Futbola yeni bir soluk getiriyorsun Edu tebrik ederim. Hücum bek diye bir tabir yok, sanırım yeni çıktı. Hücumcu bek var, kanat bek var da hücum bek enteresan. Bek kelimesinin kökeni olan “Back” kelimesinin Türkçe anlamı olan “Geri” anlamıyla hücumu birleştirmek. Hücum geri? O ne ola ki? Neyse sen bir ara açıklarsın onu da.
Bu ikisi yüzünden maç kazanamıyoruz demedim ki, onu nereden çıkardın? Birisi hücum oynamamıza engel, birisi defans yapmamıza. Dzeko’nun arkasında El Nesyri var da sendeki Rafa Silva ne oynuyor? 10 numara mı yoksa forvet mi? Forvet gibi sanki he ne dersin? E El Nesyri kadar da kazanıyor mu? Kazanıyor ama onun kadar katkısı var mı? Yok. Harici Muci de var, Syzmanski gibi.. Hepsi de deli paralar verdiğimiz oyuncular ama katkılar belli. Hatta bilerek bekledim ki kendin görüp tekzip yazar hatanı anlarsın diye ama ne mümkün!
100 milyon euroluk Osimhen’i nasıl sıçırttı ama 70 milyon Euro değeri olan takım? Çoook çoook büyük oyuncuydu ama sonuç? 6 golle defterini dürdüler GS’nin. O 100 milyonluk Osimhen’leri, 25 Milyonluk Sara’ları, 10-15 Milyonluk diğer büyüüük büyük topçuları da kurtaramadı değil mi? Önceliğin asla büyük veya isimli topçu toplamak – almak olmadığını, takım oyuncuları alıp takım olarak oynamak gerektiğini anlamak bu kadar zor değil yav.
Misal takım futbolcusu olan ve mesleğini en iyi şekilde icra etmeye çalışan Dzeko yoktan var edip gol attırdı. Kanada açılıyor, ileride top tutuyor, geriye gelip takım ileri top çıkartamadığında, topu alıp öne çıkartıyor, orta sahada top alıp ileri taşımaya çalışıyor. İmmobile işte tam da bu işleri yapamıyor. 39’luk Dzeko önde basıp top kapıp gol attırırken İmmobile’de böyle işler asla yok. Ben bunu söylüyorum. Sen hala top getiremiyorlar diyorsun. E Trabzon maçında 3 kere ağzına soktular topu, sonuç ne oldu?
Abuşebek konusuna gelince, 3 kere sattı seni, 3 kere yahu. Azıcık aklı olan der ki artık, bu adam ahlaksız diye ama sende hala aynı. Parasını arttırabilmesi için önce alıp alıp üstüne sakatım diyerek yattığı paraların karşılığını vererek başlamalıydı. O aldığı paranın içerisinde öksüzün, yetimin, günlük yevmiyeli çalışanın, amelenin, güvenlik görevlisinin, asgari ücretlinin, senin, benim, bir fiil milyonlarca insanın dişinden tırnağından arttırıp da kulübe verdikleri paralar var. Ama ne hacet. 3 alırken 5 ister, 5 verirsin El Neysri 7 alıyor, bende isterim der 7 verin der, onu da verirsin, İcardi 9 alıyor bende isterim der, onuda verirsin, Osimhen 11 alıyor bende isterim der. Dilin kemiği var mı? İster de ister. Yapmaz diyebilir misin? Diyemezsin, çünkü 3 kere yaptı bunu sana. Ama ne hacet… Kırk tane türkü biliyorsun kırkı da armut üstüne derler, seninki o hesap.
Borçlanarak büyüyorsa, sen bu kafayla şuan ne iş yapıyorsan, hemen ama hemen bırakıp ticarete atılmalısın. Borçlana borçlana büyü bakalım, göster bize bunu. Hatta büyüdükten sonra mesela kulübe üye ol, sonra genel kurul üyesi ol, ve hatta o kadar büyü ki hiç burada 3 milyon isterken 5 isteyen adama ağzını açtırma, çarp suratına parayı, al lan köpek de oynat, böylece dediğini de yapar kanıtlarsın bunu, bizde öğreniriz senden.
