Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

CankiOffline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 1 through 10 (of 155 total)
  • Benim de boyle elestiriye her zaman kapim acik, dostum. Ben de kosup Sergen istifa diyemiyorum; yerine kim gelecek sorusu ciddi bir soru tek basina zaten. Ama sorun su: Biz Sergen’i olan takimi ayaga kaldirsin diye getirdik, takim kursun, transfer yapsin, gelecegi planlasin diye almadik. Sergen’in bunlari yapabilecek bir adam olup olmadigi bile belli degil. Sonucta hangi bilgiyle transfer yapacak Italya sampiyonun santraforu, Italya gol kralini tanimayacak kadar dunyadan bihaber bir insan? 5 dakika futbolcu izlemek yeter diyen adam nasil kadro planlamasi yapacak? aldigi Cengiz’in, Gokhan’in hali de ortada. Zaten yanlis transferlerle belimiz bukulmus, bir de Sergen’in getirdikleriyle ugrasmayiz insallah. Iste bu kaygilar beni dusunduruyor kara kara.

  • Oncelikle benim hayatta soylemedigim, hatta tam tersini soyledigim seyleri bana atfetmissiniz ki hic hos olmamis. Yildiz oyuncu, cop oyuncu filan ezber, bos laflar. Bu sacma sapan yildiz (her ne demekse) saplantisi yuzunden harcandi o 100 milyon euro, baska bir seyden degil. Iyi oyuncu kotu oyuncu vardir; formda oyuncu, formsuz oyuncu vardir; maliyet/fayda hesabi artida olan oyuncu, ekside olan oyuncu vardir; oynanan oyuna uygun oyuncu, uymayan oyuncu vardir. Bir takimda iyi olup, baska takima uymayan oyuncu vardir. Sapi samanindan ayirabilen futbol akli vardir; bir de uc kurusluk akli ve bilgisiyle kafasina gore transferler yapan yoneticiler vardir. Bundan gayrisi da laf-i guzafdir.

  • Övünç Özdem Ole’nin gittiğini ve Sergen’in geldiğini Sergen’in resmi olarak imzalamasından bir hafta önce net bir şekilde duyurdu. O arada yapılan transferlerde Sergen‘in haberi ve onayı olmaması mümkün değil. Eğer bakacak olursan Ole’ye yetişen futbolcular Tammy, Ndidi, ve Orkun sadece. Taylan son maça yetişti. Cerny filan zaten resmi imzasından sonra geldi.

  • Fırat dostum, ben de istikrardan yanayım. Ama istikrar isterken şu soruyu sormak da gerekiyor: içinde bulunduğumuz istikrarsızlığın sorumluları kimler? Birkaç ayda bir teknik direktör değiştiren, her sene kadroyu yeni baştan kurmak için Beşiktaş’ı borca batıranlar mı istikrar getirecekler? Yoksa aylarca başında olduğu halde takımın oyununa 1 gram katkı sağlayamayan ve sürekli transfer isteyen, hiçbir sorumluluk almayan teknik direktörler mi? Eğer en ufak bir ışık görsem sonuna kadar arkasında dururum bir yönetimin veya teknik direktörün. Ama maalesef hiçbir ışık yok

    3
  • Sevgili dostum, tartışıyoruz ama sen ve ben aynı taraftayiz. (bu kadar üst üste birbirimize yazdıktan sonra sizden sene geçiyorum izninle), ikimizde Beşiktaş’ın iyiliğini istiyoruz. Basın toplantısı düzenlemek zorunda kaldıkları konusunda tamamen katılıyorum. Başkan da teknik direktör de güçlü bir konumda olmadıkları için camianın baskısını göğüslemek için bu yolu seçmek zorunda kaldılar. Hatta Sergen bunu açıkça ifade etti, “ben güçlü bir konumda değilim, birkaç maç kazansaydım, sağ sonuçları iyi gitseydi başka türlü olurdu” diye. , sağ sonuçları iyi gitseydi başka türlü olurdu diye. Sorun zaten bu iş medyanın ve sosyal medyanın diline düşmeden halledememiş olmakta. O süreçte özellikle hocaı yıprandı gereksiz yere. İşlerin bu kadar çetrefilli hale gelmesi gerekmiyordu, süreç çok kötü yönetildiği için buralara geldik. Basın toplantısı bile skandaldı. Sergen Ruffo benimle konuşmaya tenezzül bile etmiyor diyor, başkan benle saatlerce konuşuyor, önceki hocayla da konuşuyordu diye altını oyuyor. Sergen Serkan rençber’le yaptıkları planlardan bahsediyor, başkan sizin transferleri de göreceğiz diye laf sokuyor. (Sahi bu arada yönetimle futbolcular arasında köprü olsun diye getirilen Serkan rençber diye bir adam vardı, o nerede acaba bu süreçte.) Kızgınlığını bana yöneltmişsin ama eminim ki sen de benim kadar Beşiktaş’ın berbat yönetildiği konusunda hemfikirsindir. Dolayısıyla daha az değil daha çok eleştiriye ihtiyacımız var. Ülkemizde eleştiri denince akla hakaret, düşmanlık, algı oluşturma falan gibi negatif şeyler geliyor çünkü eleştiri geleneğimiz zayıf, biat isteniyor. Beşiktaş’taki sorun ağır eleştiriler falan değil camia içindeki bölünmüşlük ve komploculuk, kötü yönetimlerin ve teknik direktörlerin seçilmesi ve iyi gitmediklerinde de daha kötüleriyle değiştirilmesi, dolayısıyla taraftarın bozulan sinirler ile iyice sabırsız hale gelmesi. Eleştiri olmadan hiçbir düzelme olmaz. İşler düzelince de eleştirilerin dozu azalır zaten. O nedenle bu kısır döngüden çıkacaksak bunun tek yolu sağlıklı bir eleştiri ortamı yaratmak, eleştirenleri ötekileştirmemek.

  • Kimi konuyla alakalı olmayan pek çok şey söylemişsiniz. Birer birer yanıtlayayayım.
    1- eleştiri ve itibarsızlaştırma aynı şey değildir. Benim yazımda itibarsızlaştırma yok, eleştiri var.
    2- transferlerin büyük çoğunluğu Sergen hoca zamanında yapıldı. Bu benim görüşüm değil basit bir gerçek. Açıp bakabilirsiniz. Ben hangi hocanın kime onay verip kime vermediğini bilemem. Siz de bilemezsiniz.
    3- aslında bu tartışmanın hiçbir manası yok çünkü ben zaten rafa’nın hatalı davrandığını belirtmişim yazımda. Hocanın işine burnumu soktuğum falan da yok. Bir teknik direktör istediği oyuncuyu oynatır istemediğini oynatmaz. Ama kararları sonucunda da taraftarlar tarafından eleştirilebilir.
    4- yönetim ve hukuk kurulu yönetsinler demişsiniz durumu. Ben de tam olarak aynı şeyi söylüyorum. Zaten yönetmedikleri için buraya geldi iş. Yoksa neden böyle saçma sapan bir basın toplantısı yapılsın?

Viewing 10 comments - 1 through 10 (of 155 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.