En başından söylemem gerek ki, ben istikrardan yana olduğum için Sergen Yalçın’ ın gitmesi taraftarı değildim. Sergen Yalçın Yönetim tarafından korunmalı, basın açıklamaları ile taraftar yumuşatılmalı ve son olarakta Sergen Yalçın çıkıp geleceğe dair net açıklamalar yaparak taraftarın gönlünü almalıydı. Tabi bunların hiç biri olmadı, taraftar da medyada ki kaostan beslenen beşiktaş muhaberleri, yorumcuları gibi bazı ipsiz sapsız insanlar tarafından gaza getirilerek istifa sesleri ile beraber Hocanın kafasına su şişe atılması vasısatı ile istifa edip gitmesi sağlandı. Taraftara rağmen durmanın da bir anlamı yoktu, o yüzden Hoca doğru olanı yaptı, yanlış olan taraftarların gaza gelip bu tepkileri vermeleriydi… Çünkü sağlam bir temel atılmıştı ve önümüzde ki yıl Hoca yapılacak takviyelerle birlikte kafaya oynayacak en büyük şampiyonluk adaylarından biri olacaktı. Ama Hoca gittiğine göre artık önümüze bakmaktan başka birşey yapmayacağız….
Şimdi gelelim Adalı’ ya… Onun koltuğunu koyuran yegane şey Sergen Yalçın’ ın varlığıydı ve onun gidişiyle Başkanın hata yapma lüksü kalmadı. Bunu bildiği için yaptığı en önemli hamle kesinlikle Önder ÖZEN’ i futbolun başına getirmekti.. Ama öyle laf olsun diye değil, gerçekten getirmiş belli ki, çünkü İtaliano tamda Önder ÖZEN’ in anlattığı, oynanmasını istediği ve Beşiktaş olarak bize yakışacak türde bir futbol oynatabilecek bir adam. Ve bu adam bizim Başkan’ ın yada Yönetimindekilerin bulup, ikna edip takımın başına getirebileceği bir adam değil.. O yüzden Önder ÖZEN’ in tam yetkiyle donatıldığını anlıyorum…
Şimdi belli ki artık kulübün stratejisi Önder ÖZEN tarafından net bir şekilde belirlenmiş ve plan dahilinde adım adım gidiliyor. Bundan sonrası için Başkan’ ın yapacağı bir tek şey var, oda Önder Özen ve İtaliano’ nun işine kesinlikle karışmamak.. Eğer gaza gelip, yada farklı nedenlerle kafasına göre yıldız transferi yapacağım, taraftara şirin gözükeceğim kafasına girmez ve işi ehillerine bırakırsa ve onlara gerekli bütçe imkanını da sağlarsa başarının gelmesi kaçınılmaz olur…
Şimdi en başta Sergen Yalçın’ ın gidişine yanlış diyen ben neden böyle konuştum…. Yanlışta olsa, sonrasında Başkan doğru bir hamle yaptı ve gerçekten profesyonel bir yapılanmanın ilk adımlarını attı da o yüzden.
Ve açıkçası Sergen Yalçın sonrası inanılmaz doğru bir Hoca buldular… Ben şahsen İtaliano’ nun futbol görüşüne bayılıyorum ve dünya futbolunun ileri seviye Teknik Direktörlerinin de bu oyun mantelitesini benimsemesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuçta futbol dediğimiz şey insanlar için bir Sinema filminden, bir tiyatro gösterisinden, bir konserden daha farklı birşey değil. Yani futbolda da öncelik ve amaç seyirciyi, izleyiciyi, taraftarı adını her ne koyarsanız koyun bu insanlar topluluğunu mutlu etmek, heyecanlandırmak ve onlara seyir zevki vermek olmalı. Futbol izleyicisi de futbol da savunma izlemeyi sevmez, pas istasyonlarının hızına, imkansızlığına bakar zevk alır, çalımların zamanlamasına ve şekline bakar zevk alır, asistin güzelliğine bakar zevk alır, şutların güzelliğine bakar zevk alır… Ama zevkin pik noktasına desteklediği takımın attığı gol ile birlikte ulaşır… Bu pik noktası da golün nereden ne şekilde atıldığı ile bağlantılı olarak değişkenlik gösterir. Mesela karşı karşıya atılmış bir golü izlemenin verdiği zevk ile yandan ortaya uçan vole ile yapılan bir vuruşun sonucunda gelen golü izlemenin verdiği zevk farklıdır… Ama savunma ağırlıklı, geçiş odaklı futbolda maalesef seyir zevki inanılmaz düşüyor ve buda taraftarların, izleyicilerin, seyircilerin hem tribünlerden hemde tv başından uzaklaşmasına neden oluyor….İşte tam bu nedenle İtaliano ve onun türevi olan Teknik Direktörler hem bizim için hem de Dünya futbol’ u için çok önemliler…
İtaliano her türlü bizi mutlu edecek orasından eminim ama eğer istediği sistemi saat gibi uygulatabilirse sadece mutlu etmekle kalmayacak, zevk verecek, umutlarımızı nirvana noktasına taşıyacak ve ligin sonuna gelindiğinde muhtemelen herşeyin tadı damağımızda kalacak ve keşke bitmese bu sezon dedirtecektir…Çünkü adamın bir kere futbol görüşü net..
