Bizim taraftarın adamcılık huyu hiç bitmiyor. Kendi adamcılık yapıyor, yetmiyor, karşısında adamcılık yapan olmasa dahi yine adamcı olarak varsayıp giydiriyor da giydiriyor.
Baştan söyleyeyim;
1-Ben Sergen Yalçın’dan zerre kadar haz etmedim, gelmesini de hiç istemedim, gelmeden önce de tv koltuğunda oturmaya ve oradan birilerine savurmaya devam etsin, artık saha kenarında işi yok dedim.
2-Seçimler öncesinde Serdal Adalı için Beşiktaş tarihinin en kötü yönetimlerinden ilkinin, yani kulübün borç batağına sürüklenmesinin müsebbibi olan Demirören yönetiminin ikinci başkanıydı, bizi sadece iki başkan adayına mahkum eden genel kurula da yazıklar olsun dedim.
Yani ne Sergenci ne de Adalıcı’yım.
Öncelikle oyun eleştirileriyle başlayalım…
Rafa Silva’yı ilk eleştirenlerden biride benim. Tepki görsem dahi. Bugün anlıyorum ki az bile eleştirmişim. Oyuncu neden hem sus pus, hem istenmediğini düşündüğü, hem de çalışmak istemediği ve antrenmana çıkmadığı halde kulübün tesislerine gidiyor? Çünkü biliyor ki Beşiktaş noter çağırıp tesislere gelmediğine ilişkin tespit yaptırırsa ve olay dönüp dolaşıp FIFA’ya taşınırsa Beşiktaş’ı haksız, kendini ise haklı çıkarmak için yapıyor. Bu küçük çakallığın bile peşini güdüyor. Hatta menajerlik şirketinin Türkiye’deki ayağı, tamamıyla Galatasaray’ın futbolcularının avukatlığını ve menajerliğini üstlenen büro ile aynı hukuk bürosu. Sezon başı kulüple sözleşmesini feshedip GS’ye gitmek istedi. Aslında tam da bu yüzden ve bu talebinde Rafa defteri artık Beşiktaş için kapanması gerekirdi. Bugün kadro dışı kalmasının sebebi ve Türkiye’de başka takıma gitmeyecek açıklamasının da gerekçesi buydu zira.
Ben yıllardır burada şunu söylüyorum, yıldız oyuncudan önce takım oyuncusu şart. Beşiktaş kulübü son 5 yıldır takım oyuncusu değil, yıldız oyuncu peşinde koşuyor. Askerin olmadığı, göğüs göğse çarpışacak adam bulamadığın yerde hepsinin birbirine el kolla topu atması gereken yeri gösterdiği 24 komutanla hiçbir şeyi kazanamazsın. Kazanamıyorsun da zaten ancak bizim tarafın anlamadığı konu da bu.
Ben skor dışında oyuna katılmayan oyuncuyu sevmiyorum arkadaş. Sahada oynanan futbol PlayStation’da yada bilgisayarda oynadığına benzemiyor. Bir oyuncuyla bir maçı kazanamıyorsun, tek çiçekle bahar gelmiyor. Futbol artık takım olarak oynanıyor, bireysel bir spor değil. Seksenlerin, doksanların tek bir oyuncuyla maç kazandırma dönemi bitti artık. Atak yaparken de takım olarak yapıyorsun, savunma yaparken de. Sadece gol atsın yada asist yapsın ama başka hiçbir iş yapmasın şeklinde oynanan futbol seksenli veya doksanlı yıllarda kaldı. Artık takım olarak ileri çıkar gol ararsın, takım olarak geri gelir kaleni savunursun. Bak adamların biricik forvetleri Osimhen son maçta sol bekte adam kovaladı, Onuachu stopere geçip savunma yapıp top uzaklaştırdı. Sen bunu yapamazsan istediğin kadar yıldız topla, ancak ve ancak oynadığın her kulvarda nalları toplarsın arkadan, aynen şuan olduğu gibi.
