Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

SverissonOffline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 1,551 through 1,560 (of 3,599 total)
  • Her gün başka bir darbe geliyor yanımızdan, yöremizden Grande..
    Çok kötü,
    Çok moral bozucu..

    12 Eylül öncesini -zaman zaman- konuşuruz biz de arkadaşlarla..
    Yokluk günleriydi belki, bugünkü imkanlara göre..
    Ve üstelik, birbirine düşman edilmiş halk çocukları için kıyım günleriydi,
    Ama bütün bunlara rağmen (senin de söylediğin gibi) huzurlu günlerdi..

    “Hem kıyım, hem huzur nasıl oluyor birader?..” diye soran çıkar mutlaka, haklı olarak..

    Bugünlerle kıyaslandığında öyledi be kardeşim..
    Ne diyelim yani şimdi, inkar mı edelim?..
    😕😕😕😕

  • Oynatılmaması gerekir,
    Ama oynatılacaktır, ne yazık ki Ziya Hocam..

    Peki ne diye?
    Tam da senin en baştaki o son derece doğru olan tespitin sebebiyle..
    😕😕😕😕😕
    🤐🤐🤐🤐🤐

  • Yedi Düvel gelse tek bir satırına dokundurtmam yazmış olduğun bu yazının hocam..
    Ama sen, tutup da, “Seç bakayım bunca cümlenin içinden tek bir tanesini..” desen, şunu seçerdim:

    “Yeryüzünde insandan başka hiçbir canlı depremden etkilenmiyor,
    depremden korkmuyor,
    depremi felaket olarak görmüyor..”

    Okur okumaz o cümleyi, bir güvenlik kamerasının tam da deprem anında yakalamış olduğu bir görüntü geldi çünkü aklıma..
    4-5 tane İNEK, gece görüşlü kameranın açısında yatmış, uyuyorlardı o videoda..
    Sarsıntı başladığında önce bir kafalarını kaldırdılar,
    Sonra işin içinde bir gariplik olduğunun ayırtına varıp, durumun ciddiyetini kavrayıp ayakları üzerinde doğruldular.. Belki endişeyle ama neticesinde korkmadan, kaçmadan, ööylece, oldukları yerde beklediler depremin geçmesini..

    Çünkü yağmurun yağması, rüzgarın esmesi gibi sıradan bir doğa olayıydı deprem, onlar için..

    Şimdi, hasseten rica ederim,
    O mahalde can vermiş yurttaşlarımı, kardeşlerimi ineklerden de vasıfsız olarak nitelemekte olduğum anlaşılmasın, lütfen..
    O inekler gibi açıklık bir alandayken yakalanmış olsak bizler de, depreme,
    Elbette biz de durup, geçmesini bekleriz..
    Sarsıntı anında kaçışmamızın, kendimizi açıklık alanlara atmaya çabalamamızın nedeni içinde bulunduğumuz yapılara güvenmememizdir bizim..

    Peki neden güvenmiyoruz, bizi her türlü dış etkenden korumak amacıyla inşa edilmiş olan evlerimize?
    Koruyamayacağını biliyoruz da ondan..

    Bizim sorunumuz yaptığımız işin neticesinde ortaya çıkacak sorunların ciddiyetini öngörememek,
    Meselenin varabileceği noktaları kavrayamamak,
    Yani Cahillik..
    “O kadar da olmaz yahu!…”culuk..

    Hukukta buna şöyle bir örnek gösterilir:
    Kalabalık bir pazar yerinde 120 km ile aracını sürerken karşına çıkacak insanlara çarpman halinde vurduğunu devireceğini, devirdiğinin fena halde yaralanacağını hatta ölebileceğini öngörürsün, bilirsin…
    Ve lakin böyle bir sonucu arzulamazsın..
    (Çünkü arzulamaktaysan şayet ya doğrudan katilsindir ya da ruh hastası..)

    Ne var ki, böyle bir sonucu arzulamamış olman, netice hakkında hiçbir fikrinin olmadığını göstermez..

    Oralarda, o kentlerde kendine bir ev, bir yuva inşa etmek ve bu evi olabildiği ölçüde kesesine uygun bir maliyetle tamamlamaktan öte bir niyeti, bir amacı olmayan (cahil ve öngörüsüz) sıradan şahıslar,
    “iyi niyetli” müteahhitler
    yahut düpedüz halkın kanını emen vampir yapsatçılar kadar
    ve hatta onlardan kat kat fazla sorumluluğu ve günahı vardır, görevleri olduğu halde o imalatları izleyip yanlış yapılmakta veya yapılacak olanlara henüz o hatalı imalat yapılmadan önce engel olması gerekirken müdahale etmemiş olan yetkililerin..

    En büyük düşmanı “Kör Cehalettir”, bu ülkenin..

    2
Viewing 10 comments - 1,551 through 1,560 (of 3,599 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.