içinde

Son!

Yıllar içerisinde bu forum çok çok değerli üyelerini kaybetti, kimisi aramızdan hayatını kaybederek ayrıldı, kimisi çok kırıldı, gitti, dönmedi yada dönemedi hiçbiri. Yeni üyelerde olmayınca çok dar bir fikirde sıkıştı ve neredeyse hep aynı yorumları okumaya başladık. Zira forumda bir çığırtkanlık aldı başını gidiyor. O yüzden artık ne giresim, ne de yorumları okuyasım geliyor.

Başlıkta da belirttiğim üzere bu yazı, buradaki son yazımdır. O yüzden çok iddialı bir kapanış yapacağım.

Takımdaki yanlışları, olanı biteni tartışmayacağım. Çünkü tek bir şey kaldı elimizde ve onu yazacağım.

Beşiktaş için artık “Doğru tektir.”.

Tek doğru ise Beşiktaş sil baştan yapılanarak altyapıya yönelmesidir.

Bin kere söyledim bunu da bir kez daha ve son kez söyleyeceğim.

Sarışın kardeşlerden kırmızılısı gibi her türlü pisliğe, her türlü dalavereye, hırsızlığa, devletin malına defalarca çökmeye, yargı içerisinde iş çevirmeye rağmen arkamızda sahip çıkan devlet yok!

Zira kırmızılı şerefsizler, kara para akladılar, kara borsa bilet sattılar, yasa dışı bahis sitesinden sponsor yaptılar, defalarca riva ve floryayı satıp satıp bedelsiz geri aldılar, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını gasp ettiler ve hiçbirinde ama hiçbirinde ne adam akıllı soruşturuldular ne de yargılandılar. 200 milyon avroluk transfere gözü kapalı daldılar, çünkü her şeye rağmen arkalarında devlet vardı, hala da var. Bizim kimimiz var?

Sarışın kardeşlerden lacivertlisindeki gibi her türlü boktan harcamaya, senelerce dolarlar avrolar saçmaya, her sene on taneden az olmayan transfer yapmaya, olmayan başarılarına kılıflar bulmaya ve tüm bunlara rağmen arkamızda sahip çıkan parası çok oligarklar yok!

Zira bugün Ali Koç gitse, Nihat Özdemir, Sadettin Saran, Murat Ülker, Ferit Şahenk gibi bir sürü oligark hazırda para saçmak için bekliyor. Nitekim Aziz Yıldırım denen zevatta kongrelerinde “Harcayacak 400 milyon avrom var hazırda!” dedi. Yetmezmiş gibi her şeye rağmen deli gibi kulübü destekleyen taraftarları var. Kısaca onlarda da hayvan gibi para var. Bizde kim ve ne var?

Bunlara hiçbir zaman cevap veremeyen, vermeye kapasitesi bile yetmeyecek taraftar var. Başkan mı oldun, hadi hayırlı olsun, şimdi bir şeyi tuttun, olduysan bul, indir, getir, yap, et, nasıl yaptığın ve nasıl yapacağın umurumda bile değil, çünkü ben öyle istiyorum diyen bir güruh bu, taraftar bile değil. Şuursuz, bilinçsiz, bilgisiz… ve bitmek bilmeyen bir hezeyanla da çığırtkanlık yapıyorlar hem de her mecrada. Akıl alır gibi değil!

Diyeceksin ki farklı modeller var Beşiktaş’ı düze çıkaracak. Evet var tabi. Hadi örnekleyelim beraber;

1.Hibrit Model denersin; Altyapıya yatırım yapılır ama tamamen gençlere bağlanılmaz, sezon başında 2–3 tane maliyetli ama yüksek etki potansiyelli tecrübeli oyuncu alınır. (Örn. sözleşmesi bitmiş, motivasyonu yüksek veteranlar), Bu veteranlar gençlerin gelişimini hızlandırır, sahada liderlik yapar, bu model hem “şimdi” hem “gelecek” için çalışır.

2. Latin Amerika ve Afrika Scout Ağı kurarsın; Türkiye pazarında artık “ucuz ama kaliteli” oyuncu bulmak zor, çünkü herkes aynı oyuncuların peşinde. Bunun yerine, Güney Amerika ve Afrika’da direkt gözlemci ofisleri açarsın. 500 bin – 1 milyon €’ya alınıp 4–5 milyon €’ya satılabilecek gençler bulunur. Porto ve Shakhtar Donetsk’in bu stratejiyle elde ettiği başarı örnekleri var.

