Peki Salih niye? Haydi Salih’i anladık gitsin. Ama Salih niye? O da tamam desek Salih’i göndermek ne alaka? Hepsini kabul etsek bile Salih’in hele de Salih’in gitmesini asla kabul edilemez.. 🙂😏😎👍👏🤍
2
*sana?
Yahu kardeşim, haydi eksi vermiyeyim diyorum, ki zaten hiç vermedim, vermem, Ama, Diyelim ki Necip hariç hepsini anladım, Lakin, Salih’i neden gönderiyorsun? Hadi Salih’i gönderdin, Peki Salih’i niye gönderiyorsun? Onu da kabul ettik diyelim, Salih’i göndermen8n manası var mı? Tut ki mantıkli bir sebep söyledin, biz de kabul ettik ama Salih neden gidiyor? Haydi ona da eyvallah, Salih de gitsin, ama Salih gönderilir mi be abi? Nasıl bir kindir bu? Ne yaptı bu Salih, Salih, Salih, Salih ve Salih sa?..
Yaşlılığıma ver yoldaş, kimdir bu tosun? Bilemedim?.
2
Daha önce de söylemişimdir burada, bu forumda muhtemelen.
Ama olsun, tekrarlayayım:
Genel manada “Devlet”, insanlık tarihi boyunca meydana getirilmiş en karmaşık, kompleks; yüz binlerce kolu, kulağı, gözü olan, akıl almaz bir güce, silinmesi mümkünsüz bir belleğe sahip devasa ve dehşetli bir mekanizmadır.
Bazı zamanlarda, belki, biraz, ağırkanlıymış gibi görünür, ama değildir.
Bir şeyleri görmüyor, duymuyorsa; el atmıyor, müdahale etmiyorsa yapamadığından değil, o an o saat o dakika müdahale etmeyi gerekli görmemesi, o ana mahsus olarak arzu etmemesi, istememesi nedeniyledir.
Ama şurası kesin ki çağdaş devlet, adamın donun şeklini, tipini, rengini bilir. O donun sahibinin def-i hacet edip etmediği, ettiyse taharetlenip taharetlenmediğini bilir.
..ve vaktii zamanı geldiğinde, şayet arzu ediyorsa, herkesin amel defterini öbür dünyaya bırakmadan, daha bu dünyadayken çıkartır önüne kor.
Ama, üç satır yukarıda da dediğim gibi: Şayet arzu ediyorsa..
Dediğine katılıyorum @deliziya hocam. Ama, bu dediğin olur mu olmaz mı yaşayarak göreceğiz.. 🤐🤐🤐🤐🤐
8
“İşimiz zor..” bahsine bir parantez:
* Teknik ekip kuzeyli. Sağlam adamlar. Ciddi insanlar. İşleri düzgün, gözleri keskin, sözleri sağlam.
* Teknik ekipte -boru değil- tam iki tane üst düzey hoca var. Yani biri asıl öteki yardımcı değil. İkisi de ciddi ciddi üst düzey TD. Bizim sözüm ona süper ligde görev yapan iki yerli hocanın tandem oluşturması gibi yahu. Şaka değil. Ole’nin yardımcısı da en az onun kadar başarılı bir başka hoca. Akıl alır gibi değil.
* Gelen çocuklar genç, Latin.. Hırslı, hızlı, mücadeleci, azimli, kavgacı.. Ve maceracı.. Destek görürlerse iş yaparlar, her türlü..
* Malum yapıyla mücadelenin zorluğu biraz da sanal, bizim (adeta) kafamızda yarattığımız bir sorun. Şöyle ki: Sağlam bir takım kurarsın. Gerçekçi bir oyun oynarsın. Koşar, basar, çıktığın maçı alırsın. Haliyle her sene kafaya oynar, her sene Avrupa’da boy gösterir, o platformda başarılı olursun. Malum yapıyla da yılda 2 defa çıkar oynarsın. Biri zaten kendi sahanda.. Düşündüğün sağlam düzeni oturtabilirsen şayet, kendi sahandaki maçı büyük bir ihtimalle alırsın zaten. Karşı sahadaki maçta da Allah kerim..
