içinde

Hayatımda Beşiktaşın önemi

Beşiktaş Delisi lakabının gerçek sahibi Beyşehirdeki ilkokulun bahçesindeki bizi Beşiktaş lı yapan abidir. yaşıtkarıyla hep maç yapar o hep Beşiktaş takımını kurar yaşıtları mesela fb – gs maçı yapsa bir kişi eksik olsa asla oynamaz. Ben takımımı satmam oğlum der. bir gün ona birisi len tamam Beşiktaş delisisinde bi maçlığına unut der. yok der. ama Beşiktaş Delisi aklında kalır. 

Bu abi bizim maçta bize ”’ bana Beşiktaş Delisi derler, benim takımımdasınız bundan sonra sizde  Beşiktaş Delisisiniz tamam mı der .”’ valla ilk anda önemsemedim. sadece o topa tepik atayım modundaydım. ne zaman burnumdaki yarayı kabuğunu söken şutu can havliyle vurdum gol oldu.. o golden sonrada o abi içeceği gazozu tadacağı galibiyet hazzını pekmezcilere bıraktı..ben kanlı yüzümle evime götürdü. ayrılırken de ”’ unutma artık sende Beşiktaş Delisisin ”’ dedi. içime işledi. Benim Beşiktaş lılığım acı, kan ,ter,  mutluluk gözyaşı ve merhamet duygusuyla başladı.

Babam topu yasakladı oynamadım ama seyrettim. radyoda Sabri Dinoları, Nicoları,Miliçleri, Paunoviçleri dinledim. okuma yazmayı öğrenince gördüğüm her gazetede önce arka sayfada Beşiktaşla ilgili ne haber varsa onu okudum. transfer zamanı alınabilecek en iyi futbolcuyu Beşiktaşın aldığını gördüm.

İlk izlediğim (tv den) maçlar necdet, bora,serdar, gol kralı özerin maçlarıydı. sarı fırtınanı ilk transfer olduğu günü bilirim. Sergen Yalçının maçlarını genç takımda oynarken stadta canlı izledim. o zamanlar istanbulda oturuyorduk.

Bunları anlatma sebebim.. sizler soruyorsunuz ya abi bunca dertle nasıl başa çıktın. bu kadar hastalıkla nasıl savaştın.

Doğruydunuz haklısınız. valla düşünüyorum normal insan olsam bende başaramam. benim için artık yaşam biçimi olan benim normalimi siz nerden bileceksiniz.

Anlatayım. Beyşehirden itibaren iki dünyam oldu.. birinde acı dram gerçek hayat, öteki de bunca derde dayanmamı sağlayan Beşiktaş Dünyası…

Karşılaştığım her yıkıcı olaydan sonra mutlaka ama mutlaka bir gazete bulurum alırım bir şekilde edinirim. açarım arka sayfayı.. mutlaka ama mutlaka gazeteler her gün bir futbolcu ile ilgili haber yapar. o futbolcunun üzerinde mutlaka siyah beyaz forma olur. ben siyah beyaz çubuklu forma aşığıyım. bu yaşıma kadar olmadı. 

Futbolcunun yüzüne bakmam.sadece çubukluya bakarım. aşkla sevgiyle… babam bizi terkmi etmiş çubukluya sorarım. ben napacağım. daha yaşım 12. oda bana sen Beşiktaş Delisisin oğlum bir yol bulacaksın. saatler sonra çubukluyla anlaşmış ona doymuş olarak yalnız başıma kalkarım. evdeki herkes ağlar ben ağlamam. onları teselli ederim. bu her zaman böyle olur. yaş büyüdükçe  şampiyonlukları  yaşadıkça o sezonlar her derdin üstesinden geldim.

2019 kasımında ilk ağrılar başlayıp uykusuz geceler başlayınca bilgisayardan açıyordum eski maçları.. barcayı 3-0 yendiğimiz.chellse ye sergenin attığı golleri.tellonun mancester a attığı nihatın portoya, fenevi 4-3 yendiğimiz maçlar.

unutturuyrdu ağrımı. birde zaten günlük buraya yani eski site Mustafamemişe giriyordum. yorumların hepsini okuyordum. yoksa nasıl geçer 8 ay uykusuz..

Şu sıra benim tam kapasite çalışan organ yok. kalp yüzde yirmiydi dünkü tahlilde çıkan sonuca göre biraz daha yıpranmış. dünkü tahlile göre kemik yapımda hızlı bir erime başlamış. birde karaciğer hücre yapısı bozulmaya girmiş.

peki ben ne yaptım. yazdım size..unuttum gitti. kalbide, karaciğer de kemiği de .. herşeyi ben mi düşünecem. onca doktor var halletsinler..ben onlara inanıyorum son damla kanım kalsa Rabbim arkamda bugüne kadar öldürmedi gösterecek o şampiyonluğu.

kalın sağlıcakla.                                                      B.D. ( buda imzam olsun)

$ s Yorumları

Cevap bırakın
  1. Canım @bodo..
    Şimdi -anladığım kadarıyla- senin tedavinde delta, belki her şeyin değil ama çok şeyin önüne geçmiş durumda..
    Onu halletmeye çabalıyor doktorlar..

    Bunun için de yoğun bir antibiyotik ve kortizon tedavisi görüyorsun, sanırım..

    Bu tedaviler hastalığı iyileştirirken vücudu da yoruyor elbette..
    Değerlerinin düşük gelme sebebi biraz da bu..

    Ama işte senin o sporcu geçmişinin getirdiği vücut sağlamlığı burada devreye giriyor..
    Şu anda senin en büyük yardımcın, doğuştan gelen genetik yapın ve sonrasında çalışarak geliştirmiş olduğun vücudundur, o sağlam bünyendir, unutma bunu..

    Bir başka adem oğlunun dayanmakta zorlanacağı bu mücadelenin üstesinden gelme nedeni senin içinde saklı Bodo..

    Öyle badireler atlatmışsın ki hayatında..
    Ve bütün bu sıkıntılar -fiziksel ve zihinsel manada- o kadar pişirmiş ki seni..
    Adeta biyonik bir adam olup çıkmışsın sen..

    Biliyorsun, seninle hiç karşılaşmadım ben..
    Ama fotoğraflarından da açıkça görüyorum, oldukça sert, azimli, inatçı, kolay pes etmeyen bir yapın var..
    İşte şimdi o yapı ayakta tutuyor seni..
    İçindeki saklı o gücü kullanarak dövüşüyorsun sen..

    Önümüzdeki günlerde, Allah’ın izniyle delta’nın tedavisi sona erdiğinde ilaç yükün de azalacak
    Ve sen gözle görülür bir biçimde toparlayacaksın, İnşallah..

    Sevgiyle öpüyorum yanaklarından, canım kardeşim..
    💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖💖

Bir cevap yazın