir şekilde düzlüğe çıkarlar. Olan her türlü bize olacak. Boşuna küçültmeye çalışmadılar, boşuna yağmalamadılar kulübü, içini tümden boşaltıp borç ödeyemez hale getirip haczedilecek mal varlığını da bırakmayıp tabiri caizse soğan fiyatına elden çıkartılabilir hale gelecek kulüp. Umarım sadece komplo teorisinde kalır ancak iyi bir hukukçu ile anlaşırlarsa, birde üstüne yatırım şirketi kurup altına da varlık şirketi açıp Beşiktaş’ın borçlarını satın almaya başlarlarsa anlarız ki bu yukarıdaki olay gerçekleşecektir. Çünkü Bankalar Birliğinden çıkamadığımız her gün bu girdaba daha çok batıyormuşuz gibi hissettiriyor.
Sonuna kadar katılıyorum, ellerine sağlık abi, bende ekstra bir şey yazacağım bu konuda.
Gaziantep kalecisi Zafer iyi bir kaleci olacak. Kaçırmamak lazım.
Yalnız küçümsediğiniz takımın kadro değeri bizim takımın 4 katı. 600 milyon Euro. Gsden 5 yiyen Juventus’u baz alıyorsanız, koca takımda Kenan’ı çıkartın ve takıma Başakşehir forması giydirin, sırıtmazdı. Ha keza bizde plnin sonuncusundan bonuslarla 20 milyon Euro’ya oyuncu aldık. Premier lig çok başka seviyede. Avrupa’da değil Dünya’da maalesef o ligle aşık atabilecek lig yok. Hatta o ligin takımlarıyla aşık atacak takım da çok yok.
Forrest kendi liginde 17. Sırada ama 16. Sıradaki Tottenham şampiyonlar liginde grubu ilk 8’de, kendi liginde 10. olan New Castle 12. bitirdi, Chelsea, Arsenal, Liverpool ve City de ilk 8’de.
Hatta şöyle söyleyeyim, geçelim Premier ligi, Championship’ten herhangi bir takım bizde baş altı takımlar arasına yerleşir ve ligi kesinlikle ilk 6’da bitirir.
İnşaat imarlı değildi çok zorlamadılar da sanki bizi. Bize bu güzelliği yapıp spor alanlarını imara açan arkadaşlar Ümraniye’de Nevzat Demir Tesislerinin yanı başındaki Beşiktaş’ın yıllardır istediği araziyi ne hikmetse veremedi gitti iyi mi… Beşiktaş burayı yaklaşık 20 senedir istiyor, bu arkadaşlar vermiyor ama Beşiktaş’ın elindekini satmaya gelince hemen çatır çatır işlem yapıyorlar. Ne garip ama… 🙂 25 sene önce başkan Serdar Bilgili idi. Sanırım burada da yanıldınız. Serdal Adalı ikinci başkan olarak Yıldırım Demirören ile beraber 2010 – 2011 yılında beraberlerdi, yönetim kurulu üyesi değil, kulubün ikinci başkanıydı, sonra da kulübü borç batağına saplayıp el ele tutuşup kaçtılar ve Yalçın Karadeniz geçici olarak başkan olmuştu, sonrasında da Fikret Orman ile başlayan Feda dönemi. Sanırım bunu da hatırlamadınız ama hatırlatayım dedim. Yahu Aston Villa daha önce kendisinde oynamış Abraham’ı neden Serkan’ın önerisiyle tekrar almak istesin? Yapmayın, lütfen, bu kadar saf olmayın. Abraham zaten daha önce Aston Villa oyuncusuydu. Adamlar takip edip geliştiğinde tekrar satmış olamaz mı? Kaldı ki Aston Villa heyeti Fenerbahçe maçından önce Serkan Reçber’le değil de bildiğim kadarıyla asbaşkan Murat Kılıç ile yemek yiyerek transfer konusunu noktaladılar. Taksitler konusunda sorumluluğu yok diyorum olması gereken bu diyorsunuz. birinci taksit 3, ikinci taksit 3, son taksit 10 milyon olsun, iki taksit 6 milyon benim dönemimde 10 milyon borç ise sizin döneminize gelecek. Bunun neresi mantıklı, neresi anlaşılır? Borcu öteleyip e ben kendi bütçeme göre yaptım, gelecek olanda buna göre bütçe yapsın demek ne kadar mantıklı? İmzaladıkları her türlü sözleşmeden sorumludur maddesi eklesinler, sonra gidip bir daha aday olsunlar, o masayı kırarcasına oy vermezsem şerefsizim. Bu kadarda açık sözlüyüm 🙂
