içinde

Hikaye.. Hikaye.. Hikaye..

Öncelikle merhaba forum..

Kendi adıma çok güzel bir işle meşgul olduğum için bazen yemek yemeyi bile unuttuğumu söyleyerek başlayayım mevzuya.. Bir süredir uğrayamadım. Bu yazıyı yazdıktan sonra usul usul aşağılara ineceğim..

3 kez hikaye vurgusu yaparak bir başlık attım..

1. Hikaye: Ekonominin bu halde olduğu yerde futbol hikayedir..

2. Hikaye: Ülkede futbolun yönetimi, hakem kararları bu rezillikteyken rekabet hikayedir..

3. Hikaye: Sergen Yalçın’ın Alanya maçı sonrası ”bu kez hata benim değil” demesi hikayedir..

İzninizle açmak isterim.

Geçtiğimiz yıl takım bin bir zorluk içerisinde adeta tükenerek bitiş çizgisini önde bitirirken, bu başarıyı öncelikli olarak yönetime mal etmeye çalışanlarla çatışmalarım olmuştur. Kendimce haklı gerekçelerim de vardır. Ama başkan paraları zamanında ödedi cümlesinin bende bir karşılığı yoktur. Tarih, kendi ordusunun üç katı büyüklüğünde orduları mağlup eden komutanlarla doludur. Bir oyuncu grubuna doğru şekilde temas edildiğinde, gerçek manada komutanlık yapıldığında, başarı hazzını paranın önüne geçirebilecek inanç empoze edildiğinde çok acayip şeyler çıkabilir, çıkabildiğine de çokça şahitlik etmişizdir..

Geçtiğimiz yıl üstünde defalarca durduğumuz tek bir mevzu vardı. ”BU TAKIM LİGDEN DÜŞEN ERZURUMSPOR KADAR BİLE SET OYUNU OYNAYAMIYOR” demiştik. Ama ön bölgede öyle muazzam yardımlaşma, öyle akıllı işler yapıldı ki, 2 yiyip 3 atmayı başardı çoğunlukla..

Geçtiğimiz sezon Beşiktaş, tam anlamıyla bir teknik adam başarısı ile şampiyonluk kazandı. Hem saha içinde hem de maç sonu mikrofon önünde adeta şiir yazan bir portre izledik.. 

Bu sezon?

Geçtiğimiz sezonun defansif aksaklıkları devam ettiği gibi, ön bölgede de tam anlamıyla debelenmekten öteye geçemiyoruz. Şampiyonluğun baş aktörleri yokları oynuyor. Josef yok, Rosier yok, Ghezzal yok, Vida hiç yok.. Bu sezon sahada maalesef Beşiktaş yok..

Sezon başında alternatifli kadro anlamında olağanüstü işler yapan yönetim, maalesef bu tabloda en az sorumlu taraf gibi gözüküyor. Tek büyük hataları, caydırıcılık koyamamalarıdır. Beşiktaş, bu kadar kolay doğranamamalıdır. 120 yıllık bir takımla bu kadar alay edilmemelidir. Beşiktaş bu sezon resmen paramparça edildi hakemlerce. Öte yandan Fenerbahçe ve Trabzonspor’u yukarıda tutmak için kendisini parçalayan bir zihniyet de göze çarpmıyor değil..

Ne Yapılmalı?

1. Hikayelerden vazgeçilmeli..

2. Yarış bitti, önümüzdeki sezonun planlamasını yapalım yanlışına düşülmemeli.. İlk yarının sonunda liderle aradaki puan farkının ”tek hanede” tutulması sağlanmalı. Gerçek bir stoper, Josef’e bir alternatif, ”GOL ATABİLEN” bir forvet bulunmalı..

3. Ekonomi bu haldeyken milyon euroluk işler terk edilmeli. 

4. Bunu yazmaktan nefret ediyorum ama, Beşiktaş’a kıyım yapan hakemlerden birisi, bir daha maç yönetemeyecek hale getirilmeli. Sürekli baskı, sürekli gündem, sürekli serzeniş, sürekli takip sonucunda bu takımın mahalle takımı olmadığı hissettirilmeli..

5. Sergen Yalçın, bu takıma teknik direktörlük yapıp yapmak istemediğinin kararını vermeli. Kafasını toplamalı ve kendisinde doğuştan var olan liderliğini artık ön plana koymalı. Maalesef kötü bir portre çiziyor bu sezon. Umarım toparlar..

Herkese iyi geceler dilerim.. 

$ s Yorumları

Cevap bırakın
  1. 4. Maddedeki önerme uzun bir süredir dönüp duruyor, “Sverisson Bey’in Gündüz Düşleri” adı altında, aklımın varoşlarındaki sapa ve çıkmaz sokaklardan birinde kalmış, illegal filmler oynatan tozlar içindeki harap cep sinemasında..
    😐😐😐😐😐

    1
    1

Bir cevap yazın