Ama işin sonunda sana kızmıyorum ve suç bulmuyorum. Büyük ihtimalle yaşın max 24-25. Senin nesil öyle bir dönemde yaşadı ki düşünmek, okumak, incelemek, analiz etmek, kişisel gelişime önem vermek, tutumlu olmak, üretmek, geliştirmek, borçlanmadan bir şeyleri sabrederek inşa edebilmek gibi insana erdem katan şeylerin hiçbirisi okullarda öğretilmedi, hatta bilerek yoksun bırakıldı ve sonuç olarak tüketim çılgını bir nesil oluşturuldu, hem de bile isteye. Bunun sonucunda da yukarıda saydığım düşünmek, okumak, incelemek, eğitime önem vermek, tutumlu olmak, üretmek, geliştirmek, borçlanmadan sabrederek bir şeyleri inşa etmek gibi şeylere tahammülünüz hiç yok. Var işte hazırı, bas parayı, parayı nereden ve ne şekilde bulduğunun da zerre önemi olmadan al, ego tatmin et. Durum tamamıyla bundan ibaret.
Olmaz. Bunlar 3milyon alırken 5 milyon avro istemek, bile bile maça çıkmamazlık etmek, paramı alamıyorum diyerek maçta bilerek gol yedirmek gibi huyları, kısaca takımı istisnasız her koşulda satmaları yok. Bunlar fazla ahlaklı, bize ahlaksız topçu lazım, futbolcu değil bak üstadım. Futbolu bir iş olarak kabul edip mesleğini icra eden değil. Şaklabanlıklar, şebeklikler, ahlaksızlıklar yapanlar lazım. Biz öyle seviyoruz.
2
Edu senin kadar futbol takip edip bu kadar futbol verisi cahili adam yoktur sanırım. Hayır birde dümdüz transfermarkt’a bile baksan bunları yazmazsın yahu.
İmmobile dinlenmeden oynuyor da Dzeko yatarak mı maç çıkartıyor? Adam 39 yaşında ama ikili mücadelede, hava topunda, koşuda, pasta vs vs tüm istatistikleri daha iyi. Dzeko 36 maç 2265 dakikada 19 gol 6 asist yapmış, 4 gol penaltıdan. Ceza sahasında 131 kez topla buluşmuş. İmmobile 29 maç 2083 dakikada 14 gol 1 asist yapmış. 5 golüde penaltı. Yani 9 gol atmış normal şekilde. 122 kez ceza sahasında topla buluşmuş.
Masuakuya gelince. 32 maç, bir gol 7 asisti var. Toplam gole katkı 8. Top kayıplarından ve pozisyon hatalarından yedirdiği gol sayısı 11. Harika sol bek! İnanılmaz, muhteşem ötesi hatta.
Topu taşıdığımızda immobile’nin kaçırdığı zamanları ve Masuakunun maç maç yaptığı eşeklikleri de tek tek sayarım da gerek yok. Sadece ismi olsun oyuncunun gerisi teferruat senin için.
10
Buna birçok alternatifle çözüm bulunabilir üstadım. Birkaçını sende söylediğimde anımsayacaksın zira biz bunun çözümünü tee Biliç zamanında yapmıştık.
Nasıl mı? Öncelikle stoperler kanada açılır, 6 numara merkeze gelir ve pas opsiyonu oluşturur, 8 numara da merkezin sağında yada solunda başka bir pas opsiyonu oluşturur. Bunu Atiba çok uzun süre yapmıştı.
Bunun decamında on numara ve forvet sırtı dönük olarak merkezde top alır ve rakip ortasaha o opsiyonları kapatmak için merkezi iyice kapatır.
İkincisi pozisyonun devamında merkez kapatıldıysa kanat bekler çizgiye basar ve yine pas opsiyonu oluşturur. Bunu Caner ve Gökhan’dan hatırlarsın. İyice kanatlara açılır ve top alıp driplingle ileri taşırlardı.
Bir diğeri ise kanatları merkeze çekip on numara ve forveti ileri doğru atmak ve defans arkası koşu göstermeleri ile olabilir. Misal yeni stadın ilk golünü Mario Gomez attığında merkezde golden önceki iki pası merkezde yapan Olcay ve Quaresma ikilisi. Üçüncü olarak Sosa’ya topu bırakıp asisti yaptırmışlardı.
Daha örneklerini arttırabiliriz. Her şeyden önce oyun mantığımızı tam olarak oturtmak. Şuan bir mantıkla ilerlemiyoruz. Hücum oynamak istiyoruz ama şablonlarımız yok, planımız yok, organizasyonumuz yok. Biraz hede hüdü, birazda bireysel yetenekle buralara kadar geldik.
