Utkunun kötülüğü maç eksiğinden. Daha çok maç yapması lazım bence. Ard arda 5 maç oynasın performansı olması gereken seviyeye çıkar. Ama işte onunla o kadar önde savunma kuramayız. Kevgire çevirirler bizi. Utku çok çıkmayı sevmiyor.
1
Yan topları hala iyi sadece daha dikkatli olması konusunda uyarı aldığı çok açık. Normal de çokça çıktığı toplara pek çıkmamaya başladı son zamanlarda doğru ama bu yan topları zayıf olduğu anlamına gelmez. Zamanlama konusunda sadece 1 kere hata yaptı bariz bir hataydı o belli ki aklına kazınmış çıkmıyor. He birde aynı maçta kararsızlık yaşadı normalde çok saha uzak yerlere çıkarken sağ taraftan savunma arkasına atılan bir topa çıkamadı sonrasında vidadan fırça da yedi. Ama bu çocuk geçen yıldan beri 40 tan fazla maça çıktı kötü performans verdiği 2 maçtan biri bu maç ve sen o maç ile bu çocuğun kötü kaleci olduğunu iddia ediyorsun. Senin düşüncenle bence dünya da iyi kaleci yok. Yeter ki 2 maç kötü performans versin ve sende gözünle gör. Ama bana göre Ersin’in 1 zayıflığı var oda çeviklikle alakalı. Karambol pozisyonlar da gelen sürpriz şutları çıkaramıyor. Eksikleri geliştirmesi gereken yönleri yok mu tabi ki var. Zaten o eksiklerini giderdiğinde zayıflığını da biraz olsun geliştirdiğin de onu Türkiye de hiç bir güç tutamaz. İngiltere veya İspanya da atak futbol oynayan üst düzey bir takımın 1 numarası olur.
Bence futbol u bir bütün olarak düşünmekte yarar var. Aslında gerekli açıklama yapılmış ama ben tekrar üstüne basa basa söylemek istiyorum. Eğer kalemiz de muslera, Altay, olsaydı bu sistemle şampiyon olamaz daha fazla gol yerdik. Yada daha kontrollü bir oyunla daha az atak yaparak puanları toplamaya çalışır öyle şampiyon olurduk. Artı olarak söylemek isterim ki şuana kadar ne musleranın ne Altay’ın hatta ne uğurcanın defalarca yediği kadar aptal bir golü bir kez bile yemedi. Yediği gollerin hepsi gol olasılığı yüksek pozisyonlarda oldu. Ben Altay’ın da musleranın da uğurcanında yumurtladığı bir çok maç hatırlıyorum ama Ersin’in hatırlamıyorum. Değerini anlayacaksınız ama biraz geç olacak gibi.
1
Valla daha iyi bir kaleciden kastını anlıyorum Yunus hocam ama kaleci transferini bence oyun şeklimize göre düşünmeliyiz. Mesela şl de de atak futbol u tercih edeceksek Ersin kesinlikle 1. Kaleci olarak kalmalı. Ama şl deplasmanlarında ve olası kalbur üstü takımlarla yapacağımız maçları düşünürsek o maçlar da atak futbol yerine kontrollü futbola döneceğimizi ve savunmamızı daha geride kurarak ortalamanın üstünde atak yiyeceğimizi öngörerek diyebilirim ki Bu tip maçlar için Gökhan Akka’n gibi çizgi de yüksek performans veren bir kaleci alınabilir.
2
Bende öyle düşünüyorum. Uçan kaçan çizgi de harikalar yaratan bir kaleci olmadığını biliyorum ama biz zaten yoğun baskı yiyen bir takım olmadığımız için öyle bir kaleciye ihtiyacımız yok. Aksine savunma bloğunu orta sahaya yakın kurup atak futbol oynadığımız için bize tam da Ersin gibi sezgileri iyi zamanlaması iyi çıkışları iyi duracağı yeri iyi bilen hızlı düşünebilen bir kaleci lazım. Lig de en çok atak yaparak en az kontra atak yiyen takımlardan olmamızın sebebidir Ersin. Dikkatimden kaçanlar hariç hatırladığım 20 üzeri başlamadan bitirdiği pozisyon var.
