Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

Deli ZiyaOffline

0 out of 5
0 Ratings
  • Deli Ziya kullanıcısının profil fotoğrafı

    Deli Ziya yeni bir mesaj yazdı

    Sitenin toptan nabzini tutalim

    Muhim bir anket bu. Misafirler de dahil katilalim lutfen. Adali baskana guveniyor musunuz? Sizce ne yaptigini biliyor mu? Taraftar baskisina direnip dediklerinin arkasinda durabilecek mi? Transferlerden verim alabilecek mi? 

    Daha fazla oku
  • Deli Ziya kullanıcısının profil fotoğrafı

    Deli Ziya yeni bir mesaj yazdı

    @sverisson icin ❤️

    Gencligim Besiktastaki klup binasinin yanindaki evde gecti. Yanindaki derken fiziki olarak komsu olan apartmandi. Klube ve taraftara cok yakindim. Iceri kim girer, kim cikar, ne konusulur bilirdik. Daha da onemlisi Besiktas semti klubun nabzini tutar. Her seyi bilir. Onlardan...

    Daha fazla oku
    • Abi bu yazıdan sonra eleştirmeyi bende kenara bırakıyorum ve merakla bekliyorum neler olacak neler göreceğiz 🙂

      • Daha icraati olmayan kapali kutu bir yonetim var. Once bir gorelim. Hoca da KENDI takimi bir “kurmaya”baslasin. Begenmezsek hep beraber gomeriz.

    • Bence içi geçmiş yıldız transfer isteyen kitle yüzde 5 bile değildir. Beşiktaş taraftarı hiç olmadığı kadar işin farkında, başkana da teknik direktörüne de güveniyor.
      Sadece geçmiş hataların tekrarlanmayacağını görmek için bir ışık bekliyor. 2, 3 tane dosdoğru adım atın kimse gıkını çıkarmaz. Bunu güzel söylemlerle de destekleyin. Mesela ilk 2 ye yaklaşmak hedeftir denmez. Ne denir son haftaya kadar terinin son damlasına kadar savaşacak kadroyu kuracağız denir. Aidiyet duygusu yüksek, maç seçmeyen takım olacağız denir. Mücadeleyi edelim emin olun kimse zaten puan durumuna bakmaz.
      Transferde ismi geçen isimler bana ümit verdiriyor. (amdouni, asprilla gibi)
      Ne diyoruz yıkıcı eleştirmek yok, yapıcı oluyoruz ve GÜVENİYORUZ.

      • Ben ANC gibi taraftardan korkup U donusu yapmalarindan endise ediyordum ancak Adali her aciklamasinda plana sadik kalacagini soyluyor. Medya bu isleri sevmez. Tanidigim futbolunbilen renkliler bike meeakla bizi izlemeye basladi. Ciddi cidi bir seyler debiyoruz. Uzun soluklu bir aeyler. Temeli bir oturtursak bu lugde sadece Beaiktasin maclari izlenir.

    • Sırayla gideyim.
      Gençliğinin geçtiği çevreyi(bitişik bina yahu, dahası mı var?) öğrenince çok özendim, ciddi ciddi kıskandım..

      Ne güzel ne harika ne muhteşem bir atmosfer..

      Benim kulübe en yakın olduğum anlar üniversite yıllarında Teşvikiye’nin hemen altında, Ayşecik – Zeynep Değirmencioğlu’nun oturduğu binanın biraz ilerisinde(karşılaşmıştık bir kere, gülümseyerek selamlaşmıştık) Muradiye Mahallesi’nde oturduğum yıllardı..

      Camianın içinde bulunduğu durumu kabaca bir bakışla tasniflediğin taraftar ayırımına bakarsak -bu kadar sert, bu kadar katı bir tasnif yapılabiliyorsa şayet- 2. gruba dahil olduğumu idfia ettiğin canım kardeşim @aussie‘nin kalbini kırmamak kaydıyla(😏😎) 1. gruba daha yakın olduğumu söyleyebilirim rahatlıkla.

      Bir çekinceyle tabii ki:
      Koşulsuz destek, koşulsuz sabır yok bende abi..
      Oy verdiğim partinin (bile) en amansız (düşmanlık derecesinde) eleştırmeniyim ben hocam.
      Koşulsuz destek nedir bilmem..

