içinde

Maç yazısı?

Cücü ipnesi +7 verdiğinde içten içe sevindiğimi itiraf etmek istiyorum. Evet yaptım bunu! Gol falan yemeyeceğimizden adım gibi emindim ne de olsa. Kopmak istemedim Beşiktaşkımdan naabiim:))

Saçma prosedür yüzünden Grande’yle izleyemedik maçı, ben de yanımdaki -çirkin- yeğenim Hasan’la gittim:)) maç boyunca “ööğğğ uuüğğğ!” diye uğultu çikarıp durdu:)) (benim boğaz da gitti bu arada, sesim ardımdan çıkıyo şu an) Ne diyeyim, kısmet olmadı be Grande! UmutCo hoca da ilginç bir şekilde(?!) güneye intikal ettiğinden göremedik kendisini… Belki Sezgin veya A.Sinan kardeşlerimi görebilirdim ama ona da fırsat bulamadım. Sakarya Kartalı İbrahim kardeşimle birlikte staddaydık fakat o görevliydi; o da olmadı:( 

Umarım 2. Dönemini yaşadığımız “mustafamms” ailesi olarak ilerleyen günlerde bir etkinlik yaparak bir araya gelebiliriz. Çok güzel olmaz mıydı? (Bu arada sitenin geleceğini de bi konuşalım) 

Maç gününe kısaca değinecek olursam; daha doğrusu 1 gün öncesine… passo sisteminin dayatmalarıyla uzun uğraşlar sonucu biletimizi aldık ve tatlı telaş başladı. Yaklaşik 10 gündür yoğun koşuşturmalı Istanbul günlerinin ardından kendime ayırabileceğim bir zaman dilimi kazanmıştım:) bu bile bişeydi benim için. Hele hele Mehmetcan takım ilk 11inde Alex-Batsu var deyince daha da heyecan bastı. Bir gün boyunca “çirkin” Hasan’la bunun muhabbetini yapa yapa hazirladik kendimizi. Hani bir yandan da “altı üstü bi maç” diye içimizden geçmiyor da değildi sanırım. Öyle zannediyorduk, neticede değişik şehirlerde de maç; Beşiktaş maçı izlemiştim. En fazla o kadar heyecanlanırım diyordum herhalde…

Öyle değilmiş!

Saat 17-18 civarı arabaya atlayıp Ümraniye’den Üsküdar’a geçtik. Etrafta formalı arkadaşlar çoğalmıştı. Herkes bir bayram edasında coşkuyla motorları doldurmaya başladı. Boğazın maviliğinden geçerken, mabed tüm heybetiyle karşımızdaydı ve ışıkları maviliklerde yansımaya başlamıştı. Bizde de hafiften duygusal dalgalanmalar başladı haliyle. Siyah-Beyaza dolmuş onlarca vapur, motor karşıya akın ediyordu. Semte iskeleden girdiğimiz anda coşku tavan yaptı. Binlerce Besiktas sevdalısı trafiği kilitlemiş, tezahuratlarla ortalığı inletmeye başlamıstı bile. Akıntıya bırakıverdik kendimizi… ayaklarımız önce Kazan’a götürdü bizi. Gençler şu Sezen Aksu şarkısını bağıra bağıra söylüyorlardı; neydi, hah! Şinanay… :))  ne de güzel bir şarkı! Coşkunun en yoğun olduğunu gördüğümüz mekana kattık kendimizi, ikişer bira gömdük “çirkin” Hasan’la:)) zaman başka akıyordu artık, mekan bambaşka… 

Marşlar, şarkılar, sinkaflı tezahuratlar eşliğinde siyah-beyaz sele bıraktık kendimizi ağaçlı yoldan. Elimize birer kokoreç tutuştu nasılsa:) formalarımızı almak için Kartal Yuvası’na girdiğimizde henüz bitirebildiğimiz… 

Gerisi?

Hatırlayabilsem yazardım; büyülenmiş gibi 90 dakika haykırdığımızın ve avuçlarımız patlarcasına alkışladığımızın dışında ne varsa… 

Bir kez daha anlamış oldum; niye Beşiktaşlıyız?

Bu nasıl bir enerjidir, nasıl bir ruhtur be arkadaş! 

Son olarak şunu eklemek istiyorum:

 F.A.A

$ s Yorumları

Cevap bırakın
  1. ferhat kardesim ne mac ne mersin ikiside hayal oldu maalesef hep beraber mac organizasyonu icin bi tarih belirlensin ben ordayim ve site olayi 480 dolar + koydukca direndi vergisi ni ya bulucaz ve site devam edecek veya hadi eyvallah diyip elimizi ayagimizi cekip sitenin kapisina kilit vurucaz ve hasan kardesim icin anca sunu söyleyebilirim üzüm üzüme baka baka kararirmis hasan kardesim de sana cok bakmis belli oluyo 😊😊😊😇😇😇😇

Bir cevap yazın