Bunun son örneği GS’nin şampiyonlar liginde Union maçı. Osimhen olmayınca GS vasat. Yıldızlarla dolu ancak vasat bir takım, vasat bir oyun. İlkay’lar, Sane’ler, Sanchez’ler, Singo’lar vs vs. ama gel gör ki sonuç üçte bir kadro değerine sahip takım gelip tokatlar gider. Çünkü yıldızlardan önce karşında askerlerden oluşan savaşan bir takım vardı GS’nin. İyi savaştılar ve zorlansalar da takım olarak iyi savunma ve iyi çıkışlarla maçı aldılar.
Bizim ligde ise şuan bunu yapan tek takım var, Trabzonspor. Oyuncularına dikkat edin asla birbirlerine el kol yapmıyorlar, bir futbolcu topu ayağında taşıyan diğer oyuncuya pas atacağı yeri eliyle göstermiyor bizdeki gibi. Köpek gibi oynuyorlar, birbirlerine destek oluyorlar, takım olarak çıkıp takım olarak savunuyorlar, oldukları yeri de sonuna kadar hak ediyorlar.
Bu hafta bizim takım Trabzon’u çıkar, deli top oynar, deplasmanda yener diyen var mı?
Orkun’un Antep’i Gençleri yenemiyoruz diye oyun eleştirisi normal miydi?
‘Cerny’e hayran kaldım, Cerny bana göre 8 numara.’ ve ‘Ver Cengiz’i bana, bir ayda ligin yıldızı yaparım.’ gibi sözleri söylediği için Cerny’i orta sahaya atıp Orkun’la Ndidi’yi maç sonunda dili dışarıda koşacak kadar yorarak kanırtmak ve etkinliklerini en aza indirgemek mi taktik?
Cengiz’in kanattaki leş performansına, asla geriye desteğe gelmeyişine, arkasında geçen sezon ligin skor katkısı en yüksek beki Gökhan varken, o beki ileri çıkma diye kısıtlayıp tüm etkinliğini kıracak şekilde sönümleyerek sözünü haklı çıkartmaya çalışmak mı taktik?
Jota – Rıdvan’la Ghezzal – Rosier paslı oyun ikilisi, Cengiz ile de N’koudou’nun çalımcı ceza sahası caydırıcı etkisi yapmaya çalışmaların amiyane tabirle kabak gibi ortadayken ve rakipler bunun çözümünü çoktan bulmuşken eski taktileri deneyip yine de sonuç alamamak mı taktik?
Şuan ki kadro 3-4-1-2, 4-3-3 veya 4-3-1-2 gibi başka başka formatlarda oynama şansın varken bir kez bile formasyon değişikliğine gitmeyip illa da 4-2-3-1 oynamak mı taktik?
Her hafta oyuncuları basın ve medya yoluyla taraftarın önüne atmak, oyuncuların moral motivasyonunu yerle yeksan etmek, pasifize etmek, özgüvenlerini kırmak, hata yaparsam beni tefe koyar mı diye baskı altına almak mı taktik?
Eskimiş, önlemi çoktan alınmış, tv yorumculuğundan hallice teknik direktörlükle başarı beklemek havanda su dövmekle aynı şey, olmadı, olmuyor, kendisinin de söylediği gibi çözemediği için olmayacak.
Yönetimden devam edelim.
Son iki aydır kulübün malları batan geminin malları hesabı peşkeş çekiliyor.
Dikilitaş vs oraları çoktan dağıttık. Bitti bile parası. Hatta gelecek olanlar bile teminat gösterilip gelirleri kırdırıldı.
Diğer konu; Aşçıoğlu davası. Dava tam bitmek üzere ve yıllık 2 milyon Euroluk gelir elde etme şansı varken bir anda o davadan vazgeçip binayı 20 gün önce 20’li yaşlarının başındaki iki kişinin kurduğu şirkete peşkeş çektiler. Sadece 1300 araçlık ticari otoparkı bile günlük 200.000 TL civarı gelir elde edilen bir yeri peşkeş çektiler ahali. Ne ne kadara kiraya verildiği belli, ne elde edilecek gelir belli yapılan açıklamada. Burada da gıkı çıkmadı kimsenin! Niye?
