Yanlış anımsamıyorsam, Gordon’la aldığımız 3. şampiyonluğun ardından, dördüncüye doğru gittiğimiz sezonun devre arasında gs, devre arası kampına, şu anda isimlerini anımsayamadığım 2 eski hakemi davet etmişti..
Amaçları, oyun kurallarını, rakibin oyununu bozacak bir biçimde kullanarak üstünlük sağlamaya çalışmak konusunda oyuncularını eğitmekti..
Bildiğimiz bu -ve belki bilmediğimiz başka- eğitimlerin neticesini, takip eden yıllarda şampiyonluk sayısını arttırarak aldı gs..
Muhammet Ali, en azından şu ana kadar, boksun gelmiş geçmiş en büyük sporcusuydu
Ve maçlarında, gerektiği taktirde, zor duruma düştüğü/bunaldığı zamanlarda rakibini sarılarak durdurur, Böylece, boks sporunun kurallarını kullanarak kendisine dinlenme, nefes alma fırsatı yaratırken rakibinin ritmini bozarak üstünlük sağlamaya çalışırdı..
Adam ayartma, şike vb maymunluklar bizim bünyeye ters şeyler.. Hem yapamayız, Hem yapmaya kalkışsak yüzümüze gözümüze bulaştırırız, Hem başarmış olsak dahi camia kabul etmez, mazallah kulübü yakar(ız), Hem de zaten hiç böyle zıpırlıklara hiç bulaşmamamız lazımdır..
Ne var ki oyunun kurallarını kullanmamak da ahmaklık olur.. Yani top saha dışına kaçmışsa taç, aut ya da korner atmamak olmaz.. Rakibi ve hakemi -kurallar çerçevesinde- baskı altında tutmak da bu işin gereklerinden biriyse, yapılabilir ve hatta yapılmalıdır..
Hele de bu işlerin ustası olmuş rezil bir camiaya karşı mücadele ediyorken..
Yalnız, bu işte aklıma yatmayan garip bir hal var..
Bu adamlar her hafta maç yapıyor. Ligin tamamında kendileri hariç 17 (bu yıla özel 20) takımla, toplamda 34 karşılaşma oynuyor,
Bu 34 maçın neredeyse tamamında akıl almaz rezilliklere başvuruyor, Ve kimse bunlara “gerektiği ölçüde” tepki göstermiyor..
Tepkiler, o da her zaman değil bazı zamanlarda, üç beş mızıldanma, Bir iki “karından konuşmanın” ötesine geçmiyor..
Bu cılız ağlamalar da zaten bu heriflerin görsel ve yazılı basında köşe başlarını tutmuş kalemşörleri tarafından gargaraya getiriliyor, Ve nihayetinde -haşa meclisten- “davulcu osturuğu gibi” güme gidiyor..
Bu işin içinde bir iş yok mu yani?..
The Walking Dead’deki gibi, Nihayetinde elinde bir beyzbol sopasından başka hiçbir gücü olmayan birinin (Negan), Yaratmış olduğu algı dünyasını kullanarak ellerinde envai çeşit silah olan, hepsi de ipten kazıktan kurtulmuş bir sürü adama tahakküm kurması gibi..
Bu oyuna yüzlerce milyon dolarlık yatırım yapacaksın, Ve sonrasında üç beş zibidinin çakallıklarına karşı bir şey yapamayıp bayrak çekecek, teslim olacaksın..
Garip.. Olmaz böyle bir şey..
Bu işin içinde başka bir iş var Ya da olmalı..
(yazdığın o güzel yazıyı berbat etmemişimdir umarım sevgili Zeus) ?????
4
Ortak, Öyle “iyiyiz” demekle oluyor mu yani?… Öldürdün bizi meraktan… Nerelerdeydin?… ?????
(Hoş geldin) ?????
?????
Ya, bi git Allah aşkına… Öldürecen mi sen beni?… ?????
(beklentini çok yüksek tutmazsan keyifle izleyebilirsin yoldaş… Aralarda kulağına hoş gelecek tanıdık söylemler filan da duyacaksın..? İzle bence.. Az pişmiş olabilir belki, o da meşrebine göre elbette, Ama çiğ olmadığı kesin..) ?????
1
@ Niye habire çiğ tavuk yiyorum ben?… ?????
1
Hadd-di canım, Yuh artık… ?????
Arkadaş, memleket memleket değil, direklerarası… Her dakkası da orta oyunu… ?????
1
?????
An itibariyle Lens, evet, umutsuz vaka görünümünde olmakla birlikte, Bu kadar sıkışık Ve neredeyse yeni başlamış sayılabilecek bir sezonda Vida da Hasic de Ve hele Boyd da yeri gelecek, çok gerekli, çok yararlı olacaktır, görürüz… Tek handikap “yabancı sınırlaması”… Ki, o kuralın bile -olağanüstü şartlar nedeniyle- esnetilmesi söz konusu olabilir..
?????
1
Süpersin Zeus. Çok iyi… ???
1
Ben de Behzat’tayım Paskal.. ? Fırsat buldukça, ağır ağır, hiiç koşturmadan izliyorum.. Accayip gidiyor.. Tam bizlik..? Yani, bizim teşkilat olsa olsa böyle olur.. Üç-beş zayıflık hariç karakterler, ilişkiler, diyaloglar, sahici.. Adlı adınca savrulan galiz küfürler pek keyifli…?
Arada “yook artık” denecek olaylar olmuyor mu? Eyvallah.. Ama, bütüne baktın mı sağlam bir dizi..?
Zamanında izlemediğim çok iyi olmuş, Şimdi bööyle, arka arkaya, toptan.. Oh!.. ???