Bunun içinde bireysel çalışmadan çok takım olarak taktik çalışmalara ağırlık verilmeli. Misal dar alanda 5e 2 pas çalışması yerine yarı sahada 9’a 7 hedefli pas çalışması yapılması daha uygundur. Ne işe yarar dersen, kondisyon kazanmak, saha içi organizasyonunu oturtmak, oyunculara motor pas becerisi kazandırmak, gelen rakibe karşı yarı sahada çıkış opsiyonlarını çoğaltmak, rakip yarı sahada ön alan presini uygulamak, alan daraltmak gibi çalışmalara katkı sağlar. Yorucudur ancak çok daha etkilidir. Zannedersem sene başı GvB bunu yapıyordu ancak oyuncuların kondisyonları düştükçe bundan vazgeçildi. En son antrenmanda yine 5e 2 pas çalışmasını gördüm.
Kısaca iyi antrenman programı, saha içi iyi organizasyon, bilinçli ve kondisyonlu oyuncularla çözülebilir bir durum üstadım söylediklerin. Ancak bu oyuncu grubuyla zor olduğunu düşünüyorum.
1
Yarım debriyaj ikinci vites anca bu kadar hocam. İmmobile ile sabrımız sınanacak sezon sonuna kadar belli ki. Weghorst olsaydı iki golü vardı bu şabanın kullanamadığı üç pozisyonda. Yazık oluyor…
1
Bundan çok değil abi 2 sene önce hastanede yattığım ve hastaneden çıkmamın ölümcül olduğu dönemde, eski hesabımı da silmeme sebep bir yazı paylaştım. Özetle; devlet GSyi, İş adamları fbyi kolluyor ancak Gsye devlet yağdırıyor dedim diye buradan birinin şikayeti üzerine Cumhurbaşkanına hakaretten hastaneden ayrılmam durumunda satürasyonum düşüp ölme tehlikem varken polis zoru ile savcı karşısına çıkartıldım. O yüzden bayramlık ağzımı açmayacağım, sadece işaret edeceğim.
Bu anlattıkların sadece işin arazi boyutu. Üstü kapatılan yasa dışı bahis reklamı, karaborsa bilet, evrakta sahtecilik, cemaat – tarikat ve mafya bağları, terim fonu skandalları var.
Ödenmeyen gelir vergileri, vergi afları hatta silmeleri, tahsil edilmeyen hibe edilen stadın yıllık kira bedelleri, gençlik organizasyonları, yayın reklam gelirlerinden ek ödemeler, gençlik spor bakanlığı hibeleri, devlet destekli şampiyonlar ligi ön elemeleri var.
Daha sayacam da yine savcı karşısına çıkmak istemiyorum. Araştır daha neler var.
Ben kısa keseyim, sen anla, gs bir terör yapılanması sayılsa, ancak bu kadar ülkeye zarar verirdi galiba. Ne dersin?
34
Transfermarkt’ta 4 mil € değeri olan oyuncunun yarı bonservisini 7 milyon $’a aldık abi farkındasındır sanırım. Kaldı ki scout transferi olduğunu söylemek zor. Zira sezon başı bu oyuncuya Villarreal ve Fenerbahçe’de teklif yaptı. Teklifler 2-3 milyon bandındaydı ancak biz 4 katı fiyat vererek yarısını aldık. Bilinen bir oyuncuydu, sadece kulübünün uçar isteklerinden dolayı transferi olmadı, uçar fiyatı döndürüp bize sapladılar gibi geliyor bana. İnşallah faydalı ve başarılı olur. Sadakta ok yokken ve hedefi de 12’den vurmak gerekirken, Çebi’den alınan paranın tamamıyla bu transferi yapmak bana mantıklı gelmedi açıkçası.