Yani neresinden neye cevap vereyim bilemedim ama başlayalım bir yerden. Sergen’i tribüne davet eden bir tek kale arkasıydı. Neden maratona çağırılmadı ve neden Beşiktaş taraftarları maraton tarafında polisle çevrelendi buna da bir açıklamanız varsa sevinirim. Evet bu yönetimdeki Serdal Adalı, bizi Yıldırım Demirören döneminde o kişiyle birlikte borç batağına saplayan ve Feda döneminin oluşmasına sebep olan baş aktörlerden biri. Dolayısıyla bu yönetim bizi borç batağına sokanlardan birisini içeriyor. Maaş bütçesini düşürdü diyorsunuz ama şuanki bütçenin %80 sorumlusu şuanki yönetim farkında mısınız? Ben Fikret Orman’ın da asla gelmesini istemiyorum, keza Şafak Mahmutyazıcıoğlu ile çevirdikleri dolapları biliyoruz, hala İstanbul mahkemelerinde davaları görülmeye devam ediyor. Tüzük değişecek doğru ama teklif edilen tüzüğü gördünüz mü? Geldi mi önünüze tüzük değişikliği? Bak sana örnek vereyim, bugün futbolcu aldı bu yönetim ve bugün 1 milyon Euro’sunu ödedi, gelecek döneme de 6 taksit bıraktı, bu 6 taksitten 5 taksiti kendi döneminde değilse, sorumlu olmayacağını iletiyor. E ne güzel iş, ben şimdi alayım oyuncuyu, taksitlendireyim, gelecek taksitlerden sorumlu değilim, sadece kendi dönemimdeki taksitlerden sorumluyum. Böyle bir tüzük olabilir mi? Kaldı ki Beşiktaş’ın adaysız seçimi olmadı bunca zaman ama maaşların ödenmediği dönem derseniz yine Serdal Adalı’nın Yıldırım Demirören dönemini söyleyebilirim örnek olarak. Bu takım satılacak, ben istediğim için yada o istediği için değil, yüksek yerlerden birileri istediği için satılacak. Zannedersem Dikilitaşın neresi olduğu konusunda bir fikriniz yok. Dikilitaş dedikleri yer Beşiktaş Süleyman Seba Kapalı Spor Salonunu ve Şan Öktem tesislerinin olduğu yer. Tarla dediğiniz yer spor alanı olan yerler. Şehrin tam merkezinde olan yerler. Bilmediğiniz halde fikriniz var. Yalan konuşan burada nasıl ben oluyorum onu anlamış değilim. Beşiktaş’ı borca batırmadan önce çokça uyardık burada da. Kaldı ki Serdal Adalı’nın oğlunun Twitter troll ekibi, Gençlik Spor Bakanlığından arazinin değerlemesi yapılmadan ödeme garantisi verilmesi, Beşiktaş’ın stadının yeri ile ilgili davadan haber konusu olmadan önce haberleri olmaması ve halen daha o davaya dahil olmamaları, 250-300 Milyon dolar alacağız dediği yerin anlaşması için, ekonominin dengesiz olduğu yerde dolar teminatlı ve dolar bazlı değil de TL bazlı sözleşme yapması, borsadaki olaydan kaynaklı 650 milyon TL ceza alan şahısların halen kulüp ve genel kurul üyeliklerinin devam ettirilmesi, Serkan Reçber’in hiçbir vasfı olmadığı halde transferde yetki verilmesi gibi şeyleri dile getirmedim ama mutlaka bunlara da bir cevabınız ve inancınız vardır. Benim yok. Kaldı ki Beşiktaş’ın taktiğini ben sizden duyayım, Galatasaray’ın bir sonraki maçını izleyip sizin herhangi bir yorumunuza da emin olun detaylı bir analizini yaparım, hemde dakika dakika. Ha bu arada bilinmeyen birini istemiyoruz, Beşiktaş’ın değerlerine sahip çıkan, gerçekten kendisinin de bir değeri olan birileri mutlaka bu kulüpte vardır, çıkar aday olur ama bu ortamda, hele ki seçim dönemi değilken kimse çıkıp ben adayım demez. Çıksa da değişmeyecek Beşiktaş’ın kaderi, buna emin olabilirsiniz, bir kere yazıldı tahtaya, öyle yada böyle satılacak. Söylemişti dersiniz.
