Oldu mu hiç şimdi bu sözler.. En değerli dostlardan birisin sen, her zaman. Bu üzücü vesileyle geldin madem, daha sık göster artık kendini (lütfen) olur mu..
(Serdar Hocamıza olan sevginin derecesinin şahidiyim ben.. O da fazlasıyla mutlu olacaktır seni gördüğünde..)
Vaaayy, yayla çocuğu da gelmiş.. İnmeyeydin daha canım, acele etmeyeydin.. Nasıl olsa biz yanıyoz aşşaalarda, senin yerine.. Çıkarıvereydin iyicene keyfini köyün, dağın, Toros’un.. 👍🙂🤍😏😎🌄
1
Rakam zikrettiğimi hatırlamıyorum, kendiminkinden(😥😥😥) gayrı, amma, Yoldaşımsın, emrin olur, girmem.. 🥴🤨😏😎
1
👍🙂🤍🌄😎
1
Bilhassa rica edeceğim @deliziya hocam, iyileşmenin ardından ikinci kez yoğun bakıma yollanması işlemlerinin ifası meselesinden benim de haberim olsun, lütfen.. Yaş itibariyle(32) yeterince başarılı olamayacağım kesin olmakla birlikte, karınca-kararınca, elden gelen katkıyı esirgememeye gayret ederim, en azından.. Hiç olmadı bir kenarda durup, “Hayır hayır, oraya değil.. Hah, tamam.. İşte oradan..” da diyemem mi canım?..
Görsün bakalım Serdar Hocam, El mi Şirinmiş, Bey mi.. 🥴🤨😠😎
(an-naa, rahatladık vallahi be kardeşim..) 👍🥲🤍🍻
4
Aynı sıkıntıları yaşadım ben de Ziya hocam.. Zaten, farkındasın, bir bomba patladı sanki forumda.. Sus-pus olduk hepimiz..
Dediklerini ben de düşündüm.. Twitter’da yazışmıştık bir ara, Serdar’la, bakındım, hesabını bulamadım..
Bir ara, Forumun kuruluş aşamasında, WhatsApp grubu kurmuştunuz, kimileriniz.. Oradan telefonuna ulaşabilir miyiz diye soruşturdum, o da boş çıktı..
Ortalığı birbirine vermeden telefonunu öğrenebilir miyim acaba diye bizim Ortağa, Cordoba’ya mesaj attım, Forum hesabından.. Onu da ortak görmedi..
Ama neyse ki, yine senin sayende, senin yazının ardından saygıdeğer eşi bilgilendirdi bizi de rahatladık biraz..
Verilmiş sadakamız varmış.. Hepimize geçmiş olsun..
1
Eh be “kardeşim”..
Hitapta hata yok, evet, kardeşim!.. Zaten öyleydiniz çünkü, kardeşimizdiniz, ama artık kurtuluş yok, bitti, bundan gayrı adınız belli: Kardeşim! ..ve hatta, ‘Eh be kardeşim..’
Başta biraz ipucu verseydiniz de dört dönmeseydik ya, iki gündür burada.. Kızdım bak şimdi..
Yani kızdım derken, rahatladım aslında da, Rahatlamanın verdiği coşkuyla kızdım..
Rahatladım derken de tırnak içinde rahatladım.. Çünkü kazadır, evet ama, evveliyatı olan, sinsi sinsi yürüyen, bünyeyi için için yiyip bitiren bir rezil hastalık değil, ani / travmatik bir olay..
Eh, Bizim Çocuk desen, Serdar Hoca yani, sporcu geçmisi olan, güçlü kuvvetli, sağlam biri, EvvelAllah..
Altından girer üstünden çıkar o yoğun bakım servisinin, görün bak..
Şimdi, hani kızdım filan deyince de, bi sorun bakalım, neden kızdım?..
Bugün, ismi lazım değil, o kendini bilir, bizim ‘bir arkadaşla’ konuştum, Serdar Hocam hakkında.