1- Beşiktaşımıza net bir kimlik kazandıracak türde bir hoca… O yüzden onunla birlikte takımımız eskisinden çok daha cesur, çok daha ısırgan ve saldırgan, çok daha hareketli ve ofansif olacaktır..
2- Bizim hep istediğimiz şey olan alana, rakibe ve topa hükmetme konusunda takıntı derecesinde istekli bir isimdir.
3- Futbol’ un ofansif yönüne okadar odaklıdır ki neredeyse maçın tamamını rakip yarı sahada oynamak ister, tamda bu yüzden takımına sürekli tempo yaptırır, rakibine en uç nokta da baskı yapar ve sürekli hücuma odaklı düşünür rakibi adete boğarak teslim almak ister…
4- Stabil bir oyun sistemi ve dizilişide yoktur. İlk bakışta 4-2-3-1 yada 4-3-3 oynuyor gibi gelir ama futbolcuların çoğunu Hibrit olarak kullanır… Yani bir kaç mevkii hariç hiç bir futbolcuyu mevkisinde çakılı oynatmaz… Oyuncular sık sık yer değiştirir. Yani bir bek oyuncusunu top bizdeyken bir anda orta sahada oyun kurarken görebiliriz mesela…
5- Modern futbol dedikleri şeye çok hakimdir. Tek bir plana bağlı kalmaz… Mesela bazıları A planı var B planı yok diyebilir ama bana göre onun A planının içerisinde zaten hali hazırda A – B – C – D planları da mevcuttur… Yani tek bir organizasyondan gol aramayı sevmez… Çizgiye inip orta kafa gol de yaptırabilir, aynı kanat oyuncusunu içeri gönlendirip şut yada asist ile golde aratabilir, atağın yönünü bir anda ters kanada çevirip rakibin dengesini alt üst ederekte gol arayabilir… Yada en önemlisi orta saha ve kanat oyuncularından 3. adam koşularını sık sık atmasını da isteyerek gol aramayı da deneyebilir…
6- Yalnız tek bir zaafı var oda kaptırılan toplar da rakiplerin savunma arkasına atacağı paslar…Ama sorun değil buna engel olabilecek kabiliyet ve hızda 2-3 adam almaya bakar… Agbadou zaten tam onun aradığı türde bir stoper ve yanına da Agbadou ile iyi bir ikili olacak, lider karakterli, oyun kurucu özellikli ve hızı ortalamanın bir tık üstünde stoper ile beraber süpürücü tarzda topa sert ama top tekniği de ortalamanın bir tık üstünde iyi bir 6 numara ile bu savunma arkası atılacak topların %50-60 kadarını rahat rahat engelleyecek bir sistem oturtacaktır. Tabi bu sistemin oturması için libero tipi bir kaleci de şart. Oyun kurulumuna katılacak, ayakları temiz, soğuk kanlı ve gerektiğinde rakip presini üzerin ebilerek çekebilecek kadar özgüvenli ve yetenekli bir kaleci bulmalıyız..
İşte tam bu nokta da ne istediğini ve ne aradığını bilen Önder Özen ve İtaliano hocaya açıkçası çok güveniyorum… Başkan’ ında söz verdiği bütçe konusunda sözünde durmasını umuyorum.. Sonuçta bütçesi bize göre daha küçük olan takımlar da bile ciddi başarılar elde etmiş bir Hoca, eğer eline kontrollü ama sağlam bir bütçe verilir ve istediği takım kurulabilirse yıllar sonra hasretini çektiğimiz bir çok şeye tekrardan kavuşacağımızı düşünüyorum.
Önder Özen ve İtaliano’ nun zekasına çok güvendiğim için artık önermiyom sadece beklentimi ve tahminimi söylemek istiyorum..