1
Degerli agabeyim, dediklerine katiliyorum ancak bizim taraftar bunu istemiyor. Surekli degisen bir takim ve surekli transfer isteyen bir hal aldi taraftar artik. Yonetimin bir plani oldugunu da dusunmuyorum acikcasi. Sergen diye yola cikip direksiyonu kirip Ole ile anlastilar. Heybelerinde de bir transfer listesi yok. Scout ile anlastilar ancak scoutun bu zamana kadar hicbir transfer onerisi yapmamis olmasi muhtemel degil. Kaldi ki scout diye anlastiklari adam bundan once de kiraathane yada kafe isletmiyordu. Heybelerinde ok olmayan bir okculari kuleye koymus oluruz diger turlu. Ayrica ben yazdigim yaziyi ellerinde degerlendirebilecekleri bir liste olmadigini duydugum icin yazdim. Yoksa planlama ise planlamaya da yardimci olayim, transferse transfere de scoutluk edelim ama heybede ok yok, gunu kurtariyoruz bilesin.
2
Yav edu cevap vermeyeyim diyorum da vermeden de edemiyorum. Kendin söylüyorsun hile hurda hülle her bir skim bu ligde dönüyor. Tüm zengin adamlar Feneri tutuyor, devlette diğerini destekliyor. Bizede Beşiktaş tarihinin en kötü iki döneminin iki asbaşkanı başkanlığa aday oluyor ve birisi seçiliyor.
Eee o zaman? Onlar gibi çamur mu olalım? Pisliğe mi bulaşalım? Şikeye mi karışalım? Hülle mi yapalım? Şerefsizlikle mi anılalım? Devlette birilerinin eteğine mi dolanalım? Yanak mı yalatalım?
Beşiktaş’ın böyle alengirli işler içinde olmasını içine sindirebilecek misin gerçekten çok merak ediyorum… Ben kabul etmem, edemem. Şerefiyle oynar hakkıyla kazanır denilen bu takıma ama onlarda kuralına göre oynamıyor diyerek alengiri, şikeyi, hülleyi, kayrılmayı Beşiktaş’ı yakıştırmakta Beşiktaşlılıkla bağdaşmaz.
Elbet bugünlerde geçecek, bu kadar çamurun, pisliğin, çirkefliğin hepsinin hesabı sorulacak. O hesapta diyet ödeyen biz olmayacağız. Bu bile yeter.
5
Bu konuda ayrı bir yazı yazacağım abi. Görüşlerine saygım sonsuz, ancak başkan konusunda benim ne başarılı olacağına dair bir inancım ne de bir beklentim var. İnşallah yanılırım. Yanılmayı çok istiyorum çünkü
Futbola yeni bir soluk getiriyorsun Edu tebrik ederim. Hücum bek diye bir tabir yok, sanırım yeni çıktı. Hücumcu bek var, kanat bek var da hücum bek enteresan. Bek kelimesinin kökeni olan “Back” kelimesinin Türkçe anlamı olan “Geri” anlamıyla hücumu birleştirmek. Hücum geri? O ne ola ki? Neyse sen bir ara açıklarsın onu da.
Bu ikisi yüzünden maç kazanamıyoruz demedim ki, onu nereden çıkardın? Birisi hücum oynamamıza engel, birisi defans yapmamıza. Dzeko’nun arkasında El Nesyri var da sendeki Rafa Silva ne oynuyor? 10 numara mı yoksa forvet mi? Forvet gibi sanki he ne dersin? E El Nesyri kadar da kazanıyor mu? Kazanıyor ama onun kadar katkısı var mı? Yok. Harici Muci de var, Syzmanski gibi.. Hepsi de deli paralar verdiğimiz oyuncular ama katkılar belli. Hatta bilerek bekledim ki kendin görüp tekzip yazar hatanı anlarsın diye ama ne mümkün!
100 milyon euroluk Osimhen’i nasıl sıçırttı ama 70 milyon Euro değeri olan takım? Çoook çoook büyük oyuncuydu ama sonuç? 6 golle defterini dürdüler GS’nin. O 100 milyonluk Osimhen’leri, 25 Milyonluk Sara’ları, 10-15 Milyonluk diğer büyüüük büyük topçuları da kurtaramadı değil mi? Önceliğin asla büyük veya isimli topçu toplamak – almak olmadığını, takım oyuncuları alıp takım olarak oynamak gerektiğini anlamak bu kadar zor değil yav.
Misal takım futbolcusu olan ve mesleğini en iyi şekilde icra etmeye çalışan Dzeko yoktan var edip gol attırdı. Kanada açılıyor, ileride top tutuyor, geriye gelip takım ileri top çıkartamadığında, topu alıp öne çıkartıyor, orta sahada top alıp ileri taşımaya çalışıyor. İmmobile işte tam da bu işleri yapamıyor. 39’luk Dzeko önde basıp top kapıp gol attırırken İmmobile’de böyle işler asla yok. Ben bunu söylüyorum. Sen hala top getiremiyorlar diyorsun. E Trabzon maçında 3 kere ağzına soktular topu, sonuç ne oldu?