      Ve aslında zaten en çok en sevdiğim, en güvendiğim, en çok başarılı olmasını beklediğim kişiler hata yaptığında üzülüyorum, kahroluyorum, yıkılıyorum ben.

      2. gruba dahil olmam mümkün değil.. Kulübün mali durumu ortadayken onun-bunun-ötekinin- falancanın-filancanın deve yükü paralar saçılarak gelmesini hayattt-ta istemem.

      Gelir de başarılı olursa tabii ki sevinirim, musmutlu olurum, o başka..

      Ama akıl almaz paralar saçarak yapılan transferleri kendi dünya görüşüme de bu Kulübün genetiğine de uygun bulmam..

      Marifet, bence, İngiltere Ligi’nde uzun uzun yıllar en büyük futbol yıldızlarından biri olmuş Les Ferdinand gibi yıldızları, henüz gencecik birer çocukken kokusunu alıp bulmak, oynatmak, verim almak ve sonrasında para kazanarak elden çıkartabilmektir.

      Ve hatta, böyle bir yola girebiliyorsan şayet, “Oynadığı Süre Zarfında Verim Almak Kaydıyla” o kaçınılmaz kariyer yükselmesi sürecinin belirli aşamasında, gerekirse hiç para kazanmadan gitmesini buruk bir mutlulukla izlemektir..

      Hocaya güvenmek istiyorum.
      Ama o kendine güveniyor mu, emin değilim.
      Mesele adamın bilgisinin olup olmaması değil.
      Zaten adamın bilgisini kantara vurmak hadsizliği benim düşeceğim bir yanılgı değil.

      OGS bu abiciğim, boru mu?

      Ama adamın bazı maçlarda yaptığı öyle hatalar da var ki, olur biter iş değil..

      Zaten bu ligde başarıya ulaşmak veya bir sene daha başarısızlık denizinde debelenmek kıl payı ölçüsünde farkların üst üste gelmesiyle oluyor iken “bizimkinin”, üstelik yanındaki 78 kişilik teknik kadroya rağmen böyle garip garip hatalar yapması hayatın olağan akışına göre mümkün olmakla birlikte, yıllar ve yıllar ve yıllar ve yıllar boyunca incinmiş olan zavallı ruhumda derin yaralar açıyor.
      Kabullenemiyorum.

      Bak hocam,
      O ostrogot çocuğu alçak herifin katlettiği maçla yitirdiğimiz 3. şampiyonluktaki sıralama:
      gs- 75
      fener- 72
      başak- 72
      Beşiktaş- 71 şeklindeydi..

      O rezil maçı biz alsak 74 olacaktık,
      gs 72’de kalacaktı.
      Ve böylece biz 3. şampiyonluğumuzu alıp belki 4 ve hatta belki de sonraki 5. şampiyonluğa doğru yürüyecektik.

      E şimdi böylesine hassas ayırımlarla yürünüyorken böyle bir ligde, onca güvendiğimiz bel bağladığımız teknik adam kör gözüne parmak misali hatalar yapınca kalbimiz kırılıyor.

      E o zaman da haliyle (hâşâ huzurdan) Sith Lordlarıyla ilgili sözler dökülüyor ağzımızdan..

      Eksi meselesine gelince,
      Orada taviz veremem hocam.
      Mümkün değil.
      Kendi kişiliğime böyle bir aşağılamayı yakıştırmam söz konusu dahi olamaz..

      Açayım:
      Yaklaşık bir sene kadar önce, muhtemelen hatırlar yahut ararsan bulursun, yazdığın bir yazında bir kitap görseli paylaşmıştın.
      İstatistikle ilgili bir kitaptı.

      Gördüğümde şasırıp sormuştum sana, “Kitabın yazarını tanıyor musun?..” diye.
      Tanımadığını, internetten aratıp bulduğunu, kısaca denk geldiğini söylemiştin..