2
Ben ersinlik bir sıkıntı göremiyorum. Niye bütün vebal Ersin e kalıyor. Son karşılaşma özelinde konuşacak olursak Ersin bir kalecinin yapması gereken herşeyi harfiyen yapmıştır. Adamların 3 net pozisyon u var ve maalesef 2 sin de nskala ofsayt I bozuyor diğerinde de adamını kaçırıyor. İlk golde Ersin doğru açıdan doğru zamanlamayla çıktı adamın açısını çok iyi kapattı. Öyle ki top geçebileceği tek yerden geçti ve gol oldu. Tamamen şanssızlık. 2. Golde ise adam öyle bir yere vurdu ki pozisyon gereği hiç bir kaleci o topa hareketlenmezdi. Yani yapacak hiç birşey yoktu. 3. Pozisyonlarında gösterdiği refleksle çoğu kalecinin yiyeceği topu kornere çıkardı. Bence ersinlik bir durum yok orta da.
3
Ersin bire birde etkili olmasının yanında yan toplarda da başarılı bir kaleci. Haricinde topu oyuna çok hızlı sokan bir kaleci. Karambol pozisyonlar da henüz net bir başarısını göremedik evet. Ama büyün bunları bir kenara koyarsak eğer Ersin’in en önemli özelliğini konuşmaya başlarız. Ersin gibi kaleciler pozisyonları daha kale önüne gelmeden bitirirler. Ki Ersin’in böyle sayısızca müdahalesini sayabilirim. Tehlikeli bir pozisyon oluşmadığı ve adrenalin seviyemiz yükselmediği için bir çok insan bunu anlayamıyor ama o kadar değerli ki bu müdahaleleri istatistik olarak kalenizde ki tehlikeli pozisyon sayısının azlığına büyük etki ediyor. Muslera nın Ersin’e göre 2 artısı var. Birinci artısı tecrübesi, ikinci artısı ise refleksleri. Tecrübe oynayarak reflex çalışarak geliştirilir. Ama Ersin’in artıları çalışarak geliştirilemez. Örneğin yan top becerisi. Oyun okuma zamanlama ve boy meselesi. Boyu kısalmayacak. Oyun okumayı ve zamanlamayı biliyorsan birdaha kolay kolay kaybetmezsin. Sonra libero tipi kaleci olma özelliği. Mesela aynı tip şutu uğurcan ve muslera gibi kaleciler hep çizgide ve çizgiye yakın yerde karşılar o yüzden kurtarabildikleri çok zor toplar olarak görünür. Çünkü top açısını yakalamış ve en uç noktaya yönlenmiştir. Ve çıkarmak gerçekten zordur çıkarıldığında da kaleci başarısı olarak gözükür. Ama Ersin gibi kaleciler bu tip pozisyonlar da topu hep kaleden 3 Adım önde karşılar. Bu yüzden bir çok şutu kolaylıkla engeller. İşin kötüsü şudur ki bu kurtarışlar basit gözükür. Çünkü top açısını tamamlayamadan kaleciye geldiği için çok basit bir şut havası verir. Ve kurtarış standart bir kurtarış gibi gözükür. Zaten Ersin’in bir çok kurtarışı bu yüzden önemsenmez. Topun üstüne yada çok yakınına geldiği ve her kalecinin bu topu çıkarabileceği iddia edilir. Halbuki durum öyle değildir. Diğer kaleciler gibi 2-3 adım geride karşılasa top belki de direk dibine gidecek ve aşırı zor bir şut olacak hatta gol olacaktır. Ama bunu Avrupalı biliyor da biz bir türlü öğrenemedik. Ersin eksik yerlerini de geliştirirse 2 sene sonra daha neler nasıl oldu bu diyeceğimiz bir takıma gidebilir. Çünkü çağımız futbolunun kaleci özelliklerini üzerinde barındırıyor. Avrupa da ki büyük takımların tamamı geride rakibin ataklarını başlamadan bitirebilecek gizli kahraman bir kaleciyi kalesinde görmek ister.
1
Yanlış anlama söylediklerinde haklısın ama eğer Ersin olmasaydı da adamlar kafadan 2 gol çakardı bize. Bu maça 6+ gol olmadıysa uğurcan kadar Ersin’in de etkisi var. Kaleciye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.
3 ü birden belki 1-2 maç sahaya çıkar ama ikinci yarılar da bol bol görebiliriz. Ama ben daha çok Larin ve aboubakar ı dinlendirebilmek adına sirkülasyona sokarak değerlendireceğini düşünüyorum. Asist özelliklerinden ve ters ayak olmalarından dolayı da ghezzal ve töre ile de sağ tarafı dönüşüme sokar. Tabi şuan a kadar uyguladığı stratejiye devam ederse.
4
Necip sayende tarihe geçti… oynamadığı maçta eleştiri alan ilk futbolcu ???