3. “Taraftar Kaynaklı Fonlama” Projesi denersin; 20 milyon taraftar var diyorsun, bu dev bir kaynak gibi görünür, örneğin “Beşiktaş Yatırım Platformu” gibi bir sistem ile taraftar, kulübe mikro yatırım yapar. 1 milyon taraftar kişi başı yılda 200 TL verse, 200 milyon TL’lik ekstra bütçe oluşturursun. Bu fon altyapı, tesis veya stratejik transferler için kullanılabilir. Borussia Dortmund örneği var.

4. Avrupa’da İkinci Kulüp ile Ortaklık kurabilirsin; Avrupa’da düşük bütçeli ama oyuncu geliştirme odaklı bir kulüple resmi partner olur (Belçika, Hollanda, Portekiz ligleri mantıklı). Oyuncular burada pişirilir, AB pasaport avantajı sağlanır. Hem vitrin olur hem de genç oyuncular Avrupa temposunu öğrenir. Göztepe – Southampton, Union ST – Brighton gibi örnekleri var.

5. Kısa Vadeli “Şok Başarı” Stratejisi deneyebilirsin; 1–2 sezon boyunca tamamen savunma ağırlıklı, pragmatik futbol oynanır (örneğin Simeone’nin Atletico Madrid’i gibi). Transfer bütçesi “en iyi 11”e yoğunlaştırılır, yedek kadro zayıf olabilir ama ilk 11 çok kompakt olur. Bu yöntem uzun vadede sürdürülebilir değil ama doğru sezon denk gelirse belki başarı sağlanabilir.

Teorik olarak başka yollar var mı? Var.

Pratiğe gelelim birde…

1 ve 2. Seçenekleri geçen sene denedik. İmmobile, Rafa, Paulista gibi veteranlarla Semih ve Mustafa  gibi oyuncular bir araya getirilerek hibrit model oluşturuldu. Alan Ricardo ve Keny Arroyo gibi oyuncu da dahil edildi devre arası. Yani Latin Amerika ağı da denendi. Sonuç ise ortada.

3. seçenekteki gibi taraftar fonlama projesini de sermaye artırımı ile denendi, onunda sonucu ortada.

4. seçenekteki gibi bir proje oluşturabilmen için başlangıç bütçen olması lazım, ki öyle bir para yok, olsa da buna harcanmayıp transfere yatırılırdı o para. Bu yüzden öyle bir seçenekte yok.

5. seçenekte şok başarıyı sana sap gibi saplarlar bu ligde. Çoğu maçının sonucunun daha maç başlamadan önce belirlendiğine ilişkin tonla haber yapıldı, başta Çin olmak üzere birçok yasa dışı bahis baronunun bu işe karıştığı çarşaf çarşaf haber yapıldı. Hiç kimse tınlamadı. Ayrıca taraftarın ne pragmatik futbola, ne de savunma ağırlıklı oyuna sabrı yok. O yüzden bununda bir başarı şansı maalesef yok.

Geriye ne kaldı peki elimizde?

Altyapıya uzun vadeli yatırım + kulüp kimliğini yeniden inşa + mali disiplini koruyarak sürdürülebilir başarı arayışı.

Onunda modelini daha önce 25 Mayısta şu yazıyla yazmıştım;

Bir daha düşün bakalım!

Hastalığım süresince tek bir şey öğrendim; Kaçınılmaz olanı inkar etmek, zaman kaybından başka bir şey değildir. Kaçınılmaz olan 5 yıldır önümüzde öylece duruyor. Biz 5 yıldır inkar edip sadece zaman kaybediyoruz. Bu taraftarla da kaybetmeye mahkumuz.

Hoşçakalın.

Bir yanıt yazın

GIPHY App Key not set. Please check settings

5 Comments

  1. Bu zulme birlikte dayanabilmek için açık tutuyoruz bu platformu dostum; öyle hoşçakal falan kabul etmiyoruz haberin olsun:)

    Bazı kaçak arkadaşlarımızın da destek olacağından eminim.

    Bu arada yıllardır izlediğimiz şey için de zulümden başka bir ifade bulamadım; umarım yaptığın bilimsel çıkarımların birisini seçip ilerleyecek bir yapıya bürünebiliriz… (mevcut baskı altında bu kararları alabilecek bir yönetim tarzı diliyorum)

    5