İle lig matematiksel olarak olmasa bile psikolojik olarak bitti bizim için. Maccabi ve Bodo mağlubiyetleri ile de Avrupa macerası sona erdi diye düşünüyorum. Geriye Fikret Başkanın tabiri ile ‘Süt kupası’ kaldı. Saha içinde ve dışında tarihimizde görülmemiş ağır yaralar aldığımız bu sezonda elimizde kalan tek şey bu. Saha dışını yorumlamak için suların durulmasını beklemek lazım ama kaldı ki sular asla durulmaz bizim camiada uzunca bir süre. Herkes birbirini suçluyor, arkasından sallıyor. Akla kara iyice birbirine girmiş vaziyette. Hüseyin Yücel, Musrati için 20 milyon Euro civarında bir teklif olduğunu söyledi. Eğer bu teklif ve rakam doğru ise yani daha hediye olarak Masuaku ve Onana yı da verelim hiç beklemeden. Ben bu tabloda takımın önümüzdeki yıl da başarılı olmasının çok zor olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden de para edecek yabancı yerli kim varsa satılmalı ve adını her ne koyarsanız koyun adam akıllı bir geçiş sezonu olmalı. Ki bunu içinde bulunduğumuz sezon için yapılabilir diye düşünmüştüm ama devre arası Musrati ile Muçi, yazın İmmobile ve Rafa transferleri ile bu düşüncem suya düştü. Kadronun geri kalanı yarım yamalaktı, bu oyuncular da günü kurtaramazdı ve olmadı da sonuç olarak. Dibi görmeden tekrar yükselişe geçmemiz artık mümkün değil. Temeli bozuk bu yapının üzerine inşa edilecek her türlü yapı sağlamlıktan uzak ve kısa ömürlü olacak bana göre. Her kim olursa olsun umarım yeni yönetim bu dengesiz ve kalitesiz kadroyu takviye etmek yerine dağıtır. Çünkü mevcut kadro kalitesinin bir iki oyuncu dışında berbat olduğu yadsınamaz bir gerçek. Gerekirse Rafa ve Gedson da dahil para edecek herkes satılsın ve 2-3 yıllık adam akıllı bir geçiş süreci ile yeniden yapılanmaya gidilsin. Aynı şeyi sürekli deneyerek farklı sonuçları beklemek aptallığın zirvesidir çünkü.
içinde Genel
Tarihi Göztepe hezimeti
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.
GIPHY App Key not set. Please check settings
Gene alıp koymuşsun cebine eksi notu hocam😊
Neyse ki, en azından şimdilik, sadece tek bir tane😂
Buna da şükür diyelim.
Dediklerine katılıyorum👍
Bu için içinden ööyle şıpınişi çıkmak mümkünsüz, neredeyse😕
Önümüzdeki en az bir, belki iki, belki üç sene boyunca başarı beklemek çok gerçekçi olmayacaktır, ne yazık ki, bence de..🤐
Ben artı verince güme gitti o bir eksi, üzülme.
Ama söylemiş olayım: Adım Hıdır.
Yani, bundan sonra gelmesi muhtemel eksilere karşı yapıp yapabileceğim de sadece bu kadardır..
