içinde

Önceki sitede yaptığım açıklamadır…

#D.Z Kod adlı provokatör ajana cevaben…

Arkadaşlar malumunuz üzere yeni bir platform inşa etmekteyiz. Her yeni inşaatta olabilecek aksamalar ve düzensizlikler mevcut ve giderilmesi için anbean çalışmalar devam etmektedir.

Yok öyle ‘‘haftalardır çivi çakmamalar’’ falan! Gaza gelmeyiniz; asılsız, uydurma, provokatif ajitasyonlara kanmayınız! Zaten ‘‘çivi’’ çakılmamaktadır, darbeli matkapla delerek, dübelle vidalama yapıyoruz; daha sağlam oluyor öyle!

Be heeyyyy okyanuslar ötesindeki zat-ı muhterem! (çağrışım yapmasın ha bir şeye!)

Be heeyyy deli!

Sen demiyor muydun bana ‘‘gel siktiret siteyi miteyi; topladığın paraları mayami halk pılajında ezek!’’ diye…

Sen demedin mi ‘‘Kaliforniya’da acayip kılablar-pablar var; yirik bi güzel, sonra da Meksika da marihuana tüttürrük!’’ diye…

Eyyy gafil! Bölemeyeceksin bizi! O savunduğun(!) Turump’un oyunlarını uygulayamayacaksın üstümüzde!

Laf aramızda, canım hocamız Sergen’i yeme yapılanması yaptığından bahsetmiyorum bile! (iyice ateşe atayım!)

Açıklama istiyorsun demek… Al sana açıklama!

Neyse konumuza dönelim:)

Sitemizin sorunları… Neydi şimdi bizim sitenin birinci sorunu?

-Olmaması!

Bakın arkadaşlar, site yok diye bir şey yok. Var! … Var; duruyor orda… Ben gördüm Yaa; var! Hatta girdim bile birkaç kez. Çok kolay, yazıyorsun adres çubuğuna ‘‘www.kartalyorum.com’’ diye; şaaakk diye giriyor! ‘‘Lan!’’ diyorlar; n’ooldu? Afallıyor millet, sonra şaaakk diye yabıştırıyorsun ‘‘gönderi ekleyin’’ butonuna; kafana göre ister yazı, ister resim… Kalıyorlar öyle!

Sonra ne oluyor? Falanca 8 saat önce paylaştı yazıyor:))

Sonra ne oluyor? Bildirim geliyor, ‘‘gönderin 350 kere görüntülendi!’’ diye?

‘‘Ee amk,  o kadar kişi yok sitede?’’ diye sorulabilir tabii:)))

İşte tüm bunlar düzeltiliyor, düzeltilecek…

Bir diğer konu:

Sitenin yazılımı içerisinde reklam engelleyici programları engelleyen bir zımbırtı var. Ben programcı değilim ama siteye giremeyen arkadaşların sistemlerinde reklam engelleyici/ add bloker gibi bir şeyler aktif çalışıyor olabilir. (tamamen kendi fikrim, programcıya soramadım henüz)
Site diyor ki, ‘‘yok öyle reklam engellemek, bunu göreceksin!’’ ve ısrarla/bilmeden bunu kapatmayan varsa siteye ‘‘giremez!’’
Bundaki mantık şu:
Arkadaşlar bu sitenin hayatını sürdürebilmek için paraya, dolayısıyla reklama ihtiyacı var. Önceki sitemizde yapamadığımız bir şey bu. Sadece üyelerin verdiği, gördüğü reklamlar değil bahsettiğim. Google reklamlarından bahsediyorum, tıklandıkça para kazandıran. Neden para kazandırması gerektiğine birazdan değineyim. Kullandığımız şablon, fazlaca reklam alanı barındırıyordu; ben çoğunu pasif duruma getirdim hatta. Gerekirse tekrar açılabilir. Fazlası oldukça göz yoruyor, dikkat dağıtıyordu. Site trafiği arttıkça Google reklamlarının yönlendirilmesi de artacak. Ki bu iyi bir şey… Bilginiz olsun…
Bu sebeple tarayıcısında reklam engelleyici program bulunan arkadaşlar bunu kapatabilirse siteye girebilirler diye düşünüyorum. Deneyin… Ben girmiştim bikere:))

Gelelim yoğun bir şikâyet alan bir diğer mevzuya:

Sitenin şeklinin şemalının öncekine benzememesi…

Biz bir araba aldık… (@Army ve @Sezgin yanlış anlamayın ha!) Hani bir reklam vardı ya, adam arabasını duvardan duvara vuruyordu; istediği arabaya benzetmek için. Aynısını yapıyoruz şu an! Eski arabamız güzeldi kabul ediyorum fakat yenisi maalesef aynı olmuyor işte. Neden olmuyor? Yahut neden aynısını almadık o vakit? Gelin bunları konuşalım biraz…
Öncelikle tercih sürecini konuşalım. Eski ‘‘Arabamızın’’ motoru yakmaya başladığı günler denildi ki ‘‘şu işi bir konuşalım.’’ Kabul konuşalım fakat burada olmaz; acaba bu arabayı bize yapan Mustafa ustayı incitir miyiz? Adamın dükkânında bunları konuşsak biraz ayıp olur mu? Her neyse, Mustafa ustadan izin alarak özel konuşmak için az öteye gidelim dedik. Yanlış mı? Doğru… Bu sebeple Sakaryalı İbrahim kardeşimiz günlerce duyuru yaparak toplanılacak yeri, zamanı söyledi mi? Söyledi… Durumu müsait olan elli kadar arkadaş burada toplandı mı? Evet… (Yeri gelmişken söyleyeyim, buraya gelemeyen arkadaşlar çok şey kaçırdı!)