      O kitabın yazarı benin gençlik yıllarından beri (ve hala) arkadaşımdır Ziya Hocam..
      Ailecek görüştüğümüz,
      Ev ziyaretleri yaptığımız,
      Aile büyüklerini kaybettiğimizde cenaze merasimlerinde buluştuğumuz,
      İki üç günün birinde telefonla uzun uzun konuştuğumuz,
      Arada gitarımı alıp, koltuğumun altına iki şişe kıstırıp evine misafir olduğum, kırık dökük üç beş nota eşliğinde şarkılar söylediğim(iz),
      Karşılıklı olarak birbirimize yazmış olduğumuz yazıları, öyküleri, denemeleri gönderip üzerinde fikir alışverişine girdiğimiz bir arkadaşım..

      Kaya kovuğundan çıkmadım ben Ziya Hocam.
      Kendi çapımda, kendi ölçeğimde müthiş zengin, donanımlı, değerli, birikimli bir arkadaş çevrem zaten var, hepinizin de olduğu gibi.

      Bu çevredeki dostlarımla konuştuğumda tabii ki birçok konuda çoook büyük bir oranda benzer görüşlerde olsak da(benzerliklerin fazlalığıdır çünkü arada tutan insanları) aralarda ters düştüğümüz, anlaşamadığımız, hemfikir olmadığımız anlar da olur.

      Ama bunlar niyet okuyarak değil, karşılıklı konuştuğumuz anlarda ortaya çıkar.

      Ve öyle zamanlarda da seninle Canki’nin veya Aussie’nin yahut FerMe’nin tatlı tatlı atıştığınız, yalandan dövüştüğünüz anlarda olduğu gibi harala gürele, alt alta üst üste kapışırız.

      Ama hiç olmazsa karşılıklı olarak konuşurken yaparız kavgamızı hocam..

      Kimden geldiği belli olmayan, nedeni niçini belirsiz mücerret(soyut) bir karşı duruş, hatta tek bir “Beğenmedim..” sözcüğü bile değil, ne diye atıldığı bilinmeyen bir Eksi, hayatını sözle geçirmiş biri olarak çok ters olmanın ötesinde adeta bir hakarettir hocam bana.

      İlgi manyağı değilim.
      Günlük hayatımda çok sayıda dostla çevrili bir ortamda yaşıyorum.
      Hayatım boyunca çok sevildim zaten.
      Ve biraz da o sebeple fazla ilgiden de sıkılırım..

      Beni düşmanlık derecesinde sevmeyenlerin dahi (ne mutlu ki) saygıda kusur etmedikleri bir adam olmayı başarmış biriyim.

      E şimdi ben böyle bir haldeyken, bu çoook sevdiğim ortamda, saygıyla beğeniyle, hayranlıkla, gıptayla okuduğum izlediğim takip ettiğim dostlar arasında, bu topluluğu gülümsetmek, bu muhteşem ortama küçücük bir katkıda da ben bulunayım diye düşünüp onlarca dakikamı vererek, imlasına noktasına, virgülüne kadar dikkat ederek, arada hata yapmış isem “tüh tüh tüh..” diye hayıflanarak yazdığım yazılara (Bak Dikkat Et) karşı çıkılması asla değil, hiçbir açıklama yapma zahmetine bile katlanmadan “Hasstir ulan!..” manasına gelecek biçimde Eksi verilmesi benim anlayışımda insanlık onuruna aykırıdır hocam.
      Kabullenmem mümkün değil bunu.

      Tek bir kişi dahi tek bir beğeni atmasın. Normaldir hocam.
      Ama Eksi atmak bir nedir abi?

      Beğenmediysen beğenme, yürü git işine.
      Yahut yaz altına, “şu şu şu konuda senin gibi düşünmüyorum ben..” de.
      Yahut deme.
      Bana ne?

      Çok sevdiğim bir sözdür Ziya Hocam:
      Dostluklar, çok sarp bir yamaçtaki çok derin bir uçurumun kenarında daracık bir patikada yürümeye benzer.
      Akıl almaz güzellikler sunar size.
      Ama, çok dikkatle yürümeniz kaydıyla..

      Kim, kime, hangi ölçüde, ne şekilde davranır bilmem, karışmam.
      Ama ben, kime ne şekilde davranıyorsam, kendime de aynı şekilde davranılmasını isterim hocam.

      Bitiriyorum.
      Bu gönderinle çok mutlu ettin beni, sağ ol, var ol.
      Benim tanıdığım @deliziya(🙂🤍🍻) işte böyle biridir çünkü.
      Benim nefes alma yerim olan KartalYorum.com da böyle bir yerdir..

