Canım hocam, ne yalan söyleyeyim o eksileri görünce ben de duygusal bir tepkimeye girdim, içim çekildi, asabım bozuldu, refleks olarak kendimce artıya bi hışımla ve defaatle bastım ama bir defadan başkasına izin vermedi. Üzüldüğüne daha çok üzüldüm. Aklıma (malumunuz üzre) Sokrat’ın münazara esnasında bi haddini bilmez tarafından saygısız, seviyesiz ve kaba tavrına maruz kaldığında verdiği tepki geldi…. Tepkisizlik… Talebeleri “neden bir tepki vermediniz ?” diye sorduklarında “Eşek bana tekme attı diye, ben de mi tekme atayım” diye cevaplamış.. La teşbih ve la temsil… Boşveriniz hocam… Seviyenizi düşürüp sıkmayın canınızı… En kalbi sevgi ve saygılarımla…
11
Bitmesin istiyor insan… Böyle söz ustalığı kalemine sirayet etmiş bir edibin kaleminden dökülenleri okumak yerden altın toplamak gibi… Geçenlerde meslektaşlarım “kitap kulübü” kurdular. Beni de -tabir caizse- iki kolumdan tutup sırtımdan ittirerek küratör gibi bir şey yaptılar.. Çok ister(d)im zat-ı alinizi tanımalarını…Mümkün olsa da teşrifleriniz bizi müşerref kılsa…En kalbi sevgi ve saygılarımla..
2
“Hayvanlaşıyoruz!..”
Yakın çevreme ve çoğu zaman kendime ara ara sorduğum bir sorudur bu: “Bugün hayvandan farklı ne yaptın / ne yaptım?”
Bazen cevap vermede çok zorlandığımı ve zaman zaman hicap duyduğumu da itiraf edeyim yeri gelmişken. Çünkü yemek yedim, içtim, uyudum, gezdim, dolaştım desem… Veya oyun oynadım, oynaştım desem… Ne dersem deyim akli bir faaliyette bulunmadığım, akli melekelerimi aktif olarak kullanmadığım sürece hayvanlardan farklı bir şey yapmış olmuyorum. Basit bir düşünmeden bahsetmiyorum elbet. Zira hayvanların çoğu bunu da yapabiliyor.
Aklımızı kullanmıyoruz, düşünmüyoruz, düşünce üretmiyoruz. Hatta konuş(a)muyoruz bile… Çok konuşanların bile kelime dağarcığını toplasanız birkaç yüz kelime anca çıkar. Oysa düşünmenin temel malzemesi, hammaddesi kelimelerdir. Kelime bilgisi insanın zekâsını, zekâ insanın düşüncesini artırır. El arabasındaki birkaç tuğla ile apartman yapılır mı?
Bizler, toplum olarak dilsizleştik… Dahası dinsizleştik… Aslından kopuk, din sandığımız uydurmaların peşinden gidip, güzelim dinimizi maskaraya çevirdik. Tüm bunların neticesinde hissizleştik; kimliğimizi kaybettik. Merhameti, vicdanı, samimiyeti…Hayattan ıtrah edip, hepsini lügate hapsettik. Robot insanlardan çok daha önce insan robotlar yetiştirdik. Bireysel ve/ya toplumsal planda, başımıza bir felaket geldiği zaman, kendi ellerimizle yaptıklarımız yüzünden deyip de kendimizle yüzleş(e)medik. Yüzümüzü ak tutmak yerine, yüzümüzün karasını gizleyecek türlü türlü maskeler ürettik. En son “sosyal mesafe” sloganı ile ürettiğimiz maskeyle de sosyalliğin her türlüsüne “mesafe” getirdik. Burası bir başka seviyeymiş meğerse…
Şimdilerde toplum mühendisliğinin son aşamasına gelinmiştir (bence). Çok değil, birkaç yıl sonra, beyinleri kitap kokusunu, elleri kalem tutuşunu unutmuş; boşa geçen zamanlarını boş zamanım yok diyerek harcamış tablet telefon bebelerimiz büyüyecek; insan hamuru kıvamına gelecek.
Yapay zekâ dururken, durup düşünmek zul gelecek bu insanlara. Dünyanın en saçma, en gereksiz işi olacak, “düşünmek…” Sonra, aklı gelişmemiş, düşünme yetisini kaybeden, başkasının aklını kendi aklı gibi kullanan bu insanlara, artık kim ne şekil vermek istiyorsa o şekilde olacaklar. Hasılı kelam: zaman zor zaman, mekan kor mekan…
Canım hocam, yazını görünce kıymetli bir maden bulmuş gibi sevinen bu fakir, yazına kayıtsız kalamadı. Bir iki kelam ile mukabele etmek istedi. Allah ömrünü müzdad kılsın.
