Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

SverissonOffline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 3,221 through 3,230 (of 3,599 total)
  • Galibiyet,
    Alınan 3 puan,
    Kazanılan 3 mil. Tl..

    Bu rakamlara kimin sözü olabilir..

    Yine de, fazla değil, Mensah daha dikkatli olabilse, top tutabilse, tuttuğu topları dağıtabilse, kazsnılan penaltıyı kullanabilse,

    Güven, Allah rızası için, artık birazcık aklını kullanabilse, daha 15. dk”dan kopartıp alacağımız bir maçtı..

    Unutulmasın, kaleye ilk şutumuzu 75. dk’da attık..

    Onun dışında N’Sakala da dahil, herkes görevini yaptı..

    (Necip, inan bana o kısacık sürede dahi, Mensah’tan daha dikkatli, daha başarılıydı.. Çünkü Mensah, bir türlü düzen tutmadı..@zeus)

    Ve, evet golune şapka çıkartmak gerek, ancak Hasic, oyuna ağırlık koyacak düzeyde değil henüz..

    Yine de, çerçeveyi gördüğünde vurması, hareket halindeyken, hızlı atak esnasında aldığı asisti düzgün ve sert bir vuruşla gole çevirmesi çok güzeldi..
    Şifo Mehmet’vari bir vuruştu..
    Ve çok güzeldi..

    Girdikten sonraki oyunuyla kadroya alınması,
    Attığı golün güzelliğine bakıldığında da kadro dışında kalması mümkün değil Hasic’in…

    Nihayetinde, sezon toplamındaki başarımıza da bakarsak, hakkımızla lideriz..

    Daha ne olsun…

    ?????

    1
  • Sahalarıyla ilgili bir sorun olsa gerek..
    Konu hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

    Ancak, geride kalan hafta içinde resmi hesaplarından bize bir teşekkür mesajı attıklarını anımsıyorum..

    “Bu zor zamanımızda stadını bize açan Beşiktaş kulübune..” diyerek..

    Yani, aslında deplasmandayız,
    Ancak, galiba, maçı kendi sahamızda oynayacağız…

    O da güzel…

    ?????

  • Devekuşu Kabare’nin “Deliler” oyununda geçerdi, anımsarsın belki,
    Bir “normal anormaller” var, derdi Zeki ve Metin,
    Bir de “anormal normaller..”

    Seninkini çözemedim, teşhisi sen koy..

    Kendimden bahsedeyim..
    Başarısız olduğumuz hafta iki-üç gün boyunca evde, işte, sokakta ağzını bıçağı bırak, balta açmaz biriyim..

    Ankara’da ablam var, bir de yeğenim..
    Beşiktaşlı elbette..

    Arada biz gidiyoruz, onlar geliyor, oturuyor konuşuyoruz filan ama, birlikte bir maç -kısmet olmadı- oturup izleyemedik hiç, dayı-yeğen..

    Birgün, Cine-5 zamanları, denk geldi, maç var.. Bizim yeğen de bize gelmiş..
    Allaah..
    Oturacaz, dayı-yeğen maç izleyecez..
    Hazırlıklar yapıldı, cipsler, köpüklü içecekler filan…

    Maç başladı,
    Ve “Deli deliyi görünce sopasını saklarmış” deyimine bire bir, elle tutulur gözle görülür bir biçimde, somut olarak şahit oldum ben..

    Gol yemeyi, yememeyi geç,
    Puan kaybını, yenilmeyi bırak,
    Bambaşka bir boyut bu..

    Sahanın en ilgisiz bir yerinde -canım öyle ya futbol bu- yapılan bir hatada, bir top kaybında havalara zıplıyor, sıçrıyor, isyan ediyor, bağırıyor..
    Ellerini duvarlara vuruyor..

    Hayatımda bu kadar rahatsız olduğum an sayısı pek pek azdır..
    Bütün tadım kaçtı..
    Maçı hiç izleyemedim..
    İşi gücü bıraktım, yeğeni teselli peşindeyim..
    Ve işin kötüsü, başaramıyorum..

    Şimdi gerçekten hiç hatırlayamıyorum ama, galiba sevimsiz bir sonuçla bitti maç,
    Ve bir bozgun havasıyla kapattık geceyi..

    Sonraki yıllarda, denk geldi, yine maçlar izledik birlikte, aynı sevimsiz havada..

    Ve belli bir vakit sonra, bir gerçeğin(!!!) farkına vardık ki
    Birlikte izlediğimiz maçları kazanamıyoruz..

    Onu bırak, bir zaman sonra iyice fark ettik ki,
    Bir maçtan önce telefon açıp maç hakkında öngörülerde bulunduğumuzda da kazanamıyoruz..

    O zaman kendiliğinden oluştu bizim totemimiz:

    Maç sonunda kazanmışak eğer, o gece ya da ertesi gün telefonlaşıp cilveleşiyoruz, uzuun uzun maç yorumları yapıyoruz..

    Ama sonrasında, oynanacak bir maç öncesi havasına bürünerek asla, hiçbir biçimde telefonlaşmıyor, maç hakkında konuşmuyoruz…

    Sonraki vakitlerde bu totemi, kendi adıma, daha bir besledim, büyüttüm, donattım..

    Bir maç öncesinde, forum arkadaşlarım dışında, kimseyle maç hakkında konuşmuyorum…
    Olumlu ya da olumsuz görüş bildirmiyorum…

    Beşiktaşlı olduğumu bildikleri için, büyük bir iyi niyetle, oynanacak maç konusunda iki kelam etmek ve hatta başarı dilemek için söze girenlerin laflarını boğuntuya getiriyor, bir pundunu yakalayıp yanlarından kaçıyorum…

    Maç izlemeye gittiğim gecelerde, “Nereye gidiyorsun?..” diye soran eşime uyduruk bir “işim var..” bahanesi sallıyor, maç olduğunu ondan bile saklıyorum…

    Benim garipliklerim bunlar..
    Çok da gatip değil gerçi ama…

    ?????

    1
  • Dediklerine katılıyorum…
    da..
    Sahanın beton gibi olacağı kanısında değilim Ziya hocam..

    Şimdi, yazını okuduğumda merak edip baktım:
    Kayseri’de, maç saatinde, saat 19.00’da hava sıcaklığı +4,
    Maç sonunda, saat 21.00’deyse +2 derece olacakmış..

    Yani zemin yani çim yapısı bozuk olabilir,
    Saha -beylik deyimle- patates tarlasına dönmüş olabilir..
    Ancak, en azından donmuş olmayacak,
    Beton gibi olmayacak..
    O bakımdan içimiz rahat(!) olsun..

    ?????

  • Nedense -ve nedensiz bir biçimde- aynı düşuncedeyim yoldaş..
    Oğuzhan’dan çok umutluyum..

    En azından sezonun şu ana kadar en iyi olan takımıyız biz..

    İşi sermez, maçı ciddiye alırsak,
    Koşar, yardımlaşır, mücadele eder ve futbol aklımızı sahaya koyarsak,

    Şans da yanımızda olursa elbet, sıyrılıp çıkarız bu virajdan..

    Umudum, beklentim bu yönde..

    ?????

    1
Viewing 10 comments - 3,221 through 3,230 (of 3,599 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.