içinde

Ağrı günleri.. 2

öncekinde yanlışlıkla yayınlaya bastım geri alamadım. yazıy düzenle olsa ordan devam ederdim. neyse hikaye burda başlıyor zaten sıkı okuyun.

Paralar sayıldı ihtiyaçlar belirlendi ve o bitmez dediğimiz üç ay yetecek para on günde bitti. ama teyzemlerin dayımın çocuklarının yeni elbiseleri ayakkabıları oldu. olsundu. nasıl olsa babamız vardı. babamın nerde işe başladığını bilmediğimizden ona tez vakitte ulaşacak akrabamıza telgraf çektik paramız bitti baba para göndersin. bir gün sonra cevap geldi. babanız burda bir kadınla beraber. onunla evlenecek. şimdi çalışmıyor işe girrip çalışınca gönderecekmiş.biz artık hep burada kalacakmışız… ölüm sessizliği…resmen. biri ölse anlarsın da bu bambaşka bir duygu.  yaşım oniki. ben bu yaşta ne yapabilirim babamsız….

annem bir hafta ağladı. doğru dürüst bir şey yemedi. ben ve kardeşlerim ilk baş kalabalık sofraya çağrıldık. sonra çağrılmadık. açız. sofradan az ekmek artıklarından aldım. ocağın altında patates çuvalı var iki patates aldım. annemden gördüğüm gibi soymaya çalıştım.patateslerin yarısı soyduğum tarafta kaldı ama olsundu. kalan yeter. onları annemden gördüğüm gibi kesmeye çalıştım, benimkilerin kimi kibrit kutusu kimi kibrit çöpü.neyse  tavayı aldım az yağ döktüm yağ kızıncada annem gibi patatesleri attım içine. az kızarıncada tuz attım.ocağı kapadım iki yanımdaki kardeşimi aldım soba yanmıyordu tavayı koydum üstüne. sofradan aldığım ekmek artıklarını paylaştım kardeşlerimle yumulduk patateslere. anneminki gibi değildi dışı sıcakta içi çiğdi. kızkardeşim yemedi zaten yavan ekmek yedi yattı. benle erkek kardeşim ekmeği yağa baztık yağdaki tuzu katık yaptık..

2 gün geçti. ninem anneme benim bir işe girip çalışmam gerektiğini söylemiş.yediğiniz ekmeği alsın yeter demiş.annem tamam iş bulun çalışsın demiş. benim hiç bir şeyden haberim yok. ertesi gece sabah dörtte tanımadığım biri omuzlarımdan tutmuş tüm gücüyle sarsarak uyandırıyor beni. erul bumudir yanımda bi sürü çocuk yatıyor çünkü. eruuuul eruuul kalk işe gidiik. kalktım ama uyuyorum ayakta. hayatımda ilk kez sabah dörtte kalktım. giyindim. çıktık evden. meydanda bir traktör kasasında kızlı erkekli elli kişi rahat var.çoğuda çocuk. kızların kadınların hepsi beyaz tülbentle başları örtülü.çoğu yüzünüde kapatmış. içlerinden bazı yaşıtım kızlar bana bakıp kikirdiyor.ben oralı olmuyorum.

traktör kasasında tam bir saate yakın yol gittik. tarlaya vardık.tarla pancar tarlasıymış.çapaları dağıttılar. ben beni uyandıran çocuğu buldum. ben ne yapacam dedim. çapanın söktüğü yabani otları öbek öbek toplayacaksın dedi.kolaymış dedim. çapacının görmediği yabani otuda sen kopar dedi. ben de bi çapacı abi seçtim başladım  toplamaya. ama abi çok ot unutuyor bende başladım onları yolmaya…öğlene doğru topladığımız otları alacak traktör geldi. bi bağrışmalar oldu benim çapacı abiyi itip kakıyorlar yaptığı yerde şeker pancarı seyrek koparılmış. adam dil döküyor ama mesuliyet onda dönüp bakacaktı. o öbür çapacılar beni geçmesin derdinde onu ot toplayan traktörle gönderdiler banada sen yoruldun.suyun başında dinlen akşama kadar. tamam dedim. akşam eve döndük herkes benden para bekliyor. ama vermedilerki. durumu anlattım. dayım kolumdan tuttuğu gibi adamın bulunduğu kahveye götürdü. adamı buldu. sen hiç utanmazmısın bu sabi çocuğun hakkını yemeye. e oda pancarları yoldu. sende öğretseydin yolmasaydı. başındaki adam ara ara kontrol etseydi çocuğun suçu ne. ver parasını. yarısını veririm dedi çıkardı onbeş lira uzattı. dayım cebinden iki buçuk lira çıkardı bana verdi. geri kalanıyla eve ekmek aldı.