Abuşebek konusuna gelince, 3 kere sattı seni, 3 kere yahu. Azıcık aklı olan der ki artık, bu adam ahlaksız diye ama sende hala aynı. Parasını arttırabilmesi için önce alıp alıp üstüne sakatım diyerek yattığı paraların karşılığını vererek başlamalıydı. O aldığı paranın içerisinde öksüzün, yetimin, günlük yevmiyeli çalışanın, amelenin, güvenlik görevlisinin, asgari ücretlinin, senin, benim, bir fiil milyonlarca insanın dişinden tırnağından arttırıp da kulübe verdikleri paralar var. Ama ne hacet. 3 alırken 5 ister, 5 verirsin El Neysri 7 alıyor, bende isterim der 7 verin der, onu da verirsin, İcardi 9 alıyor bende isterim der, onuda verirsin, Osimhen 11 alıyor bende isterim der. Dilin kemiği var mı? İster de ister. Yapmaz diyebilir misin? Diyemezsin, çünkü 3 kere yaptı bunu sana. Ama ne hacet… Kırk tane türkü biliyorsun kırkı da armut üstüne derler, seninki o hesap.
Borçlanarak büyüyorsa, sen bu kafayla şuan ne iş yapıyorsan, hemen ama hemen bırakıp ticarete atılmalısın. Borçlana borçlana büyü bakalım, göster bize bunu. Hatta büyüdükten sonra mesela kulübe üye ol, sonra genel kurul üyesi ol, ve hatta o kadar büyü ki hiç burada 3 milyon isterken 5 isteyen adama ağzını açtırma, çarp suratına parayı, al lan köpek de oynat, böylece dediğini de yapar kanıtlarsın bunu, bizde öğreniriz senden.
Ama işin sonunda sana kızmıyorum ve suç bulmuyorum. Büyük ihtimalle yaşın max 24-25. Senin nesil öyle bir dönemde yaşadı ki düşünmek, okumak, incelemek, analiz etmek, kişisel gelişime önem vermek, tutumlu olmak, üretmek, geliştirmek, borçlanmadan bir şeyleri sabrederek inşa edebilmek gibi insana erdem katan şeylerin hiçbirisi okullarda öğretilmedi, hatta bilerek yoksun bırakıldı ve sonuç olarak tüketim çılgını bir nesil oluşturuldu, hem de bile isteye. Bunun sonucunda da yukarıda saydığım düşünmek, okumak, incelemek, eğitime önem vermek, tutumlu olmak, üretmek, geliştirmek, borçlanmadan sabrederek bir şeyleri inşa etmek gibi şeylere tahammülünüz hiç yok. Var işte hazırı, bas parayı, parayı nereden ve ne şekilde bulduğunun da zerre önemi olmadan al, ego tatmin et. Durum tamamıyla bundan ibaret.
Olmaz. Bunlar 3milyon alırken 5 milyon avro istemek, bile bile maça çıkmamazlık etmek, paramı alamıyorum diyerek maçta bilerek gol yedirmek gibi huyları, kısaca takımı istisnasız her koşulda satmaları yok. Bunlar fazla ahlaklı, bize ahlaksız topçu lazım, futbolcu değil bak üstadım. Futbolu bir iş olarak kabul edip mesleğini icra eden değil. Şaklabanlıklar, şebeklikler, ahlaksızlıklar yapanlar lazım. Biz öyle seviyoruz.
Edu senin kadar futbol takip edip bu kadar futbol verisi cahili adam yoktur sanırım. Hayır birde dümdüz transfermarkt’a bile baksan bunları yazmazsın yahu.
İmmobile dinlenmeden oynuyor da Dzeko yatarak mı maç çıkartıyor? Adam 39 yaşında ama ikili mücadelede, hava topunda, koşuda, pasta vs vs tüm istatistikleri daha iyi. Dzeko 36 maç 2265 dakikada 19 gol 6 asist yapmış, 4 gol penaltıdan. Ceza sahasında 131 kez topla buluşmuş. İmmobile 29 maç 2083 dakikada 14 gol 1 asist yapmış. 5 golüde penaltı. Yani 9 gol atmış normal şekilde. 122 kez ceza sahasında topla buluşmuş.