Böylesi bir yarışta ya kıl payı yener ya burun farkıyla geçilirsin. Eh, bu da makul bir kitle olarak bize yeter. Önemli olan her sene kafaya oynamak. Avrupa’da olabilecek en büyük başarıları zorlamak. Aralarda derelerde denk getirebilirsen şampiyon olmak. Taraftar sayını, yurt dışındaki tanınırlığını olabildiğince arttırmak. Bütün bu başarılar yanında oyuncu al-sat işleriyle de kulübün ekonomisini sürdürülebilir bir yapı haline getirebilmek.
Bütün bunları azar azar da olsa giderek artan bir tempoyla yapabilirsen şayet, atacağın bu sağlam adımlar giderek koşuya dönüşür. Ve o zaman da kolay kolay tutabilen olmaz seni..
O nedenle şimdilik yapabileceğimiz en büyük iş, uzun vadeli planlama yanında kısa dönemlerde de küçük taktik başarıları ıskalamamak. Ve çıkacağımız her maçı almak için taraftarından başkanına kadar tek yürek olarak savaşmak.
Elimizden geleni yapacak ve bekleyeceğiz.
Ole ve Moe.. Bu herifler bu işi yapar hocam.. Öyle bir his var içimde..
10
Viewing 10 comments - 191 through 200 (of 3,599 total)
Peki Salih niye?
Haydi Salih’i anladık gitsin.
Ama Salih niye?
O da tamam desek Salih’i göndermek ne alaka?
Hepsini kabul etsek bile Salih’in hele de Salih’in gitmesini asla kabul edilemez..
🙂😏😎👍👏🤍
*sana?
Yahu kardeşim, haydi eksi vermiyeyim diyorum, ki zaten hiç vermedim, vermem,
Ama,
Diyelim ki Necip hariç hepsini anladım,
Lakin,
Salih’i neden gönderiyorsun?
Hadi Salih’i gönderdin,
Peki Salih’i niye gönderiyorsun?
Onu da kabul ettik diyelim, Salih’i göndermen8n manası var mı?
Tut ki mantıkli bir sebep söyledin, biz de kabul ettik ama Salih neden gidiyor?
Haydi ona da eyvallah, Salih de gitsin, ama Salih gönderilir mi be abi?
Nasıl bir kindir bu?
Ne yaptı bu Salih, Salih, Salih, Salih ve Salih sa?..
Çoluk çocuğun yanında olmaz şimdi..
🙂🤔🤨🥴🤣😏😎
👍👍👍👍👍
👏👏👏👏👏
@poseidon21
Anladım anladım..
Allah kahr.. bela.. bin kunduz..
Bi’ de o meşhur 77 cm ofsayt meselesi vardı.
Negredo’nun başını yemiş, bizim 3. Şampiyonluğa da mani olmuştu tee en baştan, pis bıyıklı pezmenek..
Yahu arkadaş ne yollardan geçtik biz bu memlekette, anlaşılır gibi değil.
“Yapılmış ama sahaya yansımamış” bir nedir be abi?..
Tüüü!..
🥴🤣😏😎😶😕🤐
Buna da katılıyorum @deliziya hocam..
👍👍👍👍
Yaşlılığıma ver yoldaş, kimdir bu tosun?
Bilemedim?.
Daha önce de söylemişimdir burada, bu forumda muhtemelen.
Ama olsun, tekrarlayayım:
Genel manada “Devlet”, insanlık tarihi boyunca meydana getirilmiş en karmaşık, kompleks; yüz binlerce kolu, kulağı, gözü olan, akıl almaz bir güce, silinmesi mümkünsüz bir belleğe sahip devasa ve dehşetli bir mekanizmadır.