      Son nokta:
      Tekrar dönüp okuyacağım, muhtemelen (ve mutlaka) var olan hataları elden geldiğince düzelttikten sonra Gönder tuşuna basacağım bu yanıtı hiç beğenmedim.
      Ciddiyim..

      Şiddetle kınıyorum kendimi.
      Eksi,
      Eksi,
      Eksi..

      Gaza geldim anasını satiim,
      5 kere daha Eksi..

      • Canım hocam, ne yalan söyleyeyim o eksileri görünce ben de duygusal bir tepkimeye girdim, içim çekildi, asabım bozuldu, refleks olarak kendimce artıya bi hışımla ve defaatle bastım ama bir defadan başkasına izin vermedi. Üzüldüğüne daha çok üzüldüm. Aklıma (malumunuz üzre) Sokrat’ın münazara esnasında bi haddini bilmez tarafından saygısız, seviyesiz ve kaba tavrına maruz kaldığında verdiği tepki geldi…. Tepkisizlik… Talebeleri “neden bir tepki vermediniz ?” diye sorduklarında “Eşek bana tekme attı diye, ben de mi tekme atayım” diye cevaplamış.. La teşbih ve la temsil… Boşveriniz hocam… Seviyenizi düşürüp sıkmayın canınızı… En kalbi sevgi ve saygılarımla…

    • Başkana ve hocaya güvenmeyip de ne yapacağız? Hadi yarın ikisini de gönderdik diyelim. Bugünden yarına ne değişecek? Hazır idarî ve teknik kadro arasında bir iç uyum sağlanmışken bunun neticesini beklemek gerekiyor. Her defasında kuleyi yıkıp sıfırdan inşaya başladık da ne oldu? Düşe kalka yürümeyi ve sonra da koşmayı öğreneceğiz. Yeter ki fahiş ve kasıtlı hatalar olmasın.

      • Senoe ben zaten Mert haric ayni kafadayiz kardesim ama genc nesil asiri sabirsiz. Tuketim toplumu oldugumuz icin mantik hep parayi bastir al. Boyle olmayacagini artik yavas yavas gormeye basladik diye umuyorum. Ilk defa bu yogunlukta ve sayida korumaci bir taraftar kitlesine ulastifimizi gormek beni heyecanlandiriyor isin dogrusu. Ben keyifle vekliyorum transferleri. Sans yonetimin yaninda olur insallah. Cunku biraz da sans lazim bu kez. Sakatlik, uyum sorunu, kisilik problemi falan da var bu etkenlerde.

  • Deli Ziya kullanıcısının profil fotoğrafı

    Deli Ziya yeni bir mesaj yazdı

    Neyin kafasi bu?

    "Takimdaki 2 futbolcu haric hepsini satin" diyorsan  hocaya neden kabahat buluyorsun?  Elinde tabanca gibi takim olur (bkz:Senol Gunes) sicip batirirsin ha o zaman "hoca gitsin" dersin. 25 kisilik kadroda 3-4 adamin futbolcu oldugunu iddia edebilecek bir bir acz icindeyken...

    Daha fazla oku
    • Hepimiz Nasrettin Hoca’nın evlatları olarak görürüz ya kendimizi. Hah işte, oradan yürüyelim.
      Bu etse kedi nerede?
      Bu kediyse et nerede?

      Hoca müthiş bir futbol adamıysa takım beş para etmez demektir.
      Takım o kadar da kötü değil, 3-5 takviyeyle uçacak gibiyse hoca bize uymuyor sonucu çıkar.
      Veya belki biraz ondan, biraz bundan.
      Yahut, yine belki hem ondan hem bundan.

      Sonuç itibariyle sebep hangisi olursa olsun eldeki sonuç ortada.
      Olmadı..
      Olmuyor..
      ..ve işin kötüsü, görünen o ki, olmayacak sanki.

      Herkesin dilindeki cümle: Bu takımı hoca kurmadı. Adam n’aapsın?
      Futbol dünyası böyle bir yerse şayet kim kimi ne diye, ne sebeple sorumlu tutabilir hocam?

