O pozisyonu çok iyi anımsıyorum hocam.. İşin kötüsü, dünkü pozisyonda top, bir önceki kadar dahi çıkmamıştı… Düpedüz çizgi üzerindeydi…
?????
2
Son haftalarda zorlanıyoruz, Çünkü rakipler oyunu zorlaştırıyor..
Çünkü “kora kor” diye tabir edilen mücadelelerde Beşiktaş’la başa çıkamayacaklarını biliyorlar..
Dikkat ettiysen, özellikle son maçlarda mutsuz olduğumuz nokta şu: “Evet, mücadele var, ama oyun yok”..
Oyun yok, çünkü karşında oynayan bir rakip yok.. Sorun burada.. İlk yarılar hep çöpe gidiyor Ve biz ancak 2. yarılarda sonuca ulaşıyoruz.. Doğru..
Çünkü, ilk yarı boyunca rakipler “oyunu bozmak” için tüm güçleriyle boğuşuyor ve bu arada bizi de bozuyorlar..
Ancak 2. yarının da sonlarına doğru rakip oyuncular kösülüp tıkanmaya başladığında bizim oyun gücümüz ortaya çıkıyor..
Ve sonrasında, oyunun sonunda sıkıştırmaya başlıyoruz golleri…
Dünkü maçta, örneğin, anımsayalım.. Bir ara, ikiyi bırak, üç kişi bastı N’Koudou’ya, soldan içeri girmek istediği vakitlerde…
Bu gibi durumlarda ortaya çıkması gereken baş oyuncu, Mensah’ın pozisyonunda oynayan kişidir..
Forvet arkasında oynayan kişi yapacak o al-ver işlerini.. O dağıtacak az geri, az ileri, ya da diğer kanattan akan boşa çıkmış olan kanat hücumcularına..
E, dün Mensah skandal bir oyun oynayınca, Üstüne üstlük öndeki bizim (sevgiyle söylüyorum, çünkü gerçekten çok seviyorum) öküz de akla ziyan bir oyun(!!!) koyunca ortaya, sahaya zaten 2 eksikle çıkmış gibi olduk..
Dünden, benim anladığım, adam gibi basan, bozan, top kapan, tutan, dağıtan bir forvet arkası ve “Abou tarzı” güçlü, rakip stoperleri peşine takacak, adam eksiltecek, alan açacak, “kodu mu oturtacak” yakaladığını yollayacak Çorumlu bir santrafora (daha) ihtiyacımız olduğudur..
Final, Ersin’in kurtarışı maç kazandıran bir asist degerindeydi.. N’Sakala, Vida, Wellington üçü de işlerini çok iyi yaptı.. Rosier, yine akıl almazdı.. Atiba ve Josef müthiş bir direnç koydu.. Mensah çok etkisizdi, Güven’se çok yetersiz.. Larin gayretliydi ancak ekürisi Güven’in kötü oyunundan fazlasıyla etkilendi ve o da etkili bir görüntü çizemedi.. N’Koudou oyunu rakip sahaya taşıyan, yıkan, rakibi bıktıran, bezdiren, çaresiz bırakan bir oyun oynadı.. Helal olsun..
Sergen hoca?..
Dünya üzerinde, başarısız bir TD’ün yönetiminde hiçbir takım başarılı olamaz.. Kenarda durup “oraya gidin, buraya dönün” diye işaret eden hiçbir çalıştırıcıya iyi bir oyuncu seviyesinde para verilmez..
Takım başarılıysa eğer bu başarı tüm ekibindir evet, Ancak, o ekibin o uyumla çalışmasını sağlayan hocadadır asıl başarı, Ve o hocaya “sen başarısızsın” denmez..
Takım başarılı mı?.. Evet..
Sergen hoca da başarılıdır o zaman.. Hem de çok..
Olur da bir hata yaparsa da Babamızın oğlu değil, Eleştiririz, Gömdürürüz..
Hem de çok..
6
?????
Ama hiç şaşırtmıyorlar.. Zihnimizdeki antikorlar tanıyor bunları çünkü…
1
Hocanın çıkarttığı kadroda bana garip gelen, sadece, Larin ve Güven’in aynı anda kadroda olmasıydı.. Abou ve Larin, olur.. Abou ve Güven de olur, olabilir..
Çünkü Abou, yanındaki forveti oynatan bir oyuncu.. Güven ve Larin ise, sadece birbirlerinin alternatifi.. O da belki..
Kayseri maçında birbirlerini çoğaltan, yücelten, arttıran değil Aksine pasifize eden bir görüntü verdi bu iki oyuncu..
İlk yarı yalnızca birini sahaya ćıkartıp diğerinin yerine orta sshada top yapacak/kapacak/taşıyacak/dağıtacak bir oyuncu koymuş olsaydık Maçin düğümünü, ola ki, çok daha önce çözebilme şansımız olabilirdi…
Neyse, en azından hoca da görmüştür neyin olamayacağını…
?????
?????
???
“Avcı zamanı gibi mi?…”
Aman Allah korusun… Gündüz vakti kabus gördüğümüz bif dönemdi o.. Neyse ki geçti…
?????
1
?????
Viewing 10 comments - 3,191 through 3,200 (of 3,599 total)
?????