Remil attık, fal açtık, tarota baktık, elimizin tersiyle silip süpürdüğümüz toprağa kemik parçaları filan saçtık, ‘nedendir acaba, ne oldu bu çocuğa?..’ diye..
Ben, “Bu herif..’ evet herif.. kızgınım çünkü.. yani üzgündüm.. de, artık kızgınım.. ha, evet, ne diyordum, ben, ‘Bu herif vakt-i zamanında çok sigara içerdi idi.. ciğerleri filan mı bozdu acep?..’ dedim. ‘Yahut..’ dedim, ‘yaş icabı, kalp filan mı geldi zorladı bu çocuğu?..’ dedim..(ciddiyim)
Arkadaşım, Allah var, bir şey demedi.. Ellerini yanlarına vurup dövünmekle yetindi sadece.. Hatta, daha da ileri gidip, Serdar Hoca’yı dünkü çocuk yerine koyup, ‘olmaz onda öyle hastalıklar.. saçmalama..’ filan dedi..
Meğer biz hastalıklardan hastalık uydurmaya çalışırken(tööbe töbee) beyimiz tatil beldelerinde ‘fink atmakta’, dahası arabaya ‘takla attırmaktaymış’.. Gel de bir daha söylenme şımdi bakalım: tööbe töbee..
Ama bak, bizim @korhan1903, benim gibi değil, doğrudan kaza ihtimalini düşünmüş.. E, tabi şimdi, ne de olsa genç çocuk.. benim gibi değil.. Akıl fikir yerinde..
Neyse yahu.. Biraz olsun rahatladım şimdi.. Nihayetinde kaza dediğin kronik bir problem değil.. Olsa olsa kırık mırık vardır.. Eh o konunun uzmanı da @dr-can kardeşimiz “elde bir” vaziyette.. şaka değil, ciddiyim, ülke çapında hem de..
Sevindirik oldum, dilim çözüldü, duramıyorum ama, fazla da sulandırmadan durayım artık.. Zaten bütün bunları, kendine geldikten sonra okusun diye Serdar Hocama yazıyorum, kimseye değil.
Ama son paragraf çekirdek aileye: Büyük geçmiş olsun arkadaşlar.. Canım hocamın ailesiyle, sevdikleriyle birlikte geçireceği daha çook uzun zamanı varmış bu dünyada..
Göreceği güzel günler armış daha.. Okuyacağı nice kitap, izleyeceği onca film, dinleyeceği bir dolu bir dolu ezgi varmış..
Kızıyla el ele, huzurla yürüyeceği silme çiçeğe durmuş yemyeşil çayırlar; o çayır-çimende oğluyla yata yuvarlana oynayacagı oyun dolu yıllar ve yıllar varmış..
Arada bir durup, batan güneşin ardından kararmaya dönen gökteki yıldızlara bakarken aklına gelecek eski dostlara dair güzel anılar.. Keyifle yudumlanacak keskin ve serin içeceklerin ferahlığı eşliğinde yüzünde tomurcuklanacak bilgece gülümsemeler varmış..
Her şey bir yana, bu güzel dostu bize bağışlayan Allah’ımıza hamd olsun.. Serdar Hocamızın ömrü uzun, hanesi mutlulukla dolu olsun..
Yuvanızın ocağı her daim tütsün.. O ocağın sıcaklığı, ışıltısı, aydınlığı gülümseyen yüzlerinizde yansısın.. Allah böylesi üzüntülerin tekrarından esirgesin, hepinizi saygıdeğer hanımefendi..
Mutlulukla kalın..
14
Serdar Hocam iyileşsin hele bir. Şikayet etmezsem seni O’na, ne olayım.. Tamam, eyvallah, kavganın vakti değil, ama, Neredesin kardeşim sen?..
Müfarakat Hocam!..
Karma karışık rüyalarla dolu bir uykudan az önce uyandım.. Foruma göz atayım dedim.. Ve Serdar Hocamın haberini gördüm..