Ertesi gün cebimde ikibuçuk lirayla sabah erkenden yollardayım. babamın verdiği harçlıklarla sinemaya giderdim ya yine öyle yaptım. hemde tarkan oynuyor. az dolaşırken yerde karton kutular gördüm üzerinde bir sürü sayı kare kare odacıklar içinde kenara bir rampa koymuş o rampadan elindeki bozuk parayı salıyorsun. o para her hangi bir sayının üstüne gidip tamamıyle kapatırsa elindeki  parayı ordaki sayıyla çarpyorsun o kadar para senin. denemeye karar verdim. lakabımda delilik var ya. yirmi beş kat olan yer var herkes rampayı o tarafa çeviriyor ben öyle yapmadım.üç beş altı yeni on yazan yere bıraktım. param büyük.iki buçuk lira. yuvarlana yuvarlana birazda naz ederek gitti on yazan rakamı kapadı. ben değil herkes şokta. oynatan çocuk bizden büyük. parayı on kez kontrol etti bulamadı bir şey. bir daha at gelirse vallaha verecem kıvırması yaptı. tabi ben dahil ordaki oynayanlar yaygarayı kopardık. çocuklar demk bizde tuttursak bizede vermiyecektin sahtekar falan derken yanda aynı oyunu oynatan abi bir tokat çaktı çocuğa. cebinde ikiyüz elli lira oldu hep sen kazamıycan kazanada hakkını verecen.ver çocuğun parasını.

verdi yirmi beş lira. babam bana oğlum asla evine kumar parası sokma derdi. çocuk aklımla düşündüm. 10 tane ekmek bir çuvalda patates aldım. bel iki büklüm girdim eve annem boynuma sarıldı. oğlum sen işmi buldun. he anne buldum. nerde. sinemada. napıyon yere karton sermişler onları topluyom.aferim oğluma.. ertesi gün bir karton buldum. o kartonla yaz boyu yalnızca kendi aileme değil tüm teyzelerime nineme yeğenlerime ben baktım.eve para sokmadım.kimseye bir kuruş vermedim. erzak aldım. ailemin başını öne eğdirmedi

SONRA BİR GÜN……

Evin önünde oynarken  sokağın başından bir adan aramızda elli metre var. kafasının üst tarafı kel babam gibi..  babam heybetli kaslı kolları pehlivan gibi omuzları geniş. bu adam bana yaklaşıyor hafifte dişlerini göstererek ama zapzayıf, kuru, yüzü bembeyaz. babamın yüzü yanakları hafif tombul bıyıklarıda gür. bunda da bıyık varda kısa….burası çıkmaz sokak az daha gelirse yerden taş alıp atacam. sonra kaçarım.  derken adam bana ” OĞLUUM ” dedi…. ben babamı o an sesinden tanıdım. ” BABAAAAAAAA’ ‘ ” BABAAAAAAAA ‘diye öyle bağırmışım ki. o sokakta dokuz hane ev var insanlar dışarda. annem ninem erola birşey oldu deyip başları açık fırladılar. teyzemler yeğenler kardeşlerim. herkes şokta. onlar babamın sesini duymadı ya bu adam kim erol neden babaaaaa diye haykırdı. neden bu adama sarılmış katıla katıla ağlıyor.. peki adam neden ağlıyor. valla konuşana kadar kimsede tanımadı. taa ki anne babam söz verdiği gibi bizi almaya gelmiş.deyinceye  kadar. annem kendine geldiğinde eve girdi.kendini odaya kitledi. ninem teyzelerim babama saldıracak oldu. babamın bir bacağına kız kardeşim. diğerine erkek kardeşim.sarılmış. babamın kucağında ben. bize kıyamadılar. sonra hep birlikte eve girdik. anneme ninem kapıyı zorla açtırdı.. babam odaya girdi. kapı kapanırken tam belki üç belki beş cm kalmıştı. annemin babama koşarak sarıldığını gördüm. kapı kapansa da sesler duyuluyor..babam sadece affet hata yaptım. bundan sonra olmaz dedi.  ikisi de birbirinin ilk aşkı ilk göz ağrısı yokluğun dibinide yaşadılar varlığıda gördüler. şu an onları kavuşturan aşkları…