      Adalı’da kabahat yok, takımı Arat kurdu.
      Arat ne yapsın? Günahın tamamı Çebi’ye ait.
      OGS suçsuz, takımı Gio çalıştırmadı.
      Gio da suçsuz, çünkü kamp yerinde fitness salonu bile yoktu.

      Bu şekilde yürünmez, benden söylemesi.

      Bence tek suçlu kulübün Divan Kurulu + yönetimin Hukuk birimi..

      Bu kadar yüksek bedellerle sözleşme yapılmaz.
      Yahut yapılır, hatta daha fazlasına da yapılır ama o sözleşmeye çelikten sert performans maddeleri konur.

      120 yıllık takıma geleceksin,
      Paran bir ay gecikse hır çıkartacaksın,
      Ama öte yandan (haşa huzurdan) kıçını yayıp oturacaksın.
      ..ve aylık ödemelerini kesintisiz almaya devam edeceksin.

      Kadroyu hoca kurmadı, eyvallah.
      Çalıştıran kim peki?
      Bir hocanın eli, takıma, 5 aydan bu yana, hiç mi değmez abi?

      Oyuncular maç seçiyor..
      Derbi maçları dışında pek(aslında hiç) bir başarı olmadığına göre aslında Hoca maç seçiyor olabilir mi?

      Derbi maçlara bakıyoruz.
      Kadroda pek bir hata yok.
      Oyun planı düzgün.
      Değişiklikler yerinde ve zamanında.

      Sair maçlara bakıyoruz.
      Kadro bir garip.
      Oyun planı yok.
      Değişiklikler fecaat..

      Adamı tanımam, bilmem.
      Kulüpte akla ziyan bir teknik kadro yapılanması yapışıyordur, yapılmıştır, bilmem.
      Ama böyle bir yapılanma oluyorsa, bunun oyuna ve skora bir yansımasının olmasını beklerim.

      Var mı böyle bir yansıma?
      Belki var.
      Ama ben göremiyorum.
      Göremediğim için de iyimser olamıyorum..

      Gelmediği için çok kırgınım kendisine ve hiç de umutlu olamıyorum ama,
      korkarım ki galiba, Sergen’e ya da Sergen gibi birisine muhtaç olacağız biz bu gidişle.

      • ustadim sana numarali olarak kronolojik cevap siralayacagim
        1)Ben kendimi Nasrettin hocanin evladi olarak gormedim. Hatta kendisine de gicik olurum. Alkolik bir denyo oldugunu dusunmusumdur hep :)))
        2) 3-5 degisikligi kucumsemen genel resmi de gozden kaciriyor.
        3) Eldeki gercekleri gormemek ve ya goz ardi etmekle (su anki klubun ve ele alindigi haldeki durumu) durumu inkar etmek ne kadar adil?
        4) 5 ayda takima hocanin cok fazla degdigini dusunuyorum. Adam hem rekor kirdi hem de bazilarini bu takimla(?) egale etti.
        5) Ne hoca ne takim mac seciyor. Dun de deli gibi oynadilar. Asil sorun mac takimi cekiyor. Gayet basit sorun. Ileri 3’lun olmayinca kapanan takima karsi is yapamiyorsun. Sana saldirani da dagitiyorsun. Bu da hocanin basarili oldugunu gosterir.
        6) Kadroyu biz kurmasak sanki? Adamin ordu gibi teknik kadrosu var. Yedek klubesi sanki sampiyonlar ligi kadrosu :))
        7) Sergen gelirse ben yine golfe baslarim ama Adalidan cok umitliyim. ANC’nin SG de yaptigi gibi oyle bir sacmalik yapacagini sanmiyorum.
        Senden rica ettiydim. Sikintilari hepimiz goruyoruz. Cozum onerilerini yaz. @sverisson