Geleceği görme yetisi olmayan sıradan bir insanım ben, şüphesiz.. Ama güçlüdür hislerim.. Önceki seneydi sanırım, babası rahatsızlandığında, “Merak etmeyin hocam, iyileşecek..” demiştim Serdar kardeşime.. Allah yardım etti, iyileşti..
Şimdi de size söylüyorum aynı sözleri, hanımefendi: “Merak etmeyin.. Serdar Hocam iyileşecek, Allah’ın izniyle..”
Şimdilerde şartlar değişti, çok.. Hiçbir şey eskisi gibi değil.. Bazı durumlarda bazı hastanelerde hasta yakınlarını alıyorlar, kısacık bir süre için dahi olsa, hastanın yanına.. Öyle bir imkan bulursanız şayet, lütfen okuyun hocama, kendisi için yazılanları.. Ve önemle söyleyin, benim hislerimi.. “İyileşecekmişsin.. İyileşmen gerekiyormuş Serdar..” deyin.. “Sadece bana, kızına, oğluna değil, Forumdaki dostlarına da borcun varmış bu konuda..” deyin lütfen..
Dua ederiz tabii ki, ondan kolay ne var bu dünyada.. Ama, içim cok rahat EvvelAllah.. Çok kısa bir zamanda, tereyağından kıl çeker gibi kolayca ve büyük bir hızla iyileşecek, eskisinden de sağlıklı bir biçimde, zıpkın gibi kalkacak ayağa benim has arkadaşım..
Henüz erken elbette, olmaz mı hiç? Daha uzun, çok uzun yıllar geçireceksiniz bu dünyada çünkü.. Sağlıkla, mutlulukla, neşeyle, hep birlikte..
Bizleri habersiz bırakmazsanız seviniriz.
Saygılar, hürmetler..
(Yiğit kardeşim Deli Ziya’nın sözlerine katılıyorum.. Bize düşen bir şey varsa haberimiz olsun, lütfen..)
13
Viewing 10 comments - 791 through 800 (of 3,599 total)
Oldu mu hiç şimdi bu sözler..
En değerli dostlardan birisin sen, her zaman.
Bu üzücü vesileyle geldin madem, daha sık göster artık kendini (lütfen) olur mu..
(Serdar Hocamıza olan sevginin derecesinin şahidiyim ben.. O da fazlasıyla mutlu olacaktır seni gördüğünde..)
Sevgiler, saygılar..
👏🙂🤍🦅
@cazci
Vaaayy, yayla çocuğu da gelmiş..
İnmeyeydin daha canım, acele etmeyeydin..
Nasıl olsa biz yanıyoz aşşaalarda, senin yerine..
Çıkarıvereydin iyicene keyfini köyün, dağın, Toros’un..
👍🙂🤍😏😎🌄
Rakam zikrettiğimi hatırlamıyorum, kendiminkinden(😥😥😥) gayrı, amma,
Yoldaşımsın, emrin olur, girmem..
🥴🤨😏😎
👍🙂🤍🌄😎
Bilhassa rica edeceğim @deliziya hocam, iyileşmenin ardından ikinci kez yoğun bakıma yollanması işlemlerinin ifası meselesinden benim de haberim olsun, lütfen..
Yaş itibariyle(32) yeterince başarılı olamayacağım kesin olmakla birlikte, karınca-kararınca, elden gelen katkıyı esirgememeye gayret ederim, en azından..
Hiç olmadı bir kenarda durup, “Hayır hayır, oraya değil.. Hah, tamam.. İşte oradan..” da diyemem mi canım?..
Görsün bakalım Serdar Hocam,
El mi Şirinmiş, Bey mi..
🥴🤨😠😎
(an-naa, rahatladık vallahi be kardeşim..)
👍🥲🤍🍻
Aynı sıkıntıları yaşadım ben de Ziya hocam..
Zaten, farkındasın, bir bomba patladı sanki forumda..
Sus-pus olduk hepimiz..
Dediklerini ben de düşündüm..