2
Viewing 10 comments - 91 through 100 (of 114 total)
Utkunun kötülüğü maç eksiğinden. Daha çok maç yapması lazım bence. Ard arda 5 maç oynasın performansı olması gereken seviyeye çıkar. Ama işte onunla o kadar önde savunma kuramayız. Kevgire çevirirler bizi. Utku çok çıkmayı sevmiyor.
Yan topları hala iyi sadece daha dikkatli olması konusunda uyarı aldığı çok açık. Normal de çokça çıktığı toplara pek çıkmamaya başladı son zamanlarda doğru ama bu yan topları zayıf olduğu anlamına gelmez. Zamanlama konusunda sadece 1 kere hata yaptı bariz bir hataydı o belli ki aklına kazınmış çıkmıyor. He birde aynı maçta kararsızlık yaşadı normalde çok saha uzak yerlere çıkarken sağ taraftan savunma arkasına atılan bir topa çıkamadı sonrasında vidadan fırça da yedi. Ama bu çocuk geçen yıldan beri 40 tan fazla maça çıktı kötü performans verdiği 2 maçtan biri bu maç ve sen o maç ile bu çocuğun kötü kaleci olduğunu iddia ediyorsun. Senin düşüncenle bence dünya da iyi kaleci yok. Yeter ki 2 maç kötü performans versin ve sende gözünle gör. Ama bana göre Ersin’in 1 zayıflığı var oda çeviklikle alakalı. Karambol pozisyonlar da gelen sürpriz şutları çıkaramıyor. Eksikleri geliştirmesi gereken yönleri yok mu tabi ki var. Zaten o eksiklerini giderdiğinde zayıflığını da biraz olsun geliştirdiğin de onu Türkiye de hiç bir güç tutamaz. İngiltere veya İspanya da atak futbol oynayan üst düzey bir takımın 1 numarası olur.
Bence futbol u bir bütün olarak düşünmekte yarar var. Aslında gerekli açıklama yapılmış ama ben tekrar üstüne basa basa söylemek istiyorum. Eğer kalemiz de muslera, Altay, olsaydı bu sistemle şampiyon olamaz daha fazla gol yerdik. Yada daha kontrollü bir oyunla daha az atak yaparak puanları toplamaya çalışır öyle şampiyon olurduk. Artı olarak söylemek isterim ki şuana kadar ne musleranın ne Altay’ın hatta ne uğurcanın defalarca yediği kadar aptal bir golü bir kez bile yemedi. Yediği gollerin hepsi gol olasılığı yüksek pozisyonlarda oldu. Ben Altay’ın da musleranın da uğurcanında yumurtladığı bir çok maç hatırlıyorum ama Ersin’in hatırlamıyorum. Değerini anlayacaksınız ama biraz geç olacak gibi.
Valla daha iyi bir kaleciden kastını anlıyorum Yunus hocam ama kaleci transferini bence oyun şeklimize göre düşünmeliyiz. Mesela şl de de atak futbol u tercih edeceksek Ersin kesinlikle 1. Kaleci olarak kalmalı. Ama şl deplasmanlarında ve olası kalbur üstü takımlarla yapacağımız maçları düşünürsek o maçlar da atak futbol yerine kontrollü futbola döneceğimizi ve savunmamızı daha geride kurarak ortalamanın üstünde atak yiyeceğimizi öngörerek diyebilirim ki Bu tip maçlar için Gökhan Akka’n gibi çizgi de yüksek performans veren bir kaleci alınabilir.
Bende öyle düşünüyorum. Uçan kaçan çizgi de harikalar yaratan bir kaleci olmadığını biliyorum ama biz zaten yoğun baskı yiyen bir takım olmadığımız için öyle bir kaleciye ihtiyacımız yok. Aksine savunma bloğunu orta sahaya yakın kurup atak futbol oynadığımız için bize tam da Ersin gibi sezgileri iyi zamanlaması iyi çıkışları iyi duracağı yeri iyi bilen hızlı düşünebilen bir kaleci lazım. Lig de en çok atak yaparak en az kontra atak yiyen takımlardan olmamızın sebebidir Ersin. Dikkatimden kaçanlar hariç hatırladığım 20 üzeri başlamadan bitirdiği pozisyon var.
