içinde

Kız Çocuğu..

Anadolu’da, “Kız çocuğu: ‘Beni 40 gün dışarı atmayın yeter, 40 günden sonra zaten ben attırmam kendimi’ dermiş..” şeklinde bir söz vardır.. Çok severim.. Rahmetli annem hep söylerdi.. Sözü bilirim bilmesine de, kızım olmadığı için doğru mudur değil midir bilemem.. Bizim yakışıklımız Fatih Yiğit Doğan’la GrandeTurco bilir ama.. Onlar aydınlatırlar bizi bu konuda..

The Walking Dead’i başından sonuna kadar izleyen kaç kişi vardır, bilmem..

Ben izledim, güzel dizidir..

İlk sezonları fazlaca kanlı canlı, sağlam mide isteyen bölümler barındırmakla birlikte, az önce zikrettiğim Kız Çocuğu meselinde olduğu gibi İlk 3-4 sezonluk kısmına tahammül edebilirseniz şayet, sonraki sezonlarda sinemasal anlamda da çok başarılı bölümler izleyebilirsiniz.. Tabii ki kendi alanından beklenebilecek ölçüde.. 

**********

Dizinin konusu kaba hatlarıyla şöyle:

Aniden ortaya çıkıp tüm dünyaya yayılan esrarengiz bir hastalık, bulaştığı kişileri sadece canlı insanları parçalayarak beslenebilen birer zombiye çevirmektedir.. İlk zamanlar hastalığın sadece bir zombi tarafından ısırılınca bulaştığı düşünülmekteyken durumun çok başka, bambaşka bir boyutta olduğu çok sonra anlaşılır..

Bu felaketten kaçan insanlar kendi aralarında gruplaşır..

İlerleyen zamanlarda bu gruplar arasında da -kaçınılmaz olarak(??)- çatışmalar yaşanır..

Geçen yıllar boyunca, her yerde ve her zamanda olduğu gibi Doğal Ayıklanma Süreci yaşanır ve yalnızca güçlü insanlardan oluşan güçlü gruplar hayatta kalmayı başarır..

Artık dünyada sadece, ısırdıklarında sizi elleri ve dişleriyle parçalayarak canlı canlı yiyecek olan zombiler ve en az onlar kadar, hatta çok daha tehlikeli olan insan toplulukları vardır..

**********

Konusunu kısaca bu şekilde özetleyebileceğim dizinin (halen yayınlanmakta olduğunu sandığım) final sezonunu henüz izleyememiş olsam da ilk 10 sezonu -en az- 2 kez izledim..

Çok sevdiğim ve büyük bir beğeniyle seyrettiğim bölümlerden birinden, 7. Sezonun 3. bölümünden bahsetmek isterim size..

*

Az yukarıda sözünü ettiğim, hayatta kalabilmeyi başarabilen grupların en korkutucu; en vahşi, en saldırgan ve en yayılmacı olanlarından birinin lideridir Negan..

İlk bakışta son derece yakışıklı, sevimli, güler yüzlü, şakacı, esprili gibi görünmekle birlikte akıl almayacak ölçüde vahşi bir karakterdir Negan..

Son derece otoriterdir, zorbadır..

Gündüz vakti görenin altını kirleteceği kadar korkunç bir ünü vardır..

Sürekli olarak elinde taşıdığı kocaman bir beyzbol sopasından başka silah taşımaz.. 

Garip bir biçimde de korkusuzdur.. Ellerinde akla ziyan büyüklük ve çeşitteki ateşli silahlarla donatılmış kalabalıkların arasında omzuna atmış olduğu beyzbol sopasıyla ıslık çalarak dolanır..

Her despot gibi etrafında kendinden ölesiye korkan ama sıkı sıkıya(ölümüne) bağlı adamları vardır..

Dwight bunlardan biridir..

*

7. Sezonun 3. bölümünde, anımsayabildiğim kadarıyla, devasa büyüklükteki gruptan tek bir adam, Negan’ın baskısından bunalarak kamptan kaçar.. Öylesine bir bunalmıştır ki, dışarıdaki korku dolu dünyaya aldırmadan atar kendini dışarı.. 

Ne var ki, 

Sahip olduğu gücü, etrafındaki insanlar üzerinde oluşturmuş olduğu otoriteden, dayanılmaz korku ve baskı havasından sağlamakta olan Negan için, asla kabul edilemeyecek bir eylemdir bu.. 

Kaçan grup üyesinin peşinden onun en iyi arkadaşlarından biri ve kendi has adamı olan Dwight’ı yollar..

“Git.. O’nu bul.. Ve al getir buraya..”

*

Dwight, topluluktan kaçan arkadaşının peşine düşer.. Kırları kentleri, ovaları, yolları doldurmuş olan; nereden çıkacağı, nasıl saldıracağı belli olmayan zombilerin arasından bir şekilde kurtularak ilerler.. Yaralanmış ve altındaki motor da parçalanmaya ramak kalmışken arkadaşını bulur..

Kızgındır.. Arkadaşının suratına öfkeyle bakarak,

*** “Berbat bir haldeyim” der.. “Motorum da öyle.. Sana çok kızgınım.. Şimdi buradan geri döneceksin.. Çünkü bana borçlusun..”

*** “Bırak gideyim..” der arkadaşı.. 

*** “Yapamam..”

*** “Neden?..”

*** “Kes sesini..”

*** “Arkadaştık biz..”

*** “Kes sesini..”

*** Bize yaptığı bunca şeyden sonra.. Sana, karına yaptıklarından sonra…”

*** “Karımın adını ağzına alma.. Artık benim karım değil o!..”

*** “Bir zamanlar öyleydi ama..”

*** “Gidecek hiçbir yerin yok, anlamıyor musun?.. Her şey O’nun, her yer O’nun ya da O’nun olacak..”

*** “Biliyorum..”

*** “Yürü o zaman..”

*** “Yapamam.. Dönemem oraya..”

*** “Döneceksin.. Çünkü tek yol bu!..”

*** “Bunu bize O söylüyor..” der arkadaşı Dwight’a, son derece sakin bir ses tonu ve yüz ifadesiyle.. “Hiçbir seçenek olmadığını, Yalnızca O’nun dediği yolun doğru olduğunu bize O söylüyor.. Elinde bir beyzbol sopası, dudağında gülümsemesiyle baskı yapıyor.. Ve hepimiz öylesine korkuyoruz ki her şeyden vaz geçiyoruz.. 

O sadece tek bir kişi,

Ve O’na karşı biz hepimiz varız..

Peki o zaman neden böyle yaşıyoruz?..”

$ s Yorumları

Cevap bırakın

Bir cevap yazın