Masuakuya gelince. 32 maç, bir gol 7 asisti var. Toplam gole katkı 8. Top kayıplarından ve pozisyon hatalarından yedirdiği gol sayısı 11. Harika sol bek! İnanılmaz, muhteşem ötesi hatta.
Topu taşıdığımızda immobile’nin kaçırdığı zamanları ve Masuakunun maç maç yaptığı eşeklikleri de tek tek sayarım da gerek yok. Sadece ismi olsun oyuncunun gerisi teferruat senin için.
Buna birçok alternatifle çözüm bulunabilir üstadım. Birkaçını sende söylediğimde anımsayacaksın zira biz bunun çözümünü tee Biliç zamanında yapmıştık.
Nasıl mı? Öncelikle stoperler kanada açılır, 6 numara merkeze gelir ve pas opsiyonu oluşturur, 8 numara da merkezin sağında yada solunda başka bir pas opsiyonu oluşturur. Bunu Atiba çok uzun süre yapmıştı.
Bunun decamında on numara ve forvet sırtı dönük olarak merkezde top alır ve rakip ortasaha o opsiyonları kapatmak için merkezi iyice kapatır.
İkincisi pozisyonun devamında merkez kapatıldıysa kanat bekler çizgiye basar ve yine pas opsiyonu oluşturur. Bunu Caner ve Gökhan’dan hatırlarsın. İyice kanatlara açılır ve top alıp driplingle ileri taşırlardı.
Bir diğeri ise kanatları merkeze çekip on numara ve forveti ileri doğru atmak ve defans arkası koşu göstermeleri ile olabilir. Misal yeni stadın ilk golünü Mario Gomez attığında merkezde golden önceki iki pası merkezde yapan Olcay ve Quaresma ikilisi. Üçüncü olarak Sosa’ya topu bırakıp asisti yaptırmışlardı.
Daha örneklerini arttırabiliriz. Her şeyden önce oyun mantığımızı tam olarak oturtmak. Şuan bir mantıkla ilerlemiyoruz. Hücum oynamak istiyoruz ama şablonlarımız yok, planımız yok, organizasyonumuz yok. Biraz hede hüdü, birazda bireysel yetenekle buralara kadar geldik.
Bunun içinde bireysel çalışmadan çok takım olarak taktik çalışmalara ağırlık verilmeli. Misal dar alanda 5e 2 pas çalışması yerine yarı sahada 9’a 7 hedefli pas çalışması yapılması daha uygundur. Ne işe yarar dersen, kondisyon kazanmak, saha içi organizasyonunu oturtmak, oyunculara motor pas becerisi kazandırmak, gelen rakibe karşı yarı sahada çıkış opsiyonlarını çoğaltmak, rakip yarı sahada ön alan presini uygulamak, alan daraltmak gibi çalışmalara katkı sağlar. Yorucudur ancak çok daha etkilidir. Zannedersem sene başı GvB bunu yapıyordu ancak oyuncuların kondisyonları düştükçe bundan vazgeçildi. En son antrenmanda yine 5e 2 pas çalışmasını gördüm.
Kısaca iyi antrenman programı, saha içi iyi organizasyon, bilinçli ve kondisyonlu oyuncularla çözülebilir bir durum üstadım söylediklerin. Ancak bu oyuncu grubuyla zor olduğunu düşünüyorum.
Yarım debriyaj ikinci vites anca bu kadar hocam. İmmobile ile sabrımız sınanacak sezon sonuna kadar belli ki. Weghorst olsaydı iki golü vardı bu şabanın kullanamadığı üç pozisyonda. Yazık oluyor…
Bundan çok değil abi 2 sene önce hastanede yattığım ve hastaneden çıkmamın ölümcül olduğu dönemde, eski hesabımı da silmeme sebep bir yazı paylaştım. Özetle; devlet GSyi, İş adamları fbyi kolluyor ancak Gsye devlet yağdırıyor dedim diye buradan birinin şikayeti üzerine Cumhurbaşkanına hakaretten hastaneden ayrılmam durumunda satürasyonum düşüp ölme tehlikem varken polis zoru ile savcı karşısına çıkartıldım. O yüzden bayramlık ağzımı açmayacağım, sadece işaret edeceğim.