😂😂😂
İsterse 1000 tane eksi gelebilir hocam. Artı gelmesi için yazmadığım gibi eksi gelmesin diye de yazmıyorum tüm bunları. Doğru bildiklerimi, düşüncelerimi yazıyorum sadece. Hepimiz de böyle yapmıyor muyuz zaten 🙂
Sayın Sverisson hocam, öncelikle herkesin görüşüne saygı duyduğun ve düşünce her ne olursa olsun katılmasan bile saygı gösterdiğin için sana çok büyük saygı gösteriyorum. Ben bu kanıya emin o ki alelacele ve sığ düşüncelerle değil tam tersine uzun zamandır ve enine boyuna düşünerek vardım. Böyle olması neden gerekiyor sebeplerini de elimden geldiğince basit anlatıma indirgeyerek buraya yazayım. Öncelikle bizim ülkemiz futbolunda adalet yok. Yani Beşiktaş her ne yaparsa yapsın rakiplerinden 2-3 kat daha iyi futbol oynamadığı sürece şampiyon olamaz. Hatta bazen bu derece iyi futbol oynamak bile yeterli olamayabiliyor. Çok eskilere gitmeye dahi gerek yok, kahpe sarışının henüz bir kaç ay önce yasadışı bahis firması sponsorluğunda getirdiği transferi sağır sultan biliyor. Karşılığında sadece taraftar bazında sosyal medyada ufak tefek eleştiriler oluyor ve akabinde tepki çekmemek adına kahpe sarışınspor minik bir açıklama ile bahse konu yasadışı bahis firması ile uzaktan yakından alakaları olmadığını ve sponsorluk anlaşmasının iptal edildiğini beyan ediyor. 2 hafta önce kağıt üzerinde kurulmuş bir şirketten milyonlarca Euro sponsorluk parası ile transfer yapılıyor, anlaşma iptal ediliyor ama ne sponsorluk parası geri gidiyor ne de o para ile gelen oyuncu dönüyor eski takımına. Aynısının çeyreğinin çeyreğini Beşiktaş yapmış olsa (ki asla yapacağımız bir yamuk iş değil) ortalık yangın yerine döner, TFF ve TCK sıfatında ayrı ayrı soruşturma üzerine soruşturmalar başlatılır ve anamizdan emdiğimiz süt burnumuzdan getirilirdi. Kahpe sarışınsporun kaç sezondur rakip oyunculara tekme tokat dalmasına rağmen bırak cezalandırılmayı, neredeyse dayak yiyen oyuncuların ve bu oyuncuların takımlarının ‘siz kimsiniz ki kahpe sarışınsporun milli oyuncusunun tekme tokat dalmasına ses çıkarıyorsunuz?’ diyerek cezalandırıldığı bir ülkeyiz. Aynı oyuncuya yapılan bir faul sonrası koskoca TFF nin ‘Cok üzgün ve sinirliyiz, kahpe sarışınsporun oyuncusuna yapılan faul için gerekli tüm yaptırımları en sert ve şekilde uygulayacağız’ söylemine doğru dürüst ses bile çıkaramamış olsak da yine çok uzağa gitmeden sadece bu sezon başından beri Rafa Silvaya yapılan ve kariyerini bitirebilecek bir dünya faulü hatırlamanızı isterim? Bacağı koptu, futbol hayatı bitti denilen sahtekar çocuk bir hafta sonra deli danalar gibi sahada oynuyor halbuki. Sahi unutmuş olamazsınız herhalde çünkü henüz geçtiğimiz 3 ay içerisinde olan şeyler bunların tamamı. Sarışınlar diledikleri gibi FFP sınırlarını aşıp transferleri yaparken yumulan gözler konu Beşiktaş olunca faltaşı gibi açılıyor. Malum camianın Profesör sifatli önde gelen isimlerinden birinin ‘Bunlar kim oluyor da üzerimize oyunlar oynuyor, Mehmet Ağar abimizin çıkıp konuşması, bir şeyler yapması gerekiyor’ demesi normal karşılanıyor bu ülkede. Bahsettiği kişinin bir eski hakem veya yorumcu olduğunu düşünmek isterdik ama bahse konu kişinin eski bir siyasi isim hatta Bakan olduğunu bildiğimden yazdım tüm bunları. Nasıl ki 25-30 sene önce futbolun karanlık gölgelerinde bu isim geçiyorsa o günden bugüne hala telaffuz edilmeye devam ediyor gördüğümüz gibi. Bu eşitsizlik, kayrılmışlık ile kendi adımıza kötü giden bu dönemde başa çıkmamız mümkün değil. İki başkan adayının ikisinden de umudum yok. Fikret Orman diyenler de hayal kurmasın çünkü o da gerektiğinde buradayız Beşiktaş’ı başıboş bırakmayız diyip arkasından da ama aday değilim diye açıkladı kaç kez. İşin Maydonozspor kısmına henüz gelemeden bile kahpe sarışınsporun pislikleri ile uğraşmak imkansız. Futbol dışı her yolun olduğu, bir tarafın sonsuz şekilde desteklenip, bir tarafın her şekilde yolunun kesilmeye çalışıldığı şu ortamda desteklenen taraf olmadığımızı anlayabilmek için 150 IQ sahibi olmaya da gerek yok. Biz bu şeref yoksunlari ile mücadele etmek istiyorsak Mustafa Denizli’nin tabiri ile önce içimizdeki İrlandalılardan kurtulmamız lazım. Yolumuz çok uzun ve meşakkatli ama ne demiş Victor Hugo; Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı’.