Gazla oynayan, hiçbir taktik olmayan bir takım ancak bu kadar oynuyor. Futbolu bilen taraftarlar da en öncelikli sorumlu olan yönetimi istifaya çağırıyor ki gayet doğal. Takıma destek olalım, tamam. Takım ne oynuyor şuanda? Bireysel yetenek dışında ne var sahada? Korner organizasyonu? Kanat organizasyonu? Merkez atak organizasyonu? Ne var bizim göremeyip sizin gördüğünüz? 11 tane adam sahaya rastgele atılmış, bildiğiniz gibi oynayın denmiş, onlarda ellerinden geleni yapıyorlar. Yapmak zorundalar çünkü bu kadar tasfiye edilen oyuncu grubundan kalan onlar, ya oynayacaklar yada gönderilecekler, başka çareleri yok. Zaten taktikte yok, var güçleri koşmaktan yana. O yüzden sadece mücadele ettiklerini, deli gibi kazanmak istediklerini değil de deli dana gibi koşturduklarını söyleyebiliriz, iyi oyun oynadıklarını hiçbir Allahın kulu söyleyemez, onunda sebebi teknik heyetin vasatlığındandır. Ayrıca Eduega ile yıllardır çatışırız, çok farklı fikirlerimiz vardır belki, hatta hiçbir şeyde ortak fikre varamayabiliriz ancak bir istisna dışında, o istisna da Beşiktaş’ın iyi olmasıdır. Eduega’da kendi görüşünde Beşiktaş’ın iyi olmasını istiyor, şahsi FIFA oyunu Beşiktaş’ını değil.
Bunun dışında verdiği hiçbir sözü yerine getiremeyen, kendi verdiği tüm sözlerden çark eden, geldiği dönemde Beşiktaş’ın varı yoğu ne varsa satılığa çıkartan ancak yerine tek bir dikili ağaç dikmeyip olan parayı da çarçur eden, üstüne yine kendi döneminde Beşiktaş hisselerinin taban yediği, borsada hisseleri manipülasyona uğradığı için kişilere 650 Milyon TL ceza kesildiği halde hiçbir tedbir almayıp Beşiktaş’ın hisselerini yerin dibine sokan bir yönetim var. Vay efendim eleştiriyormuşuz, ne yapalım? Bu kadar saçmalıklarına rağmen sahip mi çıkalım? Beşiktaş kayyuma gitse bu kadar zarar verilemezdi şu kulübe. En azından denetlenebilir raporları olurdu, 50 kişiyle ibra edilen bir yönetimi olmazdı.
Oyuncuların psikolojisini, moral motivasyonunu Cübbeli Ahmet hoca mı yükseltecek, yoksa takımın başındaki mi? Orkun’un ve Ndidinin koşmaktan iflahı kesildi bu maçta, son dakikalarda koşacak enerjileri kalmadı ki bu saydığın tüm maçlarda da aynısı oldu, tüm saydığın maçların hepsinde Cerny hep 8-10 olarak oynadı, onu sağ kenarda oynatıp Orkun’u 8-10’a çekip orta sahayı üçleyip pasör 6-8 oynadığ, genel itibariyle şans vermediği, o bölgeye transfer istediği için oynatmadığı ama geçen hafta skoru tutması için oyuna attığı Demir Ege’yi kenarda babasının hayrına mı tutuyor? Başkanın diyor ki oyuncu vardı, Graf buldu ama zamanımız yetmedi ve alamadık. Sen diyorsun ki niye bulamadı… Buradan bile anlaşılıyor ama balık hafızayı tazelemekte yarar var. Ayrıca F. Orman ve Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun yaptığı usulsüzlükleri gidin İstanbul Adliyesi Ön bürodan sorun. Okuyunca kulübün kapısının önünden geçmesin diye illallah çekersiniz. Satın alındığı iddia edilip asla kulübe teslim edilmeyen 2 milyon dolarlık MR cihazı, 3 milyon dolarlık hücre yenileyici NASA’nın kullandığı ışık teknolojileri, Beşiktaş’ın tüm davalarına bakması için Şafak Mahmutyazıcıoğlu’nun hukuk ofisiyle anlaşılan ancak asla hizmet alınmayan 2 milyon dolarlık hukuk müşavirliği sözleşmesi vs vs. Kısaca F. Orman’dan olmaz. Hele hele her fırsatta oyuncularını medyada yeren, taraftarın önüne atan at ağızlı Sergen ve onun atçı başkanıyla hiç olmaz. Olmayacak zaten Mart ayında kulüp satıldığı zaman görürsünüz.