1
Viewing 10 comments - 3,421 through 3,430 (of 3,599 total)
Yanlış anımsamıyorsam,
Gordon’la aldığımız 3. şampiyonluğun ardından, dördüncüye doğru gittiğimiz sezonun devre arasında gs, devre arası kampına, şu anda isimlerini anımsayamadığım 2 eski hakemi davet etmişti..
Amaçları, oyun kurallarını, rakibin oyununu bozacak bir biçimde kullanarak üstünlük sağlamaya çalışmak konusunda oyuncularını eğitmekti..
Bildiğimiz bu -ve belki bilmediğimiz başka- eğitimlerin neticesini, takip eden yıllarda şampiyonluk sayısını arttırarak aldı gs..
Muhammet Ali, en azından şu ana kadar, boksun gelmiş geçmiş en büyük sporcusuydu
Ve maçlarında, gerektiği taktirde, zor duruma düştüğü/bunaldığı zamanlarda rakibini sarılarak durdurur,
Böylece, boks sporunun kurallarını kullanarak kendisine dinlenme, nefes alma fırsatı yaratırken rakibinin ritmini bozarak üstünlük sağlamaya çalışırdı..
Adam ayartma, şike vb maymunluklar bizim bünyeye ters şeyler..
Hem yapamayız,
Hem yapmaya kalkışsak yüzümüze gözümüze bulaştırırız,
Hem başarmış olsak dahi camia kabul etmez, mazallah kulübü yakar(ız),
Hem de zaten hiç böyle zıpırlıklara hiç bulaşmamamız lazımdır..
Ne var ki oyunun kurallarını kullanmamak da ahmaklık olur..
Yani top saha dışına kaçmışsa taç, aut ya da korner atmamak olmaz..
Rakibi ve hakemi -kurallar çerçevesinde- baskı altında tutmak da bu işin gereklerinden biriyse, yapılabilir ve hatta yapılmalıdır..
Hele de bu işlerin ustası olmuş rezil bir camiaya karşı mücadele ediyorken..
Yalnız, bu işte aklıma yatmayan garip bir hal var..
Bu adamlar her hafta maç yapıyor.
Ligin tamamında kendileri hariç 17 (bu yıla özel 20) takımla, toplamda 34 karşılaşma oynuyor,
Bu 34 maçın neredeyse tamamında akıl almaz rezilliklere başvuruyor,
Ve kimse bunlara “gerektiği ölçüde” tepki göstermiyor..
Tepkiler, o da her zaman değil bazı zamanlarda, üç beş mızıldanma,
Bir iki “karından konuşmanın” ötesine geçmiyor..
Bu cılız ağlamalar da zaten bu heriflerin görsel ve yazılı basında köşe başlarını tutmuş kalemşörleri tarafından gargaraya getiriliyor,
Ve nihayetinde -haşa meclisten- “davulcu osturuğu gibi” güme gidiyor..
Bu işin içinde bir iş yok mu yani?..
The Walking Dead’deki gibi,
Nihayetinde elinde bir beyzbol sopasından başka hiçbir gücü olmayan birinin (Negan),
Yaratmış olduğu algı dünyasını kullanarak ellerinde envai çeşit silah olan, hepsi de ipten kazıktan kurtulmuş bir sürü adama tahakküm kurması gibi..
Bu oyuna yüzlerce milyon dolarlık yatırım yapacaksın,
Ve sonrasında üç beş zibidinin çakallıklarına karşı bir şey yapamayıp bayrak çekecek, teslim olacaksın..
Garip..
Olmaz böyle bir şey..
Bu işin içinde başka bir iş var
Ya da olmalı..
(yazdığın o güzel yazıyı berbat etmemişimdir umarım sevgili Zeus)
?????
Ortak,
Öyle “iyiyiz” demekle oluyor mu yani?…
Öldürdün bizi meraktan…
Nerelerdeydin?…
?????
(Hoş geldin)
?????
?????
Ya, bi git Allah aşkına…
Öldürecen mi sen beni?…
?????
(beklentini çok yüksek tutmazsan keyifle izleyebilirsin yoldaş…
Aralarda kulağına hoş gelecek tanıdık söylemler filan da duyacaksın..?
İzle bence..
Az pişmiş olabilir belki, o da meşrebine göre elbette,
Ama çiğ olmadığı kesin..)
?????
@ Niye habire çiğ tavuk yiyorum ben?…
?????
Hadd-di canım,
Yuh artık… ?????
Arkadaş, memleket memleket değil, direklerarası…
Her dakkası da orta oyunu…
?????
?????
An itibariyle Lens, evet, umutsuz vaka görünümünde olmakla birlikte,
Bu kadar sıkışık
Ve neredeyse yeni başlamış sayılabilecek bir sezonda Vida da
Hasic de
Ve hele Boyd da yeri gelecek, çok gerekli, çok yararlı olacaktır, görürüz…
Tek handikap “yabancı sınırlaması”…
Ki, o kuralın bile -olağanüstü şartlar nedeniyle- esnetilmesi söz konusu olabilir..
?????
Süpersin Zeus. Çok iyi…
???
Ben de Behzat’tayım Paskal.. ?
Fırsat buldukça, ağır ağır, hiiç koşturmadan izliyorum..
Accayip gidiyor..
Tam bizlik..?
Yani, bizim teşkilat olsa olsa böyle olur..
Üç-beş zayıflık hariç karakterler, ilişkiler, diyaloglar, sahici..
Adlı adınca savrulan galiz küfürler pek keyifli…?
Arada “yook artık” denecek olaylar olmuyor mu? Eyvallah..
Ama, bütüne baktın mı sağlam bir dizi..?
Zamanında izlemediğim çok iyi olmuş,
Şimdi bööyle, arka arkaya, toptan..
Oh!..
???