içinde

Çözüm nedir?

Hepimizin ortak noktası Beşiktaş. Bu formaya aşık olan hiç kimse başarısızlığı istemez. İşler kötü giderken akıl vermek kolaydır; suçla geç. Mühim olan doğru teşhis ve doğru çözümü bulabilmektir.

Sergen Yalçın’ın başarısını asla küçümsememekle birlikte hep o kendine özgü rahatlığı ve boşvermişliği beni ürkütmüştür. Olursa olur, olmazsa çok da tın! (Bu arada aşağıda FerMe kardeşim bu tamlamayı daha sert kullanmış, belki onun serzenişi daha uygundur ya, neyse😊) Rahat ve özgüvenli olmanın ilk şartı donanımlı ve bilgili olmaktır. Bu özelliklere sahipsen en kötü krizlerde bile o durumdan nasıl çıkılacağına dair bilgi birikimin ve planların vardır. Hangimiz Sergen Hoca için bu vasıflardadır diyebiliriz? Amiyane tabirle lastik bir yerde patlayacaktı zaten, hepimiz hissediyorduk. 

Günümüz futbolunda taktik varyasyonların fiziksel yeterlilik ile iç içe olduğu bir ortamda, temcit pilavı gibi “benim adım Hıdır, elimden gelen budur” der gibi aynı oyun taktiğini bellersen rakipler de aptal değil ya, buna uygun bir taktik dizilişle çıkar. Her seferinde de seni tuş eder. 

Artık 10 yaşındaki ilkokul çocuğu bile şunu biliyor: “Beşiktaş’a karşı savunmayı geride kur; taktik disiplini bozmadan defans arkasına attığın hızlı toplarla maçı kazan!”. Formül bu kadar basit. Her seferinde de işliyor. Bakınız bu sezon maçları… 

Peki bu durumda ne bekliyoruz? Hocamız bu panzehiri bulunmuş klasik taktik formasyonunu değiştirsin, takiplerin zaaflarını da gözeten ve bize habire yutturdukları taktiği etkisiz kılacak bir oyun planı geliştirsin, değil mi? Ancak bir bakıyoruz, her maç aynı inat aynı taktik (İnsanın aklına başka oyun planı bilmiyor ki demek de geliyor!). Tüm Türkiye’nin gördüğü arızaları Sergen Hoca ya göremiyor ya da gördüğü halde kapasitesi bu kadar olduğundan çözemiyor. Asla Lucescu’yu insan olarak sevmedim muhtemelen de o yaştan sonra değişmeyeceği için sevemem. Ancak kalıbımı basarım, eğer şu an Lucescu bu takımı alsaydı elindeki malzemeyi en iyi şekilde kullanır ve en kötü ligi ilk 3’te bitirirdi. Gelme ihtimalinin sıfır olduğunu bilerek bunu yazıyorum. Gelecek ise bu profil ve donanımda bir hoca gelmesi gerektiğini söylüyorum. 

Sergen Yalçın sezon başı tükenmişliği ve belki de kendine öz güven eksikliği yüzünden devam etmek istemedi. Çünkü geçen senenin şampiyonluğu onun için de mucize gibiydi. Tekrarlayamayacağını düşünerek bir anlamda “zirvede bırakayım” dedi. Keşke bu hikaye daha güzel bitseydi ama görünen o ki her peri masalında olduğu gibi bu hikaye de bitiyor. Hepimiz gideriz, Beşiktaş ise hep burada olacak. İyi ki Beşiktaşlıyım. Tüm dostlara saygılar, sevgiler…

Bir cevap yazın