Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Gece vakti gözlerinizi daha iyi yormayan karanlık moda geçin.

Gündüz gözleriniz için daha nazik olan ışık moduna geçin.

Profil fotoğrafı

SverissonOffline

0 out of 5
0 Ratings
Viewing 10 comments - 2,741 through 2,750 (of 3,599 total)
  • Güldüm,
    Duygulandım,
    Şaşırdım,
    Hayret ettim,
    İçim doldu
    Ve çok sevindim..
    Üstüne üstlük, sendeki yazma potansiyelini gördüğümde de gözlerim kamaştı..

    Farkında mısın, bilmem..
    Ama, ciddi ciddi uzun hikayeler, anılar, gezi notları yazacak bir potansiyel var sende..
    Dolduruşa getirme filan gibi bir derdim yok, inan bana.
    Çok ciddiyim..

    Gerçi şu anda vakit çok geç..
    Sabahı karşılamak üzereyiz..
    Seninle benim gibi bir başka gece kuşu bulmak pek mümkün değildir bu saatte forumda..
    Ama bak, yarın olsun hele bir, göreceksin şu güzel anıyı okuyanların tepkilerini..

    Hele hele bizim @ferme filan, kıskançlığından deliye döner, inan..
    Ki @ferme, ciddi ciddi sağlam bir yazardır, biliyorsun..

    Valla, doğruyu söylemek gerekirse ben hiçbir şey yapmadım..
    İşi bana bağlamaya kalkma boş yere..
    Sadece beğendiğim bir tweeti paylaşmıştım ben sizinle..
    Sen, zaten hazırmışsın yazmaya da..
    ..beni bahane ediyorsun arkadaş..

    Masumiyet ve katıksız sevgiyle dolu aile hikayeni büyük bir saygıyla okuduğumu,
    Yazma konusundaki ustalığına da hayran kaldığımı bilmeni isterim @bodo..

    Sevgilerimle..
    ?????????

    7
  • İşin beter yanı, sevgili doktorum,
    Öyle melanet bir şey ki bu “eksi butonu”..
    “Ulen tüh!.. N’eettim ben?.. Dur bari, geriye alayım!..” diye yanılıp, bir kez daha bastığında,
    Bir eksi daha atıyor, mel’un şey..

    Tööbe töbee..
    Cık, Cık, Cık, Cık..
    ?????
    ?????

    @dr-can

  • Haberi duyduğumda şu tweeti atmıştım hocam..

    “Hareket bir sonuca ulaşır mı?
    Meçhul..

    Ancak, bir biçimde bu akıma kapılan (birileri) olur
    Ve nihayetinde bir kazanç oluşur..

    İşin önem derecesinin bir kıymeti yok..

    Ancak niyet, 100 yıllık bir anlayışın devamı..

    Beşiktaş’tan (dışlayarak) kurtulmak istiyorlar..”” demiştim..

    Çünkü bu ilk değil..
    BJK’nin tarihçesinden, Şeref Bey maddesinden aktarıyorum:

    “Galatasaray ve Fenerbahçe’nin de aralarında bulunduğu Cuma liginin organizasyonunu gerçekleştiren takımlar, Şeref Bey’in ısrarlı başvurularına rağmen, Beşiktaş’ın bu ligde mücadelesine engel olurlar…

    Şeref Bey bu duruma çok içerler, ancak yine pes etmez…

    Cuma ligine alınmayan Hilal, Üsküdar, Vefa, Türkgücü, Beylerbeyi ve diğer kulüpleri bir araya toplayarak ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ adında 12 takımın mücadele edeceği yepyeni bir lig düzenler…

    Daha sonra İstiklal savaşında şehit düşecek ünlü Arap Nuri’nin orta sahada oyun kurucu olarak görev aldığı Beşiktaş futbol takımı, İzzettin, Akif, Kamil, Resul, Haki, Kemal, Cavit, İbrahim, Rüştü gibi oyuncularla ligde mücadele edecektir…

    Şeref beyin adeta yeni baştan yarattığı Beşiktaş futbol takımı 1919 ve 1920 senelerinde peş peşe ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ ligini şampiyon olarak tamamlar…

    1920-21 sezonunda katıldığı Pazar ligini ikinci olarak tamamlarken, 1921-22 sezonu Pazar liginde şampiyon olur…

    İmparatorluğun başkenti İstanbul’ da gerek azınlıklar, gerek Türkler arasında futbola ilginin günden güne artması, futbol takımlarının sayısının çoğalmasıyla birlikte birkaç ligin birden düzenlenir olması, bir futbol federasyonu teşkilatının bir an önce kurulmasını gerekli kılar…

    Galatasaray kulübü kurucularından Ali Sami Bey’in girişimleriyle 27 Kasım 1921 günü İstanbul’da toplanan 14 futbol kulübünün temsilcileri ‘’Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’’nın kuruluş görüşmelerini başlatırlar…

    Ama ne acıdır ki küçük hesaplar peşinde olan birkaç kişi, Pazar liginin şampiyon iki ekibi Beşiktaş ve İttihatspor’u bu teşkilatın kuruluş çalışmaları dışında bırakmaya kalkışırlar…

    Şeref bey, bu oldu bitti girişimi karşısında da yılmadan mücadele verir ve sonunda amacına ulaşır…

    1923 yılı Şubat ayında aradaki ihtilaflar giderilir, Şeref Bey’in liderliğinde kurulan ‘’İstanbul Türk İdman Birliği’’ne dahil Beşiktaş ve diğer 11 kulüp Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakına dahil olurlar…