Buradaki yoğun tartışmalardan sonra (yalan! Karı kız muhabbeti dönüyordu daha çok!) doğal bir seçilim sonrası beş kişilik bir ‘‘konsey!’’ oluştu. Niye böyle oldu bilmiyorum! UmutCo, Grande, Yunus hoca, Deli ve ben… Tanrım! Niye böyle oldu, gerçekten bilmiyorum! Günler süren tartışmalar sonucu (bu da yalan olabilir!) işbu ihale bana bırakıldı. Ben de ne yapayım, web tasarımı vs. yapan bir reklamcı arkadaşıma danıştım; o da beş-on tane demo tasarım gönderdi bana. Bunların arasından kayda değer gördüğüm dört-beş tanesini arkadaşlarla paylaştım, sonra ikiye düşürdük ve oylama yaptık. Finalde de ‘‘konsey!’’ oylamasıyla sona kalan iki tercihten, ‘‘bir’’ oy alan tasarım; ‘‘dört’’ oy alana karşı ezici bir üstünlük sağladı:))) Görüldüğü üzere, oldukça demokratik(!) bir şekilde şu ana kadar epeyce şikâyet alan sitemize karar verdim(k)…

Bu kararı nasıl aldığımızı anlattıktan sonra işin teknik kısmına değinelim biraz. Bunu anlatabilmek için de kusura bakmasın, izni olmadan paylaşıyorum; @Mustafa Memiş ustayla yaptığımız sohbete yer vereceğim.  
Şöyle ki, arabamız kontak çevirip çalıştı ve hemen ardından ‘‘eskisi şöyleydi, şurası böyleydi’’ eleştirisi üzerine Mustafa ustaya danıştık, nasıl olacak diye. Bunun üzerine yaptığımız sohbet:

M.M: Sitede kullanılan ücretli eklentilerin isimlerini verebilirim dilersen. O sistemi onunla sağlayabilirsiniz. (burada direkt eklentileri çalıştırmaya yarayan bir program linkini, ana sayfada yorum yazılan bölümün, bildirimleri sağlayan eklentinin ve özel mesajlaşmayı sağlayan eklentilerin isimlerini veriyor.)
M.M: İlk olarak bunu kurup sonrasında bu eklentileri kurmak gerekiyor. Ben 4 eklenti kurdum, fazlası siteyi ağırlaştırır. Yani başka eklentilerle bu sayı ona çıkıyor. Bilginiz olsun.

Burada şunu belirteyim, Mustafa ustanın bahsettiği ‘‘ücretli eklentilerin’’ her birinin yıllık maliyetleri 250-300 USD arasında…

Bir iki hoş beş ettikten ve ‘‘kalbinin bizimle’’ olduğunu söyledikten sonra ekliyor:
M.M: Ek olarak bu eklentilerin pek geliştirilebilir bir tarafı yok. Site yine ağırlaşacaktır.
FerMe: Ağırlığı değil de şekli takıldı arkadaşların kafasına.
M.M: Sizin kurduğunuz yöntem daha mantıklı ama insanlar onu kabul etmez. Kabul edeceklerini bilsem ben kurardım o sistemi.

‘‘…insanlar onu kabul etmez.’’ Söylemi Mustafa ustanın yaptığı işten yorulduğunun, yıldığının bir göstergesi değil mi? Neyi kabul etmiyoruz biz? Bir arada olduktan sonra gerisinin önemi var mıydı ki? Neyse bu başka sohbetimizin konusu olsun.

M.M: Bu eklentilerle Cache çalışmıyor. Haliyle yoğunlukta kasma oluyor. WordPress olmayan sistemle bunu götürmek lazım ama bu hem çok para götürüyor, hem çok kaynak tüketiyor. O yüzden sağlam programcı arkadaş bulmak lazım, zamanı olan.
FerME: O da para tabii…
M.M: Tabii, ciddi para… Bence sizin sistemle gitmeyi deneyin derim ben. Bu sistemle Cache çalışır. Budypress sanırım bu. Bu WordPress ile uyumlu, o yüzden çok kaynak tüketmez.
FerMe: Yani ‘‘olması gerekeni kurmuşsunuz’’ diyorsun, değil mi?
M.M: Bence öyle ama insanlar bunu kabul eder mi, o var… Benim kurduğum sistemin daha iyi ve stabil olanı WordPress olmayan bir sistemle olur. Ben çok araştırdım çünkü…..

Bir cevap yazın