içinde

Beşiktaş Devrinin Tescili..

Fenerbahçe ve Galatasaray takımlarının ortaklık faaliyetlerine başlama niyetlerine dair haberi gördüğümde elimdeki çayı döküyordum,, yeminle. Bu ortaklığın, bu birleşmenin temelinde şu anda iyi giden Beşiktaş’ı durdurmaktan ziyade çok kilit mevzular var..

*** Yeni nesil deli gibi Beşiktaşlı oluyor. ÇÜNKÜ; bu nesil uysal değil, statükocu değil. Kravatlıları, Galatasaray Lisesi aristoktratlığını, kazanılan kupaları, mazideki başarıları z.kine takmıyor.. Serseri ve asi ruhlarına kulak veriyorlar. Hakkı en fazla yenen takımı görüyorlar.. Sinemalarda, dizilerde işlenen Beşiktaş temaları ile Beşiktaş’ın sanatsal yanını keşfediyorlar. Diğer iki takımdan taban tabana zıt olduğunu görüyorlar. Siyah ve beyaz renklerinin cazibesine kapılıyorlar (bu renk mevzusu inanın çok önemli)..

5 yıl önce yazmıştım hatırlarsanız..

Artık sınıflarda Beşiktaşlı çocukların sayısı 1-2 kişi değil.. 

Yaptıkları bu ortaklık girişimi farkında olmadan Beşiktaş’ı çok farklı bir noktaya taşıyabilir. Burak Elmas ve Ali Koç’un varlığından istifade etmek zorundayız..

Bu arkadaşlar bize zaten fazlasıyla yardımcı olmaya yemin etmiş gibiler, bir iki adım da biz atarsak farklı bir tablo çıkabilir ortaya..

DİP NOT: Deli Ziyaaaaa!!!!

İyi ki doğmuşsun, iyi ki varsın be adam.. Seni tanımak, dostun olabilmek, varlığını hissetmek o kadar değerli ki.. Hep ol..

$ s Yorumları

Cevap bırakın
  1. Herzamanki gibi cok güzel yazmissin sevgili kardesim.durum eskisinden cok farkli.internet sayesinde insanlar saklanip gösterilmiyenleride görnekteler.Besiktasliligin sadecece bir taraftarlik olmadigini,Besiktasliligin bir durus bir yasam bicimi bir idialismus oldugunu görmekteler.bunu dahada gelistirmek,büyütmek icin iki haksizin istemeyerek yapmis olduklari yardimin yaninda bizimde carsi taraftar gurubunun eski ihtisamligina erismesi icin ve Besiktas-kabatas okullarinin büyümesi icin elimizden gelen cabayi göstermemiz lazim.cenabi ALLAH birlik ve beraberligimiz bozmasin.

  2. kuzenimin 4 yaşında bir oğlu var. kuzenimin eniştesi ne kadar fenerbahçe forması alsa da fenerbahçeli ol dese de adam nuh diyor peygamber demiyor. Babası sözde cinconlu ufaklığa kimsenin Beşiktaşlı olması yönünde bir telkini yok ama ben Beşiktaşlıyım diyor üzerinden Beşiktaş formasını çıkarmıyor. Bildiğin doğuştan Beşiktaşlı… yalnız bu birlikteliğin gün yüzüne çıkmasında beni korkutan taraf bizimle yarış halindeyken şampiyonluğu birbirlerine ikram etmeleri olabilir. iki büyük yaratma çabasının zirvesi ve resmiyete dökülmüş halidir eğer bu koşullarda aradan sıyrılır ve bu sezonda şampiyon olursak renklilere büyük darbe vuracağımız aşikar.

    • Ben bu takıma ve oyun gücüne çok inanıyorum kardeşim. Kadromuz tamamken Malatya maçının ilk yarısında oynadığımız oyun bu ligi silindir gibi ezip geçer, geçecektir..

      Bize lazım olan tek şey dik duruş ve sükunet.. Şu anda ANÇ tam olarak bunu yapıyor..

  3. Haberi duyduğumda şu tweeti atmıştım hocam..

    “Hareket bir sonuca ulaşır mı?
    Meçhul..

    Ancak, bir biçimde bu akıma kapılan (birileri) olur
    Ve nihayetinde bir kazanç oluşur..

    İşin önem derecesinin bir kıymeti yok..

    Ancak niyet, 100 yıllık bir anlayışın devamı..

    Beşiktaş’tan (dışlayarak) kurtulmak istiyorlar..”” demiştim..