Twitter’da yazışmıştık bir ara, Serdar’la, bakındım, hesabını bulamadım..
Bir ara, Forumun kuruluş aşamasında, WhatsApp grubu kurmuştunuz, kimileriniz..
Oradan telefonuna ulaşabilir miyiz diye soruşturdum,
o da boş çıktı..
Ortalığı birbirine vermeden telefonunu öğrenebilir miyim acaba diye bizim Ortağa, Cordoba’ya mesaj attım, Forum hesabından..
Onu da ortak görmedi..
Ama neyse ki, yine senin sayende, senin yazının ardından saygıdeğer eşi bilgilendirdi bizi de rahatladık biraz..
Verilmiş sadakamız varmış..
Hepimize geçmiş olsun..
Eh be “kardeşim”..
Hitapta hata yok, evet, kardeşim!..
Zaten öyleydiniz çünkü, kardeşimizdiniz, ama artık kurtuluş yok, bitti, bundan gayrı adınız belli: Kardeşim!
..ve hatta, ‘Eh be kardeşim..’
Başta biraz ipucu verseydiniz de dört dönmeseydik ya, iki gündür burada..
Kızdım bak şimdi..
Yani kızdım derken, rahatladım aslında da,
Rahatlamanın verdiği coşkuyla kızdım..
Rahatladım derken de tırnak içinde rahatladım..
Çünkü kazadır, evet ama, evveliyatı olan, sinsi sinsi yürüyen, bünyeyi için için yiyip bitiren bir rezil hastalık değil, ani / travmatik bir olay..
Eh, Bizim Çocuk desen, Serdar Hoca yani, sporcu geçmisi olan, güçlü kuvvetli, sağlam biri, EvvelAllah..
Altından girer üstünden çıkar o yoğun bakım servisinin, görün bak..
Şimdi, hani kızdım filan deyince de, bi sorun bakalım, neden kızdım?..
Bugün, ismi lazım değil, o kendini bilir, bizim ‘bir arkadaşla’ konuştum, Serdar Hocam hakkında.
Remil attık, fal açtık, tarota baktık, elimizin tersiyle silip süpürdüğümüz toprağa kemik parçaları filan saçtık, ‘nedendir acaba, ne oldu bu çocuğa?..’ diye..
Ben, “Bu herif..’ evet herif.. kızgınım çünkü.. yani üzgündüm.. de, artık kızgınım.. ha, evet, ne diyordum, ben,
‘Bu herif vakt-i zamanında çok sigara içerdi idi.. ciğerleri filan mı bozdu acep?..’ dedim.
‘Yahut..’ dedim, ‘yaş icabı, kalp filan mı geldi zorladı bu çocuğu?..’ dedim..(ciddiyim)
Arkadaşım, Allah var, bir şey demedi.. Ellerini yanlarına vurup dövünmekle yetindi sadece..
Hatta, daha da ileri gidip, Serdar Hoca’yı dünkü çocuk yerine koyup, ‘olmaz onda öyle hastalıklar.. saçmalama..’ filan dedi..
Meğer biz hastalıklardan hastalık uydurmaya çalışırken(tööbe töbee) beyimiz tatil beldelerinde ‘fink atmakta’, dahası arabaya ‘takla attırmaktaymış’..
Gel de bir daha söylenme şımdi bakalım:
tööbe töbee..
Ama bak, bizim @korhan1903, benim gibi değil, doğrudan kaza ihtimalini düşünmüş..
E, tabi şimdi, ne de olsa genç çocuk.. benim gibi değil.. Akıl fikir yerinde..
Neyse yahu.. Biraz olsun rahatladım şimdi..
Nihayetinde kaza dediğin kronik bir problem değil.. Olsa olsa kırık mırık vardır.. Eh o konunun uzmanı da @dr-can kardeşimiz “elde bir” vaziyette.. şaka değil, ciddiyim, ülke çapında hem de..
Sevindirik oldum, dilim çözüldü, duramıyorum ama, fazla da sulandırmadan durayım artık..