Sıkı durun daha bitmedi. Beşiktaş 2016 yılında Gençlik ve Spor Bakanlığından üst kullanım hakkını aldığı Bakırköy Atatürk Spor ve Yaşam Merkezini alt kiracı olarak Bakırköy Belediyesine bırakmıştı. Zira orayı yeniden yapılandırmaya o dönem kulübün gücü yetmiyordu. Bakırköy Belediyesi ise 10 yıllık kiralama karşılığında tesisleri yenileme sözünü verdi ve tesisleri yenileyerek alt kiracılığı devam ettiriyordu. Bakırköy Belediyesi kiracılığın devam etmesine ilişkin ihtarnameyi kulübe gönderdi ama o da ne? Son on yıldır kirasını düzgün ödeyen, tüm tesisleri yenileyen, bakım yapan Belediye’ye karşı ihtarname ile tesisleri boşaltması iletildi. Nedeni ve sebebi yok. Sadece taşınmazın derhal kira sözleşmesi sonunda tahliye edilmesi istendi. Var mı buna ilişkin açıklama kulüpten? Yok. Neden sabit gelir elde ettiğimiz taşınmazın kira sözleşmesini hiçbir sebep olmaksızın sonlandırıyor kulüp bilen yok. Yatırım mı yapılacak yine bilen yok. Yeni peşkeş çekeceğiniz yer orası mı şimdi? Burada bu konuyu bilen veya takip eden kaç kişi var?
Yetti mi? Yetmedi. Beşiktaş Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yeni bir başvuruda bulunmak üzere girişimlerine başladığı söyleniyor. Fulya Hakkı Yeten Tesisleri artık amacına uygun kullanılamadığından bahisle altyapı takımlarının maçlarını oynaması için ideal saha boyutu olmadığı için TFF’den yasak geleceği ve buranın imar planının değiştirilerek imara açılması talep edilmiş. Fulya Hakkı Yeten Tesislerine Emlak Konut ortak edilerek kat karşılığı bir şeyler yapılması, bir kısmının da nakit olarak değil de Nevzat Demir Tesislerinin yanındaki ormanlık araziden yer verilmesi şeklindeki bir talep. Sahi bunu bilen veya takip eden kaç kişi var?
Siz kulübü yönetmeye mi geldiniz, yoksa kulübün tüm taşınmazlarını peşkeş çekmeye mi? Arma peşine değil de inşaat peşinde koşturmaya mı geldiniz ağalar?
Yerine kurtarıcı diye anılan isim de F. Orman…
Orman önce çıksın hayali ihracatlarıyla kulüpten alınıp karşılığı gelmeyen işlerin parasını ödesin. Misal satın alındığı iddia edilip asla kulübe teslim edilmeyen 2 milyon dolarlık MR cihazı, NASA’nın kullandığı iddia edilen 3 milyon dolarlık hücre yenileyici ışık teknolojileri, Beşiktaş’ın tüm davalarına bakması için Ş. Mahmutyazıcıoğlu’nun hukuk ofisiyle anlaşılan ancak asla hizmet alınmayan 2 milyon dolarlık hukuk müşavirliği sözleşmesi gibi ve diğer İstanbul Adliyesinde Beşiktaş’ı zarara uğrattığına ilişkin tüm açılan davalardaki bedelleri ödesin, oturur ondan sonra konuşuruz, o da belki.
Tabi çoğu kişi bunları bilmiyor, bilmekte istemiyor. Bir eli s*kinde diğer eli telefonda, TV karşısından maç seyredip elindeki telefondan taraftarlık ahkamı kesenlerin umurunda değil. Ben formamı aldım, atkımı taktım, bak ben taraftarım, üzerime düşeni yaptım, gerisini de genel kuruldaki hergeleler halletsin diyerek sorumsuzluklarını ilan edenleredir benim lafım. Kulübün derdini tasa etmeyen, armanın peşinde değil de s*kinin daş*ğının keyfinde tv karşısından taraftar olanlarda taraftarlık öğretmesin bir zahmet.