Bazı zamanlarda, belki, biraz, ağırkanlıymış gibi görünür, ama değildir.
Bir şeyleri görmüyor, duymuyorsa; el atmıyor, müdahale etmiyorsa yapamadığından değil, o an o saat o dakika müdahale etmeyi gerekli görmemesi, o ana mahsus olarak arzu etmemesi, istememesi nedeniyledir.
Ama şurası kesin ki çağdaş devlet, adamın donun şeklini, tipini, rengini bilir.
O donun sahibinin def-i hacet edip etmediği, ettiyse taharetlenip taharetlenmediğini bilir.
..ve vaktii zamanı geldiğinde, şayet arzu ediyorsa, herkesin amel defterini öbür dünyaya bırakmadan, daha bu dünyadayken çıkartır önüne kor.
Ama, üç satır yukarıda da dediğim gibi: Şayet arzu ediyorsa..
Dediğine katılıyorum @deliziya hocam.
Ama, bu dediğin olur mu olmaz mı yaşayarak göreceğiz..
🤐🤐🤐🤐🤐
“İşimiz zor..” bahsine bir parantez:
* Teknik ekip kuzeyli. Sağlam adamlar. Ciddi insanlar. İşleri düzgün, gözleri keskin, sözleri sağlam.
* Teknik ekipte -boru değil- tam iki tane üst düzey hoca var. Yani biri asıl öteki yardımcı değil.
İkisi de ciddi ciddi üst düzey TD.
Bizim sözüm ona süper ligde görev yapan iki yerli hocanın tandem oluşturması gibi yahu. Şaka değil.
Ole’nin yardımcısı da en az onun kadar başarılı bir başka hoca. Akıl alır gibi değil.
* Gelen çocuklar genç, Latin..
Hırslı, hızlı, mücadeleci, azimli, kavgacı..
Ve maceracı..
Destek görürlerse iş yaparlar, her türlü..
* Malum yapıyla mücadelenin zorluğu biraz da sanal, bizim (adeta) kafamızda yarattığımız bir sorun.
Şöyle ki: Sağlam bir takım kurarsın. Gerçekçi bir oyun oynarsın.
Koşar, basar, çıktığın maçı alırsın.
Haliyle her sene kafaya oynar, her sene Avrupa’da boy gösterir, o platformda başarılı olursun.
Malum yapıyla da yılda 2 defa çıkar oynarsın. Biri zaten kendi sahanda..
Düşündüğün sağlam düzeni oturtabilirsen şayet, kendi sahandaki maçı büyük bir ihtimalle alırsın zaten.
Karşı sahadaki maçta da Allah kerim..
Böylesi bir yarışta ya kıl payı yener ya burun farkıyla geçilirsin.
Eh, bu da makul bir kitle olarak bize yeter.
Önemli olan her sene kafaya oynamak. Avrupa’da olabilecek en büyük başarıları zorlamak.
Aralarda derelerde denk getirebilirsen şampiyon olmak.
Taraftar sayını, yurt dışındaki tanınırlığını olabildiğince arttırmak.
Bütün bu başarılar yanında oyuncu al-sat işleriyle de kulübün ekonomisini sürdürülebilir bir yapı haline getirebilmek.
Bütün bunları azar azar da olsa giderek artan bir tempoyla yapabilirsen şayet, atacağın bu sağlam adımlar giderek koşuya dönüşür. Ve o zaman da kolay kolay tutabilen olmaz seni..
O nedenle şimdilik yapabileceğimiz en büyük iş, uzun vadeli planlama yanında kısa dönemlerde de küçük taktik başarıları ıskalamamak.
Ve çıkacağımız her maçı almak için taraftarından başkanına kadar tek yürek olarak savaşmak.
Elimizden geleni yapacak ve bekleyeceğiz.
Ole ve Moe..
Bu herifler bu işi yapar hocam..
Öyle bir his var içimde..