on gün sonra Ağrıdan silecek ayrıldık.rotamız balıkesirin güzel ilçesi andırma. proje bağfaş gübre farikası. süre bir sene 

orası başka hikaye..kırılma anı…ş

$ s Yorumları

Cevap bırakın
  1. Valla Bodo, kusura bakma ama, bu yazına hiçbir yorum yapamayacağım..
    Bitti çünkü bende, bir şey kalmadı..
    Nasıl bir hayat yaşadın kardeşim sen?..
    Ya da herkes gibi normal bir hayat yaşadın da bu kadar akıcı, yalın, içten nasıl anlatıyorsun?.. Bilemedim..

    Büyük bir keyifle, merakla, sevgiyle, hüzünle okudum yine bu bölümü..
    Çok da beğendim..

    Kafandaki akışa müdahale gibi olmazsa eğer, şöyle bir gidiş yolu belirleyelim seninle..

    İstersen, ulaşabildiğin en eski anından başlayabilirsin anlatmaya..
    İstersen, o kadar eskiye gitmeye kalkarsak bugünlere gelmemiz günler, aylar alır dersen sondaj metoduyla yürüyebilirsin..

    Kolunu küpün(belleğinin) içine daldırıp, eline geleni bize iletmen gibi..

    İkisi de olur bence..
    Sadece, mümkün olduğunca dönemleri belirleyerek gidelim..
    Bu arada tedavin de olumlu yönde ilerleyecektir elbette..
    Bunları bir yerde tutar birleştiririz bir vakit sonra..
    Olur sana bir demet tiyatro..

    Gelecek yazını merakla bekliyorum..
    Sevgilerimle..

  2. @sverisson üstat bugüne kadar anlattıklarımın hepsi başımdan geçen gerçek hikaye. bunu nasıl ispatlarım.. babam öldü annem sağ.dayım da benim gibi karaciğerden kanser.onunda zamanı daralmış.erkek kaedeşim ve kız kardeşim sağ.teyit edilebilir. ancak benim sizler daha fazla üzülmeyin diye anlatamadığım onların çektiği acıları dinlersiniz. ben de dikkat ederseniz kardeş dünyasına girmedim. valla dürüstçe söylemem gerekirse, buna zaten benim kalbim dayanmaz. bu anıları yazarken bazen on dakika ara veriyorum.mesela ağrıda babamı gördüğüm an. ben o anı tekrar yaşayınca hastane odasında anıra anıra ağladım. eşim geldi ona yıllar önce anlatmıştım tabi. neye ağladığımı görmek için bilgi bilgisayardaki yazıya göz ucuyla baktı konuyu anladı. iki covid deltalı 16 gün sonra ilk kez sarıldık. daha doğrusu o sarıldı. oda ağladı. bu yüzden buraya kadarki dramlar hepimizi çok üzdü galiba. dediğin doğru ara verelim.
    dün geceki kan tahlili sonuçları çıkmış. ben sonuçlara bakıp dokrorlara çok soru sorduğum için e nabıza düşmüyordu dört beş gündür. bugün ilk oldu. sonuç biraz kötü galiba
    Alanin aminotransferaz (ALT) 114 normal değet 0-50 arası…karaciğer hücre yapısı bozuluyor.
    Alkalen fosfataz 276 normal değer 40-129 arası.. kemikler göçüyor.
    Troponin T 19,4 normal değer -14 .. kalbin yapısı bozuunca kalp krizi geçirdikten sonra 14 gün içinde artarmış.
    yani bugüne kadarkilerden daha ağır dram içeren bandırma sürecini anlatmasam hepimiz için iyi olur. siz okuyup içiniz acıyor üzülüyorsunuz bem olayı tekrar yaşıyorum. bazen üzüntüden gırtlgımdan bir sıvı ciğerime dökülüyor.sanki oda ağlıyor. ama ciğerim yanıyor..

