Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

SverissonOffline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 3,451 through 3,460 (of 3,599 total)
  • Klasik bakışla,
    Bildik, bilindik sevap/günah anlayışıyla gelin de açıklayalım bunu…

    Okulu bırakma aşamasına gelmiş bir çocuk/ya da genç,

    Buna engel olan,
    öğrencisinin elinden tutan,
    güç veren,
    kol kanat geren bir öğretmen,

    O hocayı -gayretiyle- mahcup etmeyen, çabası ve elde ettiği neticeyle onurlandıran bir öğrenci…

    Ve bugün, kendinden yardım bekleyenlerin imdadına koşan dünyalar kadar yürekli bir Can, bir doktor…

    Sadece bu örnek bile, tek başına yeter, bazı şeyleri açıklamaya,
    gerçekten görmek isteyenlere…

    ?????

    O

    1
  • Sürekli bir biçimde geri besleme yapmaz isen eğer,
    her şey düzensizleşir,
    bozulur,
    cözülür,
    dağılır,
    Ölür…

    Doğanın temel yasası…

    O güzel günlerin kıymetini bilmezsen,
    Yenilemezsen,
    Tazelemezsen,

    Gece, günü yok eder,
    Siyah, beyazı karartır, kirletir,
    Kötülükler iyilikleri yener,
    Kötü para iyi parayı piyasadan siler…

    Sürekli geri besleme yapmaz isen…
    ….
    Çok yazık…
    ?????
    ?????

    4
  • Öncelikle hoş geldin üstadım…
    Sonrasında, ilk bakışta doğru gibi görünen şikayetinin gerçekle örtüşmediğini siteyi kullandikça göreceksin…(umarım)

    Girişteki gündem, hikaye, spor vb konu başlıklarıyla ilgil olmaksızın, yazdığın her yazı aynı sayfaya, giriş sayfasına düşüyor… (sanırım)

    Yani, sen bir hikaye de yazsan, gündemle ilgili bir yazı da göndersen, spor konulu bir haber de atsan foruma giren herkes, o yazdığını, ana sayfada görüyor… (galiba)

    “Bu ayrımın sebebi nedir o zaman?” diye sorarsan, “Benim ilgi alanım edebiyattır kardeşim” diyen kardeşimiz, ana sayfayı kaydıra kaydıra aramak yerine “kültür-sanat” başlığına tıklayarak FerMe’nin öykülerine ulaşabilecek… (kesin, net)

    Eski forumdan ayrık olarak burada, yazının içine girmeden yazıyı kimler okumuş, kimler beğenmiş, kimler oy vermiş göremiyorsun…
    Bir harf ya da sözcük hatası yaptıysan, kendi yazına yahut yorumuna sonradan girip düzeltemiyorsun….
    Veya öyle bir imkanın olup olmadığını dahi bilemiyorsun…(gibi)

    En başta “hoş geldin” dediysem zaten hoş geldin,
    Unutup da demediysem, olsun, yine de hoş geldin…
    ?????
    ?????

    1
  • Sevgili Edu,
    Çok sevdiğim, saydığım, değer verdiğim, kıymetli bulduğum Müfarakat hocamın söylediklerinin doğruluğu sabit ve baki kalmak kaydıyla söyleyeyim:

    Yazının icadı, batıcı yaklaşımla 5000 sene…

    (Batıcı yaklaşım dememin nedeni, son zamanlarda Asya’da bulunan bazı taşlar üzerindeki yazıların tarihinin m.ö. 4000’li yılları işaret ediyor olması..)

    Bu süre zarfında, İmparatorluk ahalisinin okur-yazarlık oranına bir bakarsak;
    Ardından, yapılan harf devrimiyle bu oranın “sıfıra vurması” sonrasındaki yıllardan başlayarak okuryazarlık oranındaki yükselişle kıyaslarsak Cumhuriyetin yapmış olduğu devrimin haklılığı, doğruluğu ortaya çıkmış olur…

    Öte yandan,
    1- Osmanlıcanın sözcük dağarcığı, kelimelerdeki anlam çeşitliliği, dil rengi gibi konularda çok zengin bir olduğu kesindir…
    Hemen küçücük bir örnek vereyim: İfrat da tefrit de günümüz Türkçesinde aynı anlama gelir, “aşırı olma” halini anlatır… Oysa aslında ifrat, fazlalık anlamındaki aşırılığı anlatır… Tefrit ise noksanlık anlamındaki aşırılığa karşı gelir…