Sevgi ve saygılarımla…
2
Bu kadar güzel ve nâzik ifadeleriniz karşısında ne söyleyeceğimi bil(e)mem; asıl güzellik sizin nezâketinizde saklıdır canım hocam…Kaleminizden dökülenler âcizâne şahsım için bir iftihar madalyasıdır. En kalbi sevgi ve saygılarımla… :))
2
Sanırım tüm forum adına şöyle hecelerine bastıra bastıra “Estağfurullah! ” desem münasebetsizlik yapmış olmam diye düşünüyorum.. Canım hocam.. Olmasaydın olmazdık desem.. Kendi adıma hiç de mübalağa olmaz… En kalbi sevgi ve saygılarımla.
5
Muhterem Hocam, siz de biliyorsunuz ki, bir trilyon gölgeyi üst üste koyup sıkıştırsak yine de bir milimetrelik yer kaplamaz. Elle tutulur yapıcı eleştiri varsa, o eleştiriyi yapabilecek donanımı olan varsa beri gelsin… Baş tacıdır.. Değilse sayısı ne kadar büyük olursa olsun ancak kocaman bir “hiç” olur.. Ee o zaman da bize düşen “gölge etmesinler başka ihsan istemez” demek olur. Sevgi ve saygılarımla….
6
Vallahi hocam yalan yok cami bahçesine gireceksin diye ödüm kopmuştu ama anlıyorum ki cami duvarına yestehlemişsin… Neyse buna da şükür.. Çok şükür… Allah ne sana ne bize bir daha böyle bir şey yaşatmasın inşallah ❤️🙏
2
Hocam doğum yeri lazım.. Peki bu sitede polis arkadaşlar yok muydu? Mesela benim aklıma Volkan geldi… Sonuçta tarih olarak olmasa da tarih aralığı olarak biliyoruz.. Bölgeyi de biliyoruz. Mutlaka o bölgede bir karakolda kaydı vardır diye düşünüyorum.. (Emin olmamakla birlikte)
1
Canım Hocam acaba diyorum forumda kayıtlı mail adresi yok mudur? İhtimal ya belki soyadı olabilir diyebileceğimiz bir mail adresi vardır.. Şahsen isim soyisimden tüm Türkiye’de sorgulama yapabilirim. Tabi binlerce isim çıkacaktır.. Ama belki yaş aralığından – biliyorsak- doğum yeri bilgisinden vs elimizde ne bilgi varsa kriter belirleyip sayıyı epey bir düşürürüz.. Sonra tek tek araştırılır. Ben tüm mesaimi feda etmeye canı gönülden hazırım… Gerekirse meslektaşlarımdan destek de alırım ama biraz daha bilgi lazım hocam, birazcık daha… 😏😔
1
Sadece İlçeyi bilebilsek yeter aslında. Milli Eğitim Müfettişi arkadaşlar var her türlü buldururum
Canım hocam, ne yalan söyleyeyim o eksileri görünce ben de duygusal bir tepkimeye girdim, içim çekildi, asabım bozuldu, refleks olarak kendimce artıya bi hışımla ve defaatle bastım ama bir defadan başkasına izin vermedi. Üzüldüğüne daha çok üzüldüm. Aklıma (malumunuz üzre) Sokrat’ın münazara esnasında bi haddini bilmez tarafından saygısız, seviyesiz ve kaba tavrına maruz kaldığında verdiği tepki geldi…. Tepkisizlik… Talebeleri “neden bir tepki vermediniz ?” diye sorduklarında “Eşek bana tekme attı diye, ben de mi tekme atayım” diye cevaplamış.. La teşbih ve la temsil… Boşveriniz hocam… Seviyenizi düşürüp sıkmayın canınızı… En kalbi sevgi ve saygılarımla…
Bitmesin istiyor insan… Böyle söz ustalığı kalemine sirayet etmiş bir edibin kaleminden dökülenleri okumak yerden altın toplamak gibi… Geçenlerde meslektaşlarım “kitap kulübü” kurdular. Beni de -tabir caizse- iki kolumdan tutup sırtımdan ittirerek küratör gibi bir şey yaptılar.. Çok ister(d)im zat-ı alinizi tanımalarını…Mümkün olsa da teşrifleriniz bizi müşerref kılsa…En kalbi sevgi ve saygılarımla..
“Hayvanlaşıyoruz!..”
Yakın çevreme ve çoğu zaman kendime ara ara sorduğum bir sorudur bu:
“Bugün hayvandan farklı ne yaptın / ne yaptım?”
Bazen cevap vermede çok zorlandığımı ve zaman zaman hicap duyduğumu da itiraf edeyim yeri gelmişken. Çünkü yemek yedim, içtim, uyudum, gezdim, dolaştım desem… Veya oyun oynadım, oynaştım desem… Ne dersem deyim akli bir faaliyette bulunmadığım, akli melekelerimi aktif olarak kullanmadığım sürece hayvanlardan farklı bir şey yapmış olmuyorum. Basit bir düşünmeden bahsetmiyorum elbet. Zira hayvanların çoğu bunu da yapabiliyor.
Aklımızı kullanmıyoruz, düşünmüyoruz, düşünce üretmiyoruz. Hatta konuş(a)muyoruz bile… Çok konuşanların bile kelime dağarcığını toplasanız birkaç yüz kelime anca çıkar. Oysa düşünmenin temel malzemesi, hammaddesi kelimelerdir. Kelime bilgisi insanın zekâsını, zekâ insanın düşüncesini artırır. El arabasındaki birkaç tuğla ile apartman yapılır mı?