Ben ersinlik bir sıkıntı göremiyorum. Niye bütün vebal Ersin e kalıyor. Son karşılaşma özelinde konuşacak olursak Ersin bir kalecinin yapması gereken herşeyi harfiyen yapmıştır. Adamların 3 net pozisyon u var ve maalesef 2 sin de nskala ofsayt I bozuyor diğerinde de adamını kaçırıyor. İlk golde Ersin doğru açıdan doğru zamanlamayla çıktı adamın açısını çok iyi kapattı. Öyle ki top geçebileceği tek yerden geçti ve gol oldu. Tamamen şanssızlık. 2. Golde ise adam öyle bir yere vurdu ki pozisyon gereği hiç bir kaleci o topa hareketlenmezdi. Yani yapacak hiç birşey yoktu. 3. Pozisyonlarında gösterdiği refleksle çoğu kalecinin yiyeceği topu kornere çıkardı. Bence ersinlik bir durum yok orta da.
Ersin bire birde etkili olmasının yanında yan toplarda da başarılı bir kaleci. Haricinde topu oyuna çok hızlı sokan bir kaleci. Karambol pozisyonlar da henüz net bir başarısını göremedik evet. Ama büyün bunları bir kenara koyarsak eğer Ersin’in en önemli özelliğini konuşmaya başlarız. Ersin gibi kaleciler pozisyonları daha kale önüne gelmeden bitirirler. Ki Ersin’in böyle sayısızca müdahalesini sayabilirim. Tehlikeli bir pozisyon oluşmadığı ve adrenalin seviyemiz yükselmediği için bir çok insan bunu anlayamıyor ama o kadar değerli ki bu müdahaleleri istatistik olarak kalenizde ki tehlikeli pozisyon sayısının azlığına büyük etki ediyor. Muslera nın Ersin’e göre 2 artısı var. Birinci artısı tecrübesi, ikinci artısı ise refleksleri. Tecrübe oynayarak reflex çalışarak geliştirilir. Ama Ersin’in artıları çalışarak geliştirilemez. Örneğin yan top becerisi. Oyun okuma zamanlama ve boy meselesi. Boyu kısalmayacak. Oyun okumayı ve zamanlamayı biliyorsan birdaha kolay kolay kaybetmezsin. Sonra libero tipi kaleci olma özelliği. Mesela aynı tip şutu uğurcan ve muslera gibi kaleciler hep çizgide ve çizgiye yakın yerde karşılar o yüzden kurtarabildikleri çok zor toplar olarak görünür. Çünkü top açısını yakalamış ve en uç noktaya yönlenmiştir. Ve çıkarmak gerçekten zordur çıkarıldığında da kaleci başarısı olarak gözükür. Ama Ersin gibi kaleciler bu tip pozisyonlar da topu hep kaleden 3 Adım önde karşılar. Bu yüzden bir çok şutu kolaylıkla engeller. İşin kötüsü şudur ki bu kurtarışlar basit gözükür. Çünkü top açısını tamamlayamadan kaleciye geldiği için çok basit bir şut havası verir. Ve kurtarış standart bir kurtarış gibi gözükür. Zaten Ersin’in bir çok kurtarışı bu yüzden önemsenmez. Topun üstüne yada çok yakınına geldiği ve her kalecinin bu topu çıkarabileceği iddia edilir. Halbuki durum öyle değildir. Diğer kaleciler gibi 2-3 adım geride karşılasa top belki de direk dibine gidecek ve aşırı zor bir şut olacak hatta gol olacaktır. Ama bunu Avrupalı biliyor da biz bir türlü öğrenemedik. Ersin eksik yerlerini de geliştirirse 2 sene sonra daha neler nasıl oldu bu diyeceğimiz bir takıma gidebilir. Çünkü çağımız futbolunun kaleci özelliklerini üzerinde barındırıyor. Avrupa da ki büyük takımların tamamı geride rakibin ataklarını başlamadan bitirebilecek gizli kahraman bir kaleciyi kalesinde görmek ister.
Yanlış anlama söylediklerinde haklısın ama eğer Ersin olmasaydı da adamlar kafadan 2 gol çakardı bize. Bu maça 6+ gol olmadıysa uğurcan kadar Ersin’in de etkisi var. Kaleciye ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum.
3 ü birden belki 1-2 maç sahaya çıkar ama ikinci yarılar da bol bol görebiliriz. Ama ben daha çok Larin ve aboubakar ı dinlendirebilmek adına sirkülasyona sokarak değerlendireceğini düşünüyorum. Asist özelliklerinden ve ters ayak olmalarından dolayı da ghezzal ve töre ile de sağ tarafı dönüşüme sokar. Tabi şuan a kadar uyguladığı stratejiye devam ederse.
Necip sayende tarihe geçti… oynamadığı maçta eleştiri alan ilk futbolcu ???