içinde

Hayallerim, Aşkım ve Sen..

Büyük Usta Atıf Yılmaz’ın yönettiği, Müşfik Kenter ve Türkan Sultan(Şoray) gibi Türk Tiyatrosunun ve beyaz perdenin devlerinin rol aldığı; askeri darbe baskısının ülke insanı üzerinden hala kalkmadığı 80’li yıllara ait(87) iç ferahlatan bir film..

İzlemeyen kalmamıştır gerçi ama ikinciye üçüncüye de olsa keyifle izlenir yani..

Ne diyorduk?.. Hah, evet.. Hayallerimiz vardı bizim, değil mi?..

İleride çok daha iyi anlayacağız ama, hele de yıllar sonra dönüp baktığımızda, “Ne yapmışız olum biz?..” diye hayıflanacağımız garabette bir dönemi geride bırakabildik en sonunda, ne mutlu ki..

Ama, ne yapabiliriz ki?.. Geçmişi değiştirmek mümkün değildir, inkar da faydasız.. Bu türden lanetli dönemlerle doludur canım Beşiktaş’ımın şanlı tarihi..

Horst Buhtz vardı mesela, anımsadığım, hemen ilk elden.. 70’li yıllar.. Horst abi güya Alman, güvenimiz tam.. Bizimkiler aldı getirdi başımıza.. Alman anlayışı işte.. Sistem kurar, babasını tanımaz,  makina disiplini filan.. 

20 küsür maçta, yanlış anımsamıyorsam 3-5 galibiyet, 7-8 yenilgi, kalanı beraberlik gibi muhteşem(!!) bir başarı grafiği yakalamıştı, sağ olsun..

Neyse, dağılmayalım, sadede geleyim:

Allem ettik kullem ettik nihayetinde İsmail Hoca’yı postalayıp Şenol Hoca’yı getirmeyi başardık..

Ve hemen başladık hayaller kurmaya..

Şenol Hoca’nın dizginleri ele almasıyla uçacağız, kaçacağız, ligi domine edeceğiz, puanlara ambargo koyacağız filan..

Aslında hayal iyidir..

Diri tutar insanı, ayakta tutar..

Ama bir yerden sonra Namık Kemal’in lafı çıkar gelir meydana ve gerçekler devreye girer..

Ligin boyu 38 hafta..

11’i geride bıraktık.. 27 haftamız kaldı geriye, oynanacak..

İki hafta “bay/bayan” olacağız, boş geçeceğiz, kaldı 25 hafta..

….

Şu anda lider olan fener 10 maçta 23 toplamış, maç başı 2.3 ortalaması var.. Bu ortalamayı ligin tamamına taşıdığını düşünsek, ki çok kolay değil :

36 × 2.3 = 82 / 83 puan yapar..

Yani, an itibariyle bu puan barajını yakalayan şampiyon olur..

Bizim bu puana ulaşıp şampiyon olabilmemiz için :

84 – (mevcut puan) 19 = 65 olduğuna göre, ek olarak 65 puan toplamamız, yani kalan 25 maçımızdan neredeyse tulum çıkartmamız gerekecek..

Sözün özü: kalan 25 maçımızdan maksimum 75 puan toplama hakkına sahibiz.. Ve bu toplama ulaşırken de en çok 8-10 puan kaybetme lüksümüz var..

“Olur mu?..” derseniz, ihtimaller dahilindeki her şeyin olabilme ihtimali mevcuttur.

Peki bu ihtimalin gerçekleşmesi “mümkün” mü?.. derseniz eğer,

Bilemiyorum Altan..

***

Kapatıyorum: Kalan haftalarda, hemen gs ile başlayarak doğrudan rakiplerimizle yapacağımız her maçtan kayıpsız çıkabilirsek, yani onlara puan kaybı yaşatıp kaybedecekleri o puanları kendi hanemize yazdırabilirsek, bellll-ki.. Yok, yapamaz isek, bu sezonun ruhuna el fatiha..

Alanya, İstanbul ve Hatay maçlarındaki (pisi pisine) kayıplara öyle pişman olacağız ki..

Hayırlısı olsun..

Bir yanıt yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

4 Comments