Bizler, toplum olarak dilsizleştik… Dahası dinsizleştik… Aslından kopuk, din sandığımız uydurmaların peşinden gidip, güzelim dinimizi maskaraya çevirdik. Tüm bunların neticesinde hissizleştik; kimliğimizi kaybettik. Merhameti, vicdanı, samimiyeti…Hayattan ıtrah edip, hepsini lügate hapsettik. Robot insanlardan çok daha önce insan robotlar yetiştirdik. Bireysel ve/ya toplumsal planda, başımıza bir felaket geldiği zaman, kendi ellerimizle yaptıklarımız yüzünden deyip de kendimizle yüzleş(e)medik. Yüzümüzü ak tutmak yerine, yüzümüzün karasını gizleyecek türlü türlü maskeler ürettik. En son “sosyal mesafe” sloganı ile ürettiğimiz maskeyle de sosyalliğin her türlüsüne “mesafe” getirdik. Burası bir başka seviyeymiş meğerse…
Şimdilerde toplum mühendisliğinin son aşamasına gelinmiştir (bence). Çok değil, birkaç yıl sonra, beyinleri kitap kokusunu, elleri kalem tutuşunu unutmuş; boşa geçen zamanlarını boş zamanım yok diyerek harcamış tablet telefon bebelerimiz büyüyecek; insan hamuru kıvamına gelecek.
Yapay zekâ dururken, durup düşünmek zul gelecek bu insanlara. Dünyanın en saçma, en gereksiz işi olacak, “düşünmek…” Sonra, aklı gelişmemiş, düşünme yetisini kaybeden, başkasının aklını kendi aklı gibi kullanan bu insanlara, artık kim ne şekil vermek istiyorsa o şekilde olacaklar. Hasılı kelam: zaman zor zaman, mekan kor mekan…
Canım hocam, yazını görünce kıymetli bir maden bulmuş gibi sevinen bu fakir, yazına kayıtsız kalamadı. Bir iki kelam ile mukabele etmek istedi. Allah ömrünü müzdad kılsın.
Sevgi ve saygılarımla…
Bu kadar güzel ve nâzik ifadeleriniz karşısında ne söyleyeceğimi bil(e)mem; asıl güzellik sizin nezâketinizde saklıdır canım hocam…Kaleminizden dökülenler âcizâne şahsım için bir iftihar madalyasıdır. En kalbi sevgi ve saygılarımla… :))
Sanırım tüm forum adına şöyle hecelerine bastıra bastıra “Estağfurullah! ” desem münasebetsizlik yapmış olmam diye düşünüyorum.. Canım hocam.. Olmasaydın olmazdık desem.. Kendi adıma hiç de mübalağa olmaz… En kalbi sevgi ve saygılarımla.
Muhterem Hocam, siz de biliyorsunuz ki, bir trilyon gölgeyi üst üste koyup sıkıştırsak yine de bir milimetrelik yer kaplamaz. Elle tutulur yapıcı eleştiri varsa, o eleştiriyi yapabilecek donanımı olan varsa beri gelsin… Baş tacıdır.. Değilse sayısı ne kadar büyük olursa olsun ancak kocaman bir “hiç” olur.. Ee o zaman da bize düşen “gölge etmesinler başka ihsan istemez” demek olur. Sevgi ve saygılarımla….
Vallahi hocam yalan yok cami bahçesine gireceksin diye ödüm kopmuştu ama anlıyorum ki cami duvarına yestehlemişsin… Neyse buna da şükür.. Çok şükür… Allah ne sana ne bize bir daha böyle bir şey yaşatmasın inşallah ❤️🙏
Hocam doğum yeri lazım.. Peki bu sitede polis arkadaşlar yok muydu? Mesela benim aklıma Volkan geldi… Sonuçta tarih olarak olmasa da tarih aralığı olarak biliyoruz.. Bölgeyi de biliyoruz. Mutlaka o bölgede bir karakolda kaydı vardır diye düşünüyorum.. (Emin olmamakla birlikte)
Canım Hocam acaba diyorum forumda kayıtlı mail adresi yok mudur? İhtimal ya belki soyadı olabilir diyebileceğimiz bir mail adresi vardır.. Şahsen isim soyisimden tüm Türkiye’de sorgulama yapabilirim. Tabi binlerce isim çıkacaktır.. Ama belki yaş aralığından – biliyorsak- doğum yeri bilgisinden vs elimizde ne bilgi varsa kriter belirleyip sayıyı epey bir düşürürüz.. Sonra tek tek araştırılır. Ben tüm mesaimi feda etmeye canı gönülden hazırım… Gerekirse meslektaşlarımdan destek de alırım ama biraz daha bilgi lazım hocam, birazcık daha… 😏😔
Sadece İlçeyi bilebilsek yeter aslında. Milli Eğitim Müfettişi arkadaşlar var her türlü buldururum