Yerinde mi oynatıyoruz adamı da fayda bekliyoruz? Cengiz sevdasına penaltı da kaçtı. Orkun gibi %92 penaltı yüzdesi olan adam atmıyor. Adamcılık yüzünden çok kişi ya forma şansı bulamıyor ya yerinden oluyor ya da yapması gereken işi yapamıyor. Sırf Cengiz geri koşamıyor diye Gökhan’a ileri çıkma diye emir vermişler. Ligin en iyi Türk sağ beki ataklarda hiç yok. Onu da Gökhan’ın kötü olmasına bağlayalım asla ama asla Sergen’e ve kayırmaca yaptığı Cengiz’e laf etmeyelim
Maçtan değil, maç sonu rakibin teknik direktörün kariyerinden ve maç sonu açıklamalarından ders çıkarmak gerek abi. Maçta yenersin, yenilirsin hatta fark bile yiyebilirsin hiç önemli değil. Aramızda dağlar, ovalar değil okyanuslar kadar fark var. Senelerdir anlatmaya çalıştığım şeyi adam 2 dakikada anlatmış.
Açıklama şu şekilde; ‘Biz burada son adımı atan insanlarız. Oyuncular, çok uzun bir süreçten geçiyor. O devamlılıkla buraya geliyor. Çok yüksek potansiyelli oyuncular. Burada iki şeyin kombinasyonu var. Bir tarafta bir model var. Diğer taraftan da o gelişimden, süreklilikten gelen çok yetenekli oyuncular var. Çok önemli işler yapabilecek oyuncular var. Bu ikisinin birleşimi. Bu akşam ortaya çıkan şey, bugünün ürünü değil. Çok uzun bir sürecin sonucu, bir parçası.’
Kaynak; https://m.haberturk.com/luis-de-la-fuente-den-turkiye-aciklamasi-3820706-spor?page=3
Abrahamovic Türkiye’de ikamet ediyor uzun zamandır, bu tip haberlerin çıkması normal ancak benimki tesadüf. Çok zamandır Türkiye’de bir takım almak istiyor ancak UEFA’dan ve FİFA’dan kulüp lisansı alamayacağını düşündüğü için bu topa girmiyor abi. Ayrıca Galatasaray ve Fenerbahçe’nin satılması gibi bir durum söz konusu değil. Birini devlet, diğerini oligarklar destekliyor. Bizim az bir şansımız var düzlüğe çıkmak için ancak onlar her türlü para kaynağına sahip olduklarından çok rahat bir şekilde düzlüğe çıkarlar. Olan her türlü bize olacak. Boşuna küçültmeye çalışmadılar, boşuna yağmalamadılar kulübü, içini tümden boşaltıp borç ödeyemez hale getirip haczedilecek mal varlığını da bırakmayıp tabiri caizse soğan fiyatına elden çıkartılabilir hale gelecek kulüp. Umarım sadece komplo teorisinde kalır ancak iyi bir hukukçu ile anlaşırlarsa, birde üstüne yatırım şirketi kurup altına da varlık şirketi açıp Beşiktaş’ın borçlarını satın almaya başlarlarsa anlarız ki bu yukarıdaki olay gerçekleşecektir. Çünkü Bankalar Birliğinden çıkamadığımız her gün bu girdaba daha çok batıyormuşuz gibi hissettiriyor.