Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

Kartal Ruhlu (Bizim Yunus)Offline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 291 through 300 (of 438 total)
  • Kulüp de futbolcular gibi profesyonel düşünmek zorundadır..Transferde dengeleri bozmamak gerekir..Bizim şartlarımızı kabul edenler kalır etmeyenler gider..Beşiktaş, bir futbolcuya 1,2 veya 1,5 milyon avrodan daha para verecek bütçeye sahip değil..Herkesin yerini fazlasıyla doldururuz yeter ki transfer komitemiz iyi çalışsın..Önceliğimiz Abuş değil de bu takımın yarısı ve bu ligin üstünde olan Ghezzalı takıma kazandırmak olmalıdır.

    2
  • 1 puanin bile cok onemli olduğu hatay macindan 3 puan almamiz renklilerin butun moral motivasyonunu bitirir ,hevesleri kursaklarinda kalir..Bu duygularla ciktiklari maclarda da performaslari yariya duser Serdarim..Hatay bizi yenmek icin acik oynarsa Nkoudu ve Tore Hatayi hallac pamugu gibi atar Serdarim..

  • Prof.Dr.Iskender Pala’nin “Iki dirhem bir çekirdek” adli kitabi bununla ilgili yazilmis bir kitap…
    Bir tane daha paylasayim Sevgili Pascal..
    “Ates pahası” Çok pahalı anlamında kullanılan bir deyimdir

    Bir gün Kanuni Sultan Süleyman mütevazı sayıda bir maiyetle Istranca Ormanları’na doğru avlanmaya çıkmıştı ki, kendisini gören bir adam “Uğurlar olsun Sultanım!” diyerek yarenlikte bulundu. Fakat avcılık töresince bu söylem kişiye uğursuzluk getirirdi. Söylenmesi gerekense “rastgele” cümlesiydi. Padişah ve maiyeti bu uğursuzluğu kırmak için yedi adım geriye gittikten sonra yollarına devam ettiler. Tam ormana varılmış bir yavru ceylanın ardınca koşturulmaya başlanmıştı ki gök gürledi ve bulutlar sağanaklar halinde yükünü boşaltmaya koyuldu. Herkes ne yapacağını bilmez bir halde, civarda kandili parlayan bir kulübeye koşup sığındılar. Islaktılar. Üşümüşlerdi. Konuksever kulübeci, onca insanı bir başına ısıtmak için yakacak neyi var neyi yoksa yaktı.

    Nihayette av erbabının üstleri kurumuş, içleri ısınmıştı. Ve birkaç saat kadarlık bir süre içinde yağmur tamamen dinmiş, misafirlere yol görünmüştü. Ve lala, kulübecinin yanına gelip, teşekkürlerini bildirdikten sonra yakılan ateşin pahasını sordu. Adam: “Bin altın efendim” dedi. Lala “Bre! yaktığın odunlar bir altın bile etmezken niçin böyle densüzlük eyler de pahalı bir fiyat söylersin” diyerek adama çıkışınca adam “Doğrusu odunların pahası dediğiniz gibi bir altın bile etmez. Fakat bu sağanak altında, bu dağ başında bir sığınak bulmak ve binbir zahmetle yakılmış bir ateşin karşısına geçip ısınmak gerçekten çok pahalı bir şey. Ben sizden odun değil ateş pahasını istedim” dedi.

    1
Viewing 10 comments - 291 through 300 (of 438 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.