    çok haklısın büyük Üstat.. nasıl yaz dediysen bana..ara da vermeliyim. geçmişi değilde günlük yaşadığım ilginç anları yazayım. sizleri sıkmadan.
    sağlıcakla kalın….

    • İçtenlikle söylüyorum, sıkıldığım filan yok..
      Aksine büyük bir merakla ve beğeniyle takip ediyorum..
      Öte yandan çelişkiler de yaşamaktayım..
      Bazen, eskilere dönüp anlattıkça, kendini ifade ettikçe rahatladığını düşünüp seviniyorum..
      Bazen de, kendi kendime, “Adamın kafasını karıştırıp tedavisine zarar veriyor olabilir miyim acaba?” diye endişeleniyorum..

      Onun dışında, benim açımdan hiçbir sorun yok..
      İlgiyle takip ettiğimi görüyorsun seni..

      Nasıl istersen, kendini nasıl rahat hissedersen öyle yaz @bodo..
      Tek bir ricam olacak sadece, kendini yorup helak etme, yeter..

      Bu arada, unutmadan söyleyeyim, benim tarafımdaki takipçin bir tek ben değilim..

      Geçen cumartesi, “Nasıl Beşiktaşlı oldum..” başlıklı yazını fb’li bir arkadaşıma okudum, çok beğendi..👍👍

      Dün gece de, saygıdeğer hatunum “Kafanı gömdün yine telefona.. Ne okuyorsun bakiim?..” dediğinde(abartıyorum elbette, hiç öyle konuşmaz) “Ağrı Günlerini” okudum ona.. Çok etkilendi..

      Yani, dinleyici kitlen giderek genişliyor, haberin olsun..😏

      Unutmadan,
      Bazen yazını görüyorum ama iş-güç filan derken hemen okuyup cevap yazamıyorum sana ama sakın başka bir şey gelmesin aklına..
      Keyifle okumak için geriye bırakıyorum bazen yazdıklarını..

      Şimdii, izninle kalkıp işlere bir bakayım..
      Dün gece çok geç bir saatte yattım, hala uykuluyum..
      Önce bir duş, sonra iki gram homini, ardından çıkarım dışarı..

      Ara ara Foruma girip bakacağım, yeni bir yazın geldi mi diye, haberin olsun..
      Tiryakilik yaratan bir özelliğin var yani..😎😎😎

      Ha, bir de cidden merak ettiğim için soruyorum..
      Hastanede internet hizmeti sunuyorlar mı sana?..
      Hani laf arasında “eşim bilgisayarı alıp baktı..” filan diyorsun ya.. Maçları oradan mı takip ediyorsun?..
      Ya da edebiliyor musun?..

      Film, dizi filan izleme şansın oluyor mu?..
      Gibi, gibi..

      Umarım seni sıkmıyor, gereksiz yere zorlamıyorumdur..
      Öyle bir hal olduğunda lütfen söyle, olur mu?..
      Nihayetinde senin kadar keyifli olmasalar da döner @ferme‘yle, @deliziya‘yla uğraşmaya devam ederim..

      Ama, laf aramızda, az önce dediğim gibi, senin yerin başka..
      Öte yandan, sana kızdığımı da söyleyeyim, içimde kalmasın..
      Bu zamanlara kadar nerelerdeydin be adam?..

      Cık, cık, cık, cık..
      🥴🥴🥴🥴🥴

      Sevgilerimle, Bodo..
      Eşine, yan komşuna, doktorlarına, hemşirelerine herkese selamlarımı ve iyi dileklerimi ilet lütfen..

      Sağlık ve şifa diliyorum..
      Güçlüsün, tank gibisin, başaracaksın EvvelAllah..
      Yanaklarından öpüyorum canım kardeşim..

      Kal sağlıcakla, şimdilik..
      💖💖💖💖💖💖💖💖💖

Bir cevap yazın