Müdahil olduğum ve ya takip ettiğim yada şikayetim üzerine açılan davaları, CİMER’e yaptığım sayfa sayfa şikayetleri görseniz, lafınızın altında kalırsınız. Sizin taraftarlık anlayışınızla benimki çok farklı.
Merak etmeyin, en dibe doğru freni patlamış kamyon gibi gidiyoruz. Kulüp satıldıktan sonra, forma rengi şarap bordosuna çevrildiğinde, ki düşünce bu, artık aklınızda kalan siyah beyaz anılarda, elinizdeki siyah beyazlı forma ve atkıları ne yapacağınızı yada nereye koyacağınızı düşünürsünüz.
Hadi basın şimdi eksileri.
Eline emegine saglik kardesim.
Dikilitas,ahcioglu davasi ve bakirköy spor kompleksi konularinda seninle hemfikir olmamama ragmen tebrik ederim.
Rakiplerimizde emlak projeleriyle borclarini ödemeye calistilar.daha yeni fb.ülker salonunun yanindaki araziyi emlak konuta devir etti.trabzon bankalar birligi borcundan arazi stark kurtuldu.gs.keza öyle biz neden yapmayalim?kaldiki ahcioglu davasi 1.5 sene evvel bitte Adam temyize Gitti dava hala devam etmekteydi ve bina 2034 yilina kadar kiralanmisti Adam kira ödemede 10 sene daha oturacakti.simdi hic olmassa alacagimizi tahsil ettik.bakirköy kompleksine gelince bizim su anda acilen tesise ihtiyacimiz var,belki kendimiz kullanmak icin tahliye edilmesini istedik.eger öyleyse yerinde olmus.
Valla kardeşim ben adalının proje adamı oldugunu derdının gs nın kucagında bulundugu yapıya bızıde oturtmak için geldıgı adam gıdene kadar daha nerelerı peşkeş cekcekler bılmıyorum daha öncede yazdım adalı arattanda cebıden de farklı Tarihe başka bi deyimle geccek aha gorun adamcılga gelınce malesef var kardesım bu ve zırve donemınde bakın ben yucel adalı seçiminde adalıyı destekleyen bırıyım yanılmış feci kanmışım acın eger inanmıyorsanız o dönem yazılarımı okuyun şimdi adamcılıga gelınce kusura bakmayın demıycem isteyen baksın bu kadar peşkeş çekişlerini gectım futboldan zerre anlamayan yada kotu nıyetle yaptıgı transferler ortada Beşiktaşın gakkını sabunmsdakı yetersızlıklerı ortada bu yönetimin yaptıgı bır tane dogru duzgun iş olmayan bır yonetımı hala bırılerı desteklıyorsa ha orda ben başka şey ararım ya cıkarı vardır ya bu yonetımın adamıdır yanı adamcıdır bakın acık acık dıyorum Ormana ne dersenız deyın belkı kulubun ıcınde daha fazla bılgı sahıbısınızdır onu bılmem ama adama acılan davalardan bayası dusmuş durumda dıye bılıyorum yanı aklanmış bu adamı benım fıkrımce stadın yerını gs gıbı bırılerıne peskes cekmemesıdır artı sıyaset yemıstır ama adam catır catır konusup hakkımızı arıyordu 2 şampıyonluk geldı stad yaptı uefa şampıyonlar lıgı ortada ben cıkarırsa bu kulubu yıne duzluge bu adam cıkarır dusuncesındeyım ha olmadımı onada başlarım yanlış işlerınde gıydırmeye kimse babamın oglu degıl yıldız transferıne gelınce takımda en az üç tane olmalı ister begenın ister begenmeyın bu gelecek için cocukları Beşiktaşlı yapmak için elzemdir tabıkı asker oyuncuda şart kusura bakmayın sızın gıbı yazıma fazla dıkkat edemıyorum inşallah anlatmak istediklerımı anlatabılmişimdir inşallah anlarsınız kalın saglıcakla