içinde

Ne desem bilemedim.

Merhaba dostlar. Nasılsınız diye sormayacağım. Biliyorum ben gibisiniz. Cuma günü yine yoğun bir gündü.  Öğleden önce 70 hasta bakıp sonrasında 4 ameliyat planlamıştım. Evet çok yorucuydu ama günün sonunda Beşiktaş’ımızın maçı vardı mutlu olmak için yeter de artardı. İlk 5 dakikayı kaçırmıştım. Sahada mucadelesini beğendiğim birkaç oyuncu vardı.  Mesela Oğuzhan. Çok iyi olmasada eskisinden çok daha diri ve istekliydi. Takımın en diri oyuncusu Josef in olmayışı tam bir akıl tutulması. Tıpkı ikinci yarı başında Oğuzhan ‘ın saha dışında kalmasi gibi. Oyuncu değişiklikleri yine takımı geriye götürdü. Nskala ya neden bu kadar tahammül ediyoruz. Oyuncu orta açamaz mı, top süremez mi. O koridor boş kalsa da gitmiyor gidemiyor. Türkiye ligi için savunmacı değil hucumcu bek ile şampiyon olursun. Ama emin olduğum birşey var. Bu takım mutsuz. Bu hoca mutsuz. Bu takım tepkisiz. Antep’in son golünü atan oyuncu her ikili mücadelede eşşek gibi anırarak (lütfen kusura bakmayın) dakikalarca yerde kaldı.Ne futbolcular, ne hoca ne de hakem bu durumdan rahatsiz olmadilar. Turk futbolunun futbolcusunun beş para etmez oyunları. Takım o kadar tepkisiz ki Ersin in hareketi kırmızıyı haketmemesine rağmen atıldı. Parasal olduğunu düşünmüyorum kesinlikle. Türkiye liginde birçok takım parasal sorun yaşıyor. Teknik, taktik, kondisyon olarak ligin en kötü takımıyız. Mutsuzluk konusunda da ligin sunucusuyuz. Olmuyor gitmiyor belli. Bize Slaven Biliç lazım. Saha dişinda enerjik, takımına son derece hakim biri ve oyuncularını gömmeyen. Yönetim de, Sergen hoca da çok uzatmadan daha cok zarar vermeden bırakmalı. Yönetim de bırakmalı neden mi. Birçok konuda hatalı olabilirsiniz, elinizden geleni yaparsınız olmaz ama antep hocasının saha disinda tribune dönerek yaptığı saygısızlığın, şarlatanlığın bedelini ödetmek zorundasınız sayın ANÇ. Bunu hafife alamazsınız. Sahi biz Pascal Nouma’ yı niçin yollamıştiķ !!!

$ s Yorumları

Cevap bırakın

Bir cevap yazın