    2- Harf devrimi sonrasında vatandaşların -kısa da olsa- bir süre boyunca okuryazarlık konusunda “dibe vurmuş” olması doğrudur, gerçektir…
    Aziz Nesin -ki bilirsin solcudur, sosyalisttir- hatıralarında söz eder bundan…
    Ne var ki, işin sevimli yanı, bu zorluğun yani okuma yazma konusundaki bu sıkıntının halkın genelini etkileme oranı çok düşüktür…
    Çünkü, zaten okuryazar sayısı son derece az olduğundan ülke nüfusunun çok ama çok küçük bir bölümü etkilenmiştir bundan…
    Zaten okuryazar olan küçük -ama, elbette elit ve rafine- bir kesim, yeni harflere uyum konusunda büyük bir sıkıntı çekmiş olmakla birlikte,
    Okumayı yazmayı hiç bilmeyen büyük bir kesimin yeni harflere uyumu son derece kolay olmuştur…
    Ve bu sayede ülkedeki okuryazarlık oranı dikey kalkış grafiği çizmiş/çizebilmiştir…

    3- Son olarak, yapılan devrim harf devriminden ibarettir… Osmanlıca orada durmaktadır… Yapılan değişiklik, Osmanlıca sözcüklerin latin harfleriyle ifade edilmesinden ibarettir…
    Osmanlıcanın rengini, zenginliğini, keyfini yaşamak, tadını çıkartmak isteyenler Cumhuriyetin ilk dönem yazarlarının eserlerini okuyarak bu zevki sürebilir…
    Ne var ki hayatın her yanında olduğu gibi bu iş de öyle işkembeden sallamakla olmaz…
    Büyük bir emek gerekir bu meselenin sanatsal yönünü anlayabilmek ve sonrasında keyfini çıkartabilmek için…

    Müfarakat hocam, eski dile vakıf bir şahsiyet olması hasebiyle, bu konuyla ilgili olarak ne hadar üzülse, hayıflansa, dövünse haklıdır…
    O’nun, Osmanlıca bir metni okurken duyduğu “şehevi hazzı” tahmin edebiliyorum ben…

    Geri kalan cahil güruh -okuyamamış cahile kurban olayım, sözüm fikrî cahilleredir- umurumda bile değil..

    Bırak Müfarakat hocamın ayakkabılarını bağlamayı, bağlarken izlemeye;
    Bırak eline su dökmeyi, ellerini yıkamasını izlemeye haddi olmayan zavallıların cahilce söylemleriyle, hezeyanlarıyla hiiç moralini bozma sen kardeşim…

    Doğru yolda olan sensin, sevgili Edu…
    Bütüüün eksiklerine, noksanlarına, tamamlanmamışlıklarına karşın bu dünyanın en saygın ülkelerinden biri olan bu ülkenin çok değerli bir kişisisin sen…
    Helal olsun sana/size…

    3
  • Cevabı ben vermeyeyim, Atiba versin sana Ziya….

    ……….
    “Takım ve ben iyi bir performans gösterdik. Özellikle ilk yarıda iyi olduğumuzu söyleyebilirim…
    İlk yarıda istediklerimizi daha çok yaptık…
    İkinci yarıda rakibe pozisyon verdik…
    “””Önde oynamayı erken bıraktık”””….
    “””Rakip bu sebeple pozisyon buldu”””…
    Netice olarak iyi oynadık ve herkese güzel bir birliktelik mesajı verdik…
    Fenerbahçe maçı öncesinde özgüvenimizi artıran bir sonuç oldu…
    Larin için mutluyum, takıma katkı sağlıyor…
    Onun iyi performansı hepimize özgüven veriyor…
    Galibiyetlere devam etmeliyiz….
    Sahada olduğum sürece elimden gelen her şeyi yapacağım….”
    ……….

    Atiba’nın sözleri bunlar…

    İlk yarıdaki büyük efor nedeniyle oyuncuların yorgunluğu,
    ikinci yarıdaki baskıyla birleşince takım geri çekildi…
    Taktik bir çekilme olsa, hoca hatalı derdik Ziya kardeşim…
    Sezon başından bu yana Sergen hoca “Ulan arkadaş n’ooluyo?..” durumundaydı, bence de…
    Katılıyorum sana…

    Ama bu maçta takım da iyiydi,
    Hoca da..
    ?????

Viewing 10 comments - 3,451 through 3,460 (of 3,599 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.