    CUMHURİYET VE İLK ŞAMPİYON

    Türkiye Futbol Teşkilatı, veya şimdiki adıyla Türkiye Futbol Federasyonu, başkomutan Mustafa Kemal Paşa’nın direktifleriyle, Cumhuriyet’in ilanından aylar önce, Nisan 1923’ de kurulur…

    Vakit geçirmeksizin Milletlerarası Futbol Teşkilatı FİFA’ya üyelik için başvurulur ve birkaç ay içerisinde üyelik başvurusu kabul edilir…

    Teşkilatın FİFA’ya başvurusu bizzat Mustafa Kemal tarafından istenir ve takip edilir…

    Bunun nedenini de, bu başvurunun milletler arası arenada kabul edilip edilmediğinin sınanarak, birkaç ay sonra ilan edilecek Cumhuriyet Devleti’nin de dünya ulusları tarafından kabul görüp görmeyeceğinin zemininin yoklanması olarak açıklayabiliriz…

    Futbol Teşkilatı’nın kurulmasıyla İstanbul Cuma Ligi, İstanbul Pazar Ligi, İstanbul Şampiyonluğu Ligi ve İstanbul Türk İdman Birliği Ligi gibi, aynı yıl içinde 4 İstanbul Şampiyonunun çıktığı ligler bir araya getirilir…

    Bundan böyle tek bir lig, iki ayrı kümede, birinci lig ve ikinci lig olarak oynanacaktır…

    Ancak Beşiktaş kulübünün Türk Sporundaki ihtişamlı yükselişinden rahatsız olan bazı kişiler, Beşiktaş’ı İstanbul Birinci Ligi’nden dışlamak ve Beşiktaş futbol takımının ikinci kümede yer alması için yoğun kulis faaliyetine girişirler…

    Şeref bey Beşiktaşlılık adına dik duruşunu burada da sergiler. Ani bir kararla futbol takımını ligden çeker…

    Beşiktaş aleyhine kulis faaliyetlerine girişenlerin de yaptıkları yanlarına kar kalmaz…

    Beşiktaş’ın katılmadığı lig türlü anlaşmazlıklar neticesinde tamamlanamaz…

    Verdiği tutarsız kararlarla bu karışıklığa neden olan Futbol Teşkilatı üyeleri görevlerini bırakmak zorunda kalırlar…

    Yeni Futbol Teşkilatı,1924 yaz aylarına girilirken İstanbul şampiyonunun belirleneceği yeni bir lig düzenlemek zorunda kalır. Yeni lige bu kez Beşiktaş da davet edilmiştir…

    Beşiktaş futbol takımı, aralarında Fenerbahçe’nin de bulunduğu rakiplerini bir bir yenerek finale çıkar…

    22 Ağustos 1924 Cuma günü hakem Necmi Bey idaresinde oynanan final maçı, aynı zamanda yıllar boyu sürecek Beşiktaş-Galatasaray ezeli rekabetinin de ilk maçıdır…

    Refik Osman Top ve Edip beylerin attıkları gollerle Galatasaray’ı 2-0 mağlup eden siyah beyazlı futbolcular, böylece Türkiye Cumhuriyetinin resmi ilk İstanbul şampiyonu olarak spor tarihine adlarını yazdırırlar…

    ??????????
    @serdar-bjk

    22
  • Mutluluktan gözlerim yaşararak okudum @bodo..
    Sana bütün o doktorları, en iyi kardiyologları, enfeksiyon uzmanlarını gönderenin kimliğini, yazmakta olduğum bir öyküyle söyleyeceğim sana..

    Ama bir sorun var: Sağa sola koşturan bir abinim(yaş28)..
    Yeterince zaman bulduğumda tamamlayacağım hikayemi ve koyacağım Foruma..

    Ve sen de ancak o vakit okuyacaksın, mecburen..
    Seçım şansın sıfır yani BODO..
    Mecbursun, bekleyeceksin..

    Sol elinle yazma meselesine gelirsek..
    Sağ elini kullanan insanların sol ellerini kullanmaları beynin kendini yenilemesi/geliştirmesi açısından müthiş faydalı bir uğraşmış(çooook ciddiyim)..
    O nedenle, daha çok yaz Foruma, hep yaz..
    Hep de sol elinle yaz..
    Biz sıkılmayız hiç korkma, merak etme..
    Sen, sadece yaz..

    Günlük tutar gibi yaz..
    Baş takipçin ben olacağım..

    Son not: Sana, bütün o uzmanları gönderen güç, sadece tek bir şampiyonluk görmenin derdinde değildir..
    Daha nice şampiyonluklar göreceksin sen, hiç kuşkun olmasın..

    Len arkadaş, risk yüzdesi tavan yapmış bir adamsın..
    Covid’in -hele bir de- delta varyantını geçirip yırtıyorsun..
    Sonra da bana burada nağme yapıyorsun, “Şampiyonluk görmeden…” filan diye..
    Sen çoktaaan atlatmışsın bu sıkıntıyı, haberin yok..

    İki yanacığından öpüyorum @bodo..
    Sevgilerimle..

    (sık sık ve de uzun uzun yazmazsan hakkımı helal etmem, bilmiş ol..)

    ???????????????????

    4
  • Aman be @deliziya
    Bunu da bir doğum günü hediyesi olarak kabul etsen n’oolur yani?
    Ölür müsün?..
    Anadolu’da,
    “An beni bir kozla(cevix)
    O da çürük çıksın..” derler..
    Bunu da o misal say yani, n’oolmuş?…
    Cık, cık, cık, cık..
    ?????

    1
Viewing 10 comments - 2,741 through 2,750 (of 3,599 total)

Media

Başa dönüş

Koleksiyona ekle

Koleksiyon Yok

Burada daha önce oluşturduğunuz tüm koleksiyonları bulacaksınız.