Zaten bütün bunları, kendine geldikten sonra okusun diye Serdar Hocama yazıyorum, kimseye değil.
Ama son paragraf çekirdek aileye:
Büyük geçmiş olsun arkadaşlar.. Canım hocamın ailesiyle, sevdikleriyle birlikte geçireceği daha çook uzun zamanı varmış bu dünyada..
Göreceği güzel günler armış daha..
Okuyacağı nice kitap, izleyeceği onca film, dinleyeceği bir dolu bir dolu ezgi varmış..
Kızıyla el ele, huzurla yürüyeceği silme çiçeğe durmuş yemyeşil çayırlar; o çayır-çimende oğluyla yata yuvarlana oynayacagı oyun dolu yıllar ve yıllar varmış..
Arada bir durup, batan güneşin ardından kararmaya dönen gökteki yıldızlara bakarken aklına gelecek eski dostlara dair güzel anılar.. Keyifle yudumlanacak keskin ve serin içeceklerin ferahlığı eşliğinde yüzünde tomurcuklanacak bilgece gülümsemeler varmış..
Her şey bir yana, bu güzel dostu bize bağışlayan Allah’ımıza hamd olsun..
Serdar Hocamızın ömrü uzun, hanesi mutlulukla dolu olsun..
Yuvanızın ocağı her daim tütsün..
O ocağın sıcaklığı, ışıltısı, aydınlığı gülümseyen yüzlerinizde yansısın..
Allah böylesi üzüntülerin tekrarından esirgesin, hepinizi saygıdeğer hanımefendi..
Mutlulukla kalın..
Serdar Hocam iyileşsin hele bir.
Şikayet etmezsem seni O’na, ne olayım..
Tamam, eyvallah, kavganın vakti değil, ama,
Neredesin kardeşim sen?..
Müfarakat Hocam!..
Karma karışık rüyalarla dolu bir uykudan az önce uyandım.. Foruma göz atayım dedim.. Ve Serdar Hocamın haberini gördüm..
Geleceği görme yetisi olmayan sıradan bir insanım ben, şüphesiz.. Ama güçlüdür hislerim..
Önceki seneydi sanırım, babası rahatsızlandığında, “Merak etmeyin hocam, iyileşecek..” demiştim Serdar kardeşime..
Allah yardım etti, iyileşti..
Şimdi de size söylüyorum aynı sözleri, hanımefendi:
“Merak etmeyin.. Serdar Hocam iyileşecek, Allah’ın izniyle..”
Şimdilerde şartlar değişti, çok.. Hiçbir şey eskisi gibi değil.. Bazı durumlarda bazı hastanelerde hasta yakınlarını alıyorlar, kısacık bir süre için dahi olsa, hastanın yanına..
Öyle bir imkan bulursanız şayet, lütfen okuyun hocama, kendisi için yazılanları..
Ve önemle söyleyin, benim hislerimi..
“İyileşecekmişsin.. İyileşmen gerekiyormuş Serdar..” deyin..
“Sadece bana, kızına, oğluna değil, Forumdaki dostlarına da borcun varmış bu konuda..” deyin lütfen..
Dua ederiz tabii ki, ondan kolay ne var bu dünyada..
Ama, içim cok rahat EvvelAllah..
Çok kısa bir zamanda, tereyağından kıl çeker gibi kolayca ve büyük bir hızla iyileşecek, eskisinden de sağlıklı bir biçimde, zıpkın gibi kalkacak ayağa benim has arkadaşım..
Henüz erken elbette, olmaz mı hiç?
Daha uzun, çok uzun yıllar geçireceksiniz bu dünyada çünkü..
Sağlıkla, mutlulukla, neşeyle, hep birlikte..
Bizleri habersiz bırakmazsanız seviniriz.
Saygılar, hürmetler..
(Yiğit kardeşim Deli Ziya’nın sözlerine katılıyorum.. Bize düşen bir şey varsa haberimiz olsun, lütfen..)