Bu anlattıkların sadece işin arazi boyutu. Üstü kapatılan yasa dışı bahis reklamı, karaborsa bilet, evrakta sahtecilik, cemaat – tarikat ve mafya bağları, terim fonu skandalları var.
Ödenmeyen gelir vergileri, vergi afları hatta silmeleri, tahsil edilmeyen hibe edilen stadın yıllık kira bedelleri, gençlik organizasyonları, yayın reklam gelirlerinden ek ödemeler, gençlik spor bakanlığı hibeleri, devlet destekli şampiyonlar ligi ön elemeleri var.
Daha sayacam da yine savcı karşısına çıkmak istemiyorum. Araştır daha neler var.
Ben kısa keseyim, sen anla, gs bir terör yapılanması sayılsa, ancak bu kadar ülkeye zarar verirdi galiba. Ne dersin?
Transfermarkt’ta 4 mil € değeri olan oyuncunun yarı bonservisini 7 milyon $’a aldık abi farkındasındır sanırım. Kaldı ki scout transferi olduğunu söylemek zor. Zira sezon başı bu oyuncuya Villarreal ve Fenerbahçe’de teklif yaptı. Teklifler 2-3 milyon bandındaydı ancak biz 4 katı fiyat vererek yarısını aldık. Bilinen bir oyuncuydu, sadece kulübünün uçar isteklerinden dolayı transferi olmadı, uçar fiyatı döndürüp bize sapladılar gibi geliyor bana. İnşallah faydalı ve başarılı olur. Sadakta ok yokken ve hedefi de 12’den vurmak gerekirken, Çebi’den alınan paranın tamamıyla bu transferi yapmak bana mantıklı gelmedi açıkçası.
Degerli agabeyim, dediklerine katiliyorum ancak bizim taraftar bunu istemiyor. Surekli degisen bir takim ve surekli transfer isteyen bir hal aldi taraftar artik. Yonetimin bir plani oldugunu da dusunmuyorum acikcasi. Sergen diye yola cikip direksiyonu kirip Ole ile anlastilar. Heybelerinde de bir transfer listesi yok. Scout ile anlastilar ancak scoutun bu zamana kadar hicbir transfer onerisi yapmamis olmasi muhtemel degil. Kaldi ki scout diye anlastiklari adam bundan once de kiraathane yada kafe isletmiyordu. Heybelerinde ok olmayan bir okculari kuleye koymus oluruz diger turlu. Ayrica ben yazdigim yaziyi ellerinde degerlendirebilecekleri bir liste olmadigini duydugum icin yazdim. Yoksa planlama ise planlamaya da yardimci olayim, transferse transfere de scoutluk edelim ama heybede ok yok, gunu kurtariyoruz bilesin.
Yav edu cevap vermeyeyim diyorum da vermeden de edemiyorum. Kendin söylüyorsun hile hurda hülle her bir skim bu ligde dönüyor. Tüm zengin adamlar Feneri tutuyor, devlette diğerini destekliyor. Bizede Beşiktaş tarihinin en kötü iki döneminin iki asbaşkanı başkanlığa aday oluyor ve birisi seçiliyor.
Eee o zaman? Onlar gibi çamur mu olalım? Pisliğe mi bulaşalım? Şikeye mi karışalım? Hülle mi yapalım? Şerefsizlikle mi anılalım? Devlette birilerinin eteğine mi dolanalım? Yanak mı yalatalım?
Beşiktaş’ın böyle alengirli işler içinde olmasını içine sindirebilecek misin gerçekten çok merak ediyorum… Ben kabul etmem, edemem. Şerefiyle oynar hakkıyla kazanır denilen bu takıma ama onlarda kuralına göre oynamıyor diyerek alengiri, şikeyi, hülleyi, kayrılmayı Beşiktaş’ı yakıştırmakta Beşiktaşlılıkla bağdaşmaz.
Elbet bugünlerde geçecek, bu kadar çamurun, pisliğin, çirkefliğin hepsinin hesabı sorulacak. O hesapta diyet ödeyen biz olmayacağız. Bu bile yeter.
Bu konuda ayrı bir yazı yazacağım abi. Görüşlerine saygım sonsuz, ancak başkan konusunda benim ne başarılı olacağına dair bir inancım ne de bir beklentim var. İnşallah yanılırım. Yanılmayı çok istiyorum çünkü