O pozisyonu çok iyi anımsıyorum hocam..
İşin kötüsü, dünkü pozisyonda top, bir önceki kadar dahi çıkmamıştı…
Düpedüz çizgi üzerindeydi…
?????
Son haftalarda zorlanıyoruz,
Çünkü rakipler oyunu zorlaştırıyor..
Çünkü “kora kor” diye tabir edilen mücadelelerde Beşiktaş’la başa çıkamayacaklarını biliyorlar..
Dikkat ettiysen, özellikle son maçlarda mutsuz olduğumuz nokta şu:
“Evet, mücadele var, ama oyun yok”..
Oyun yok, çünkü karşında oynayan bir rakip yok..
Sorun burada..
İlk yarılar hep çöpe gidiyor
Ve biz ancak 2. yarılarda sonuca ulaşıyoruz..
Doğru..
Çünkü, ilk yarı boyunca rakipler “oyunu bozmak” için tüm güçleriyle boğuşuyor ve bu arada bizi de bozuyorlar..
Ancak 2. yarının da sonlarına doğru rakip oyuncular kösülüp tıkanmaya başladığında bizim oyun gücümüz ortaya çıkıyor..
Ve sonrasında, oyunun sonunda sıkıştırmaya başlıyoruz golleri…
Dünkü maçta, örneğin, anımsayalım..
Bir ara, ikiyi bırak, üç kişi bastı N’Koudou’ya, soldan içeri girmek istediği vakitlerde…
Bu gibi durumlarda ortaya çıkması gereken baş oyuncu, Mensah’ın pozisyonunda oynayan kişidir..
Forvet arkasında oynayan kişi yapacak o al-ver işlerini..
O dağıtacak az geri, az ileri, ya da diğer kanattan akan boşa çıkmış olan kanat hücumcularına..
E, dün Mensah skandal bir oyun oynayınca,
Üstüne üstlük öndeki bizim (sevgiyle söylüyorum, çünkü gerçekten çok seviyorum) öküz de akla ziyan bir oyun(!!!) koyunca ortaya,
sahaya zaten 2 eksikle çıkmış gibi olduk..
Dünden, benim anladığım, adam gibi basan, bozan, top kapan, tutan, dağıtan bir forvet arkası
ve “Abou tarzı” güçlü, rakip stoperleri peşine takacak, adam eksiltecek, alan açacak, “kodu mu oturtacak” yakaladığını yollayacak Çorumlu bir santrafora (daha) ihtiyacımız olduğudur..
Final,
Ersin’in kurtarışı maç kazandıran bir asist degerindeydi..
N’Sakala, Vida, Wellington üçü de işlerini çok iyi yaptı..
Rosier, yine akıl almazdı..
Atiba ve Josef müthiş bir direnç koydu..
Mensah çok etkisizdi,
Güven’se çok yetersiz..
Larin gayretliydi ancak ekürisi Güven’in kötü oyunundan fazlasıyla etkilendi ve o da etkili bir görüntü çizemedi..
N’Koudou oyunu rakip sahaya taşıyan, yıkan, rakibi bıktıran, bezdiren, çaresiz bırakan bir oyun oynadı..
Helal olsun..
Sergen hoca?..
Dünya üzerinde, başarısız bir TD’ün yönetiminde hiçbir takım başarılı olamaz..
Kenarda durup “oraya gidin, buraya dönün” diye işaret eden hiçbir çalıştırıcıya iyi bir oyuncu seviyesinde para verilmez..
Takım başarılıysa eğer bu başarı tüm ekibindir evet,
Ancak, o ekibin o uyumla çalışmasını sağlayan hocadadır asıl başarı,
Ve o hocaya “sen başarısızsın” denmez..
Takım başarılı mı?..
Evet..
Sergen hoca da başarılıdır o zaman..
Hem de çok..
Olur da bir hata yaparsa da
Babamızın oğlu değil,
Eleştiririz,
Gömdürürüz..
Hem de çok..
?????
Ama hiç şaşırtmıyorlar..
Zihnimizdeki antikorlar tanıyor bunları çünkü…
Hocanın çıkarttığı kadroda bana garip gelen, sadece, Larin ve Güven’in aynı anda kadroda olmasıydı..
Abou ve Larin, olur..
Abou ve Güven de olur, olabilir..
Çünkü Abou, yanındaki forveti oynatan bir oyuncu..
Güven ve Larin ise, sadece birbirlerinin alternatifi..
O da belki..
Kayseri maçında birbirlerini çoğaltan, yücelten, arttıran değil
Aksine pasifize eden bir görüntü verdi bu iki oyuncu..
İlk yarı yalnızca birini sahaya ćıkartıp diğerinin yerine orta sshada top yapacak/kapacak/taşıyacak/dağıtacak bir oyuncu koymuş olsaydık
Maçin düğümünü, ola ki, çok daha önce çözebilme şansımız olabilirdi…
Neyse, en azından hoca da görmüştür neyin olamayacağını…
?????
?????
???
“Avcı zamanı gibi mi?…”
Aman Allah korusun…
Gündüz vakti kabus gördüğümüz bif dönemdi o..
Neyse ki geçti…
?????
?????