    • Abi yapma bari sen yapma gözünü seveyim.. Bu adam takımın başına kış transfer sezonu sonrası mı geldi? Madem takım kötü niye takviye yaptırtmamış, geçin bu işleri.. Abi valla sizler de şöyle yorum yapıyorsunuz ya çıldırıyorum… Emirhan – Udokhai değişikliği anlatın.. Oyuncu tercihlerini anlatın… Anlatın abi.. Kupa da niye rotasyon yapmaya kalkmış anlatın abi? Söyleyin abi.. Yazmışsın ŞG sıçıp batırdı diye.. Bu kadar kötü bırakıp gitmedi.. En azından kimse bizi iç sahada yenmenin hayalini kuramıyordu.. ŞG dönemi mağlubiyet sayısı bir elin parmalarını geçmez.. Son geldiğinde bile Türkiye de iç sahada yenilgi yüzü görmemişiz… Şuan ligde 35 maç oynamışız galibiyet sayısı yarısı kadar bile değil. Abi neyi savunuyorsunuz.. Korkak herifin.. Son açıklamasına bak risk almak gerekiyormuş. Forveti niye çiftlememiş o zaman.. Bırakın abi Allah aşkına bari siz yapmayın.. Biz daha çok üzülürüz.. Şuraya bakın daha gelecek sezon planlaması yapılacak ama kimse de umut istek kalmamış.. Herkes biliyor bu yönetim eylülü göremeyecek çünkü Beşiktaş eylülde lige havlu atacak.. Bu kadro avrupadaki elemeyi geçemez.. Abi geçemez

    • takim da kötü hoca da kötü. hatta işin ilginci 2 hocamız var güya, Ole ve Moe. Kadro zaten karadelik gibi gelen hocayı da yutuyor. ama oyuncu tercihleri, müdahaleler hic yakışmıyor teknik ekibe.

  • Deli Ziya kullanıcısının profil fotoğrafı

    Deli Ziya yeni bir mesaj yazdı

    Besiktas kayak merkezi

    Gelen kayiyor, giden kayiyor. Sabah kalktim maci izleyeyim dedim. Pazar gunu isim gucum yok erken kalkip mac izleyeyim dedim. Kanali acmadan icimden "simdi bos tirubunlere mac mi izlenir yahu" derken bir baktim stat full cekmis. Buyuk takim, buyuk taraftar...

    Daha fazla oku
  • Deli Ziya kullanıcısının profil fotoğrafı

    Deli Ziya yeni bir mesaj yazdı

    galasaray neden bu kadar basarili?

    Cunku: 1) yapi..  diyerek isyan dolu uzuuun bir liste hazirlarsiniz hemen. Ama gercek su ki "galasaray gercekten basarili mi?" Bence odaklanilmasi gereken soru bu. Gelelim cevaplara:1) Bir klup dusunun ki 3 yil ust uste sampiyon olmus. Haksiz bir rekabet...

    Daha fazla oku
    • ziya kardeşim kimin eli kimin cebinde olan bi sistem herzaman eninde sonunda patlar , en fazla bir secimlik basari hikayerleri ( masallari ) kaldi

      • Aynen o noktadayim ben de. Bir bu mafya isleri de ortallik uzun surmez. Isin sonu malum. Hep boyle olmustur. Adamlar sampiyon oldu eglenmeyi bile beceremiyorlar.

    • yandaşspor a hiçbir şey olmaz florya yı iki kez daha satar ücretsiz geri alırlar. Kamu kurumları sponsor olur kamu bankaları kredi sağlar bir şekilde akp nin sportif şubesini ayağa kaldırırlar.

    • Ziya cok güzel ve dogru tesbitlerde bulunmussun tebrik ederim.fakat bir noktaya katilmiyorum(birgün patliyacaklar) patlamazlar ziya dikkat et gs.2000 yilindan sonra 18 sampiyonluk kazanmis neden?Türkiyedeki düzen deyismedigi müddetce patlamazlar ziya kardesim.arkalarinda sadece devlet deyil devlet üstü bir güc var.
      Bizim mücadele etmemiz gereken yer gs.deyil ima ettigim o güctür.transferle falan kafayi bosuna yormayalim.

      • Benim tahminim kendi kendilerini patlatacaklar abi. Disaridan bir etkiyle degil. Lagundaki gaz birikmeleri nasil patlarsa bunlarin sinunda o olacak. Yakinda o klupte silah sesleri geldiginde delinin biri demisti dersin.

    • Yapı dedikleri şey taraftar sayısıyla ilgili…Bızim taraftar sayısı artırma projelerimiz var mı? Taraftar sayısında birinci olursan yapı da sana çalısır ,istediğin gibi de futbolcu bulursun

  • Daha fazla gönderi yükle

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.