1- Libero özellikli, çizgide kalmayı sevmeyen, soğuk kanlı, ayaklarına hakim ve oyun kurmayı bilen bir kaleci alacaklardır.
2- Kesinlikle Agbadou ya en uygun olan lider özellikli, oyun kurma becerisi yüksek ve aynı zamanda süratli bir stoper de alacaklardır.
3- Hocanın beklerden beklentisi çok fazla ve yüksek olduğu için ileri geri dinamo gibi gidip gelen, gerektiğinde half space bölgesine gelip bir orta saha gibi oyun kurulumuna katkı veren, ortaları temiz ve isabetli iyi bir sol bekte alacaklardır.
4- Ndidi’ yi gönderip hocanın istediği özelliklerde yani çok koşan, pres yapan, top kapan ve he dikine topla çıkışları iyi hem de derin oyun kurucu görevinde iyi bir 6 numara alacaklar, onu da muhtemelen Salih Özcan ile yedekleyeceklerdir.
5- Hoca Orkun’ u 10 numaraya çekip, 8 numaraya çok koşan, dikine dripling atabilen, rakip ceza sahasına koşularıyla girerek savunma dengesini bozan ve gol arayan, ama bunları yaparken rakibe pres ve top kapma konularında da mahir olan bir box to box isteyebilir. Yada Orkun’ u 8 numara da kullanır ve 10 numara bölgesine alışıldık 10 numaralar yerine rakip ceza alanına koşular atan, santraforlar sanki sahte 9 muşçasına bağlantılar kuran, fiziğini kullanarak oynayan ve rakibe pres yapma konusunda başarılı bir 10 numara transferi yapılacaktır.
6- Sağ Kanatta Cerny var ama onu alternatifsiz bırakmamak ve takım kalitesini arttırmak adına Cerny den bir iki tık daha iyi, birebirde etkili, içe kat edebilen, oyun kurucu özellikleri taşıyan süratli bir sağ kanat alacaklardır.
7- Sol kanadımız alternatifsiz gibi duruyor ama hocanın futbolcular ile ilişkilerini düşününce çokta alternatifsiz olduğumuz söylenemez çünkü eminim Hoca Semih’ i kazanacak ve bazen Sol Önde fotvet, santrafor arkasında gizli forvet yada sahte 9 gibi kullanacaktır. Aynı şekilde Olaitan da öyle… Bu iki isim bu hoca birlikte ciddi bir performans artışı yakalayacaktır ve formunda olmasının yanıda karar verme yetisini geliştirmiş bir Olaitan hem 11′ de hem de rotasyonda tam bir Joker olacaktır Hocanın eline. Çünkü olaitan gerektiğinde 6- 8–10 ve kanat oynayabiliyor ve bu bölgelerin hiç birinde de vasat bir görüntü sergilemiyor. Ama yine de Sol kanada kendini ispat etmiş, gol asist istatistikleri yüksek ve tempo yapmaktan korkmayan bir sol ön oyuncusu da alacaklardır.
8- Oh bana göre kaliteli bir santrafor ama maalsef alternatifi yok..İşte tam bu nedenle santrafor blgesine Oh’ tan daha iyi, daha raketli ve daha bitirici bir ismi parasına çok takılmadan alacaklardır.
9 Bütün bunların yanında kulübe zenginliğini ve yerli futbolcu havuzunu hem nitelik hem nicelik olarak büyütebilmek adına 2-3 kaliteli Türk futbolcu takviyesi de yapacaklardır….
Sözün Özü ben bu sezondan oldukça umutluyum… Doğru noktalara ve o noktaları en doğru şekilde oynayan doğru futbolculara yönelip nispeten rakiblerimize kıyasla daha az para harcayarak çok rahat şampiyonluğa emin adımlarla gideriz.
Umutlu bir açıklama, iyi ahçı aldın ama eldeki malzeme sorunlu,yeni alınacaklar pahalı..biz herzamanki gibi ahçıyı suçlayacağız.sadece komik olan cerny den hala umutlu olmanız,adam aylardan beri rezaletti..yıllardan beri bir tane gerçek sol kanat oyuncusu bulamadık,hoca iki tane istiyor.uzun zamandır kazma stoperlerle oynuyoruz,hoca oyun kurma özellikli istiyor.yani klasik hayal dünyasında yaşıyoruz.belki mucizeler gerçekleşir,seviniriz..artık hocayı ikna için ne palavralar söylediler bilmiyorum ama hoca gerçeklerle yakında yüzleşir..