    Çünkü bu ilk değil..
    BJK’nin tarihçesinden, Şeref Bey maddesinden aktarıyorum:

    “Galatasaray ve Fenerbahçe’nin de aralarında bulunduğu Cuma liginin organizasyonunu gerçekleştiren takımlar, Şeref Bey’in ısrarlı başvurularına rağmen, Beşiktaş’ın bu ligde mücadelesine engel olurlar…

    Şeref Bey bu duruma çok içerler, ancak yine pes etmez…

    Cuma ligine alınmayan Hilal, Üsküdar, Vefa, Türkgücü, Beylerbeyi ve diğer kulüpleri bir araya toplayarak ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ adında 12 takımın mücadele edeceği yepyeni bir lig düzenler…

    Daha sonra İstiklal savaşında şehit düşecek ünlü Arap Nuri’nin orta sahada oyun kurucu olarak görev aldığı Beşiktaş futbol takımı, İzzettin, Akif, Kamil, Resul, Haki, Kemal, Cavit, İbrahim, Rüştü gibi oyuncularla ligde mücadele edecektir…

    Şeref beyin adeta yeni baştan yarattığı Beşiktaş futbol takımı 1919 ve 1920 senelerinde peş peşe ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ ligini şampiyon olarak tamamlar…

    1920-21 sezonunda katıldığı Pazar ligini ikinci olarak tamamlarken, 1921-22 sezonu Pazar liginde şampiyon olur…

    İmparatorluğun başkenti İstanbul’ da gerek azınlıklar, gerek Türkler arasında futbola ilginin günden güne artması, futbol takımlarının sayısının çoğalmasıyla birlikte birkaç ligin birden düzenlenir olması, bir futbol federasyonu teşkilatının bir an önce kurulmasını gerekli kılar…

    Galatasaray kulübü kurucularından Ali Sami Bey’in girişimleriyle 27 Kasım 1921 günü İstanbul’da toplanan 14 futbol kulübünün temsilcileri ‘’Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’’nın kuruluş görüşmelerini başlatırlar…

    Ama ne acıdır ki küçük hesaplar peşinde olan birkaç kişi, Pazar liginin şampiyon iki ekibi Beşiktaş ve İttihatspor’u bu teşkilatın kuruluş çalışmaları dışında bırakmaya kalkışırlar…

    Şeref bey, bu oldu bitti girişimi karşısında da yılmadan mücadele verir ve sonunda amacına ulaşır…

    1923 yılı Şubat ayında aradaki ihtilaflar giderilir, Şeref Bey’in liderliğinde kurulan ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ne dahil Beşiktaş ve diğer 11 kulüp Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakına dahil olurlar…

    CUMHURİYET VE İLK ŞAMPİYON

    Türkiye Futbol Teşkilatı, veya şimdiki adıyla Türkiye Futbol Federasyonu, başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın direktifleriyle, Cumhuriyet’in ilanından aylar önce, Nisan 1923’ de kurulur…

    Vakit geçirmeksizin Milletlerarası Futbol Teşkilatı FİFA’ya üyelik için başvurulur ve birkaç ay içerisinde üyelik başvurusu kabul edilir…

    Teşkilatın FİFA’ya başvurusu bizzat Mustafa Kemal tarafından istenir ve takip edilir…

    Bunun nedenini de, bu başvurunun milletler arası arenada kabul edilip edilmediğinin sınanarak, birkaç ay sonra ilan edilecek Cumhuriyet Devleti’nin de dünya ulusları tarafından kabul görüp görmeyeceğinin zemininin yoklanması olarak açıklayabiliriz…

    Futbol Teşkilatı’nın kurulmasıyla İstanbul Cuma Ligi, İstanbul Pazar Ligi, İstanbul Şampiyonluğu Ligi ve İstanbul Türk İdman Birliği Ligi gibi, aynı yıl içinde 4 İstanbul Şampiyonunun çıktığı ligler bir araya getirilir…

    Bundan böyle tek bir lig, iki ayrı kümede, birinci lig ve ikinci lig olarak oynanacaktır…

    Ancak Beşiktaş kulübünün Türk Sporundaki ihtişamlı yükselişinden rahatsız olan bazı kişiler, Beşiktaş’ı İstanbul Birinci Ligi’nden dışlamak ve Beşiktaş futbol takımının ikinci kümede yer alması için yoğun kulis faaliyetine girişirler…

    Şeref bey Beşiktaşlılık adına dik duruşunu burada da sergiler. Ani bir kararla futbol takımını ligden çeker…

    Beşiktaş aleyhine kulis faaliyetlerine girişenlerin de yaptıkları yanlarına kar kalmaz…

    Beşiktaş’ın katılmadığı lig türlü anlaşmazlıklar neticesinde tamamlanamaz…

    Verdiği tutarsız kararlarla bu karışıklığa neden olan Futbol Teşkilatı üyeleri görevlerini bırakmak zorunda kalırlar…

    Yeni Futbol Teşkilatı,1924 yaz aylarına girilirken İstanbul şampiyonunun belirleneceği yeni bir lig düzenlemek zorunda kalır. Yeni lige bu kez Beşiktaş da davet edilmiştir…

    Beşiktaş futbol takımı, aralarında Fenerbahçe’nin de bulunduğu rakiplerini bir bir yenerek finale çıkar…

    22 Ağustos 1924 Cuma günü hakem Necmi Bey idaresinde oynanan final maçı, aynı zamanda yıllar boyu sürecek Beşiktaş-Galatasaray ezeli rekabetinin de ilk maçıdır…

    Refik Osman Top ve Edip beylerin attıkları gollerle Galatasaray’ı 2-0 mağlup eden siyah beyazlı futbolcular, böylece Türkiye Cumhuriyetinin resmi ilk İstanbul şampiyonu olarak spor tarihine adlarını yazdırırlar…

    🖤🤍🖤🤍🖤🤍🖤🤍🖤🤍
    @serdar